Bugüne kadar sayısız “düşmanlık ve hain”liklere yataklık yaptığı bilindiği halde…
* Uçsuz bucaksız bir ‘günah galerisi’ni bünyesinde barındırmasına rağmen, topraklarımız üzerinde bir ‘ur’ ve ‘çıbanbaşı’ gibi konumlanan ABD İncirlik Üssü neden kapatılmıyor, neden kapatılamıyor?
* 15 Temmuz hain darbe girişiminde İncirlik Üssü’nün ‘darbe merkezlerinden biri olduğu’ bilinmesine karşılık ABD İncirlik Üssü neden kapatılmıyor, neden kapatılamıyor?
* Milyonlarca Müslüman’ın katledildiği, yüz binlerce kadının tecavüze uğradığı, çocukların yetim ve öksüz bırakıldığı Irak’ın işgalinde, bilmem kaç sortinin bu üsten kalkan ABD-Koalisyon savaş uçaklarınca yapıldığı açıklandığı halde İncirlik Üssü neden kapatılmıyor, neden kapatılamıyor?
***
‘Neden kapatılamıyor?’ sorusunu bir bakıma es geçiyorum, zira, bu ülkede bir talimatla topraklarımız üzerindeki tüm ABD üslerinin kapısına kilit vuruldu!
Bu ülkede bir talimatla topraklarımız üzerindeki tüm Amerikan üslerinde göndere Türk bayrağı çekildi.
Adana’da bulunan ABD İncirlik Üssü de dahil…
(Oğuzhan Asiltürk incirlik üssü fotosu aşağıdaki yazıda…)
İŞTE BÖYLE KAPATILDI ABD İNCİRLİK ÜSSÜ!
Peki, bu topraklarda Amerikan İncirlik Üssü dahil ABD üsleri nasıl kapatıldı?
* 1975 yılının ikinci yarısı... İktidarda MC (Milliyetçi Cephe) Hükümeti var... Millî Görüş partilerinden Millî Selamet Partisi (MSP) hükümet ortağı, Erbakan Hoca da başbakan yardımcısı... Bakanlar Kurulu’nda Türkiye’deki Amerikan üslerinin kapatılması kararı alınıyor.
* 27 Temmuz 1975 tarihli Milliyet gazetesinin manşeti şöyle; “ABD bayrağı indi, Türk bayrağı çekildi.”
* Bu manşetin hemen altında, dönemin içişleri bakanı, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı merhum Oğuzhan Asiltürk’ün değerlendirilmesine yer veriliyor. Şunları söylüyor, Oğuzhan Bey;
* “Bu geçici bir statü değildir. Bu, bir karardır. Amerika ile görüşmeler yapılabilir ama Bakanlar Kurulu’nun bu kararı tereddütsüz uygulanacaktır.”
* “Genelkurmay, Türkiye’nin savunması bakımından ihtiyaç duyduğu kısımları çalıştırır. İhtiyaç duymadığını çalıştırmaz. İhtiyaç duyduğu Amerikalı uzmanları çalıştırır, ihtiyaç duymadığını çalıştırmaz.”
* “Türkiye’de ikili anlaşmalarla faaliyet gösteren 5 üs Türk denetimine ve kumandasına alınmıştır.”
* “Türkiye ile Amerika arasındaki yanlış anlaşılmış İncirlik Üssü de bu karara dâhildir. Sadece bu üssün NATO ile ilgili faaliyeti yürüyecektir. Diğer faaliyetleri hükümet kararı içindedir.”
* “İkili anlaşma geçerliliğini kaybetmiştir. Önemli olan budur. Türk hükümetinin kararı üç-beş Amerikan görevlisinin durumu için alınmamıştır. İşe bu açıdan bakmak, kararı küçültür.”
* “Genelkurmay’ın uygulaması sırasında Türkiye’nin menfaati bakımından faaliyeti gerekli görülen cihazlar ve bölümler için bazı Amerikalı personele ihtiyaç duyulabilir. Ama bunlar biz gideceğiz derlerse sen gitme denilemez...”
***
Demek ki Amerikan üsleri de dokunulmaz değilmiş…
Demek ki Amerikan üsleri de kapatılabiliyormuş…
GAZZE SOYKIRIMI 346. GÜNÜNDE!
* Siyonist işgalciler tarafından Gazze soykırımı 346 gündür devam ediyor.
* İsrail işgal güçleri, Gazze Şeridi'nde soykırım suçu işlemeye 346 günden beri kesintisiz bir şekilde devam ediyor.
* Yoğun hava saldırıları ve topçu bombardımanları ile sivil halk katliamlara maruz kalıyor.
* Kuşatma nedeniyle ortaya çıkan insani kriz ve nüfusun %95'inden fazlasının yerinden edilmesi durumu daha da kötüleştiriyor.
“İSRAİL DİYE BİR DEVLET YOK, İSRAİL DEVLET DEĞİL BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR!”
Filistin ve Gazze ile ilgili yazdığı kitaplarla tanınan yazar Nurettin Taşkesen...
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Erzincan Şubesi’nde bir konferans verdi. Önemli cümleler sarf etti. Okuyalım;
* “75 yıl önce 14 Mayıs 1948 tarihinde Theodor Herzl kürsüye çıkarak İsrail devletinin kurulduğunu açıklamış, bunun üzerine Arap orduları Filistin’e girmişlerdi. 15 Mayıs 1948’de Nekbe “Büyük Felaket” olarak değerlendiren hareket ile toplam 900 bin kişiye ulaşan Filistin nüfusunun 750 bini kendi topraklarından sürüldüler.”
* “Bu sürgün sırasında binlerce Filistinli öldürüldü, açlık, susuzluk ve hastalıklarla karşı karşıya kaldılar. 6 Ekim 1973'te Yom Kippur savaşı ile Mısır orduları İsrail’e girmiş, savunma hatlarını aşarak İsrail’i zora sokmuştu. Bugün olduğu gibi o gün de ABD orduları İsrail’in yanında yer almış ve Mısır’ın akınlarını tersine çevirmişti.”
* “25 Şubat 1997 tarihinde İsrail, El Halil’de bir katliam gerçekleştirmişti. Barush Goldstein isimli bir Siyonist, camiye saldırarak sabah namazını kılan Müslümanlardan 50 kişiyi şehit etmişti. Bunun üzerine cami uzun süre kapatılmış, açıldığı zaman ise Müslümanlar caminin üçte ikisinin sinagog olarak düzenlendiğine şahit olmuşlardı.”
* “İsrail, bir terör örgütüdür. İslam ülkeleri İsrail’i terör örgütleri listesinin başına koymalı ve mücadele etmeye başlamalıdır. İsrail’in bir devlet olabilmesi için öncelikle ülke sınırlarının belli olması gerekir. Bugün İsrail’in sınırları belli değildir. Bir anayasası olmalıdır. Bugün hâlâ İsrail’e ait bir anayasa yoktur. Uluslararası anlaşmalara imza koyması ve uyması gerekmektedir. Bugün İsrail başta Birleşmiş Milletler olmak üzere hiçbir karara uymamış ve bir terör örgütü olduğunu bizatihi kendisi ispat etmiştir. Oysa İsrail’e karşı mücadele eden HAMAS bir Kuvay-ı Milliye hareketidir. Toprakları işgal edilen ve başkenti Kudüs olan bir Filistin’in mücadelesini vermektedir.”
“İSRAİL DİYE BİR ÜLKE YOK, FİLİSTİN’E AİT TOPRAKLAR VAR!”
Nurettin Taşkesen devam ediyor;
* “Bugün Mescid-i Aksa üzerinde de aynı oyunlar oynanmak isteniyor. Aksa’nın bir bölümünü sinagog olarak düzenlemek istiyorlar. Bunun için de her çeşit bahaneyi üretip sahneye koyuyorlar. 2006’da ilk saldırı, 2008’de Dökme Kurşun, 2012’de Bulut Sütunu, 2014’te Koruyucu Hat, 2022 ve 2023 yıllarında İsrail saldırılarının devam etmesi sebebiyle Aksa Tufanı operasyonu ile zulümlere karşılık verilmek istenmiştir. 7 Ekim’den bu yana yapılan zulümle İsrail terör örgütü 41 binden fazla çocuk kadın, yaşlı ve sivilin şehit olmasına sebep olmuştur.”
* “Filistinlilerin topraklarını sattıkları iddiaları asılsızdır. İsrail gaspla, katliamlarla Filistinlilerin topraklarını, arazilerini ele geçirmektedir. 19. yüzyılda bazı Hıristiyanların sattığı topraklar yüzde 0,67’dir. Yani yüzde bir bile değildir.”
* “Haçlı ittifakı ile birlikte hareket eden İsrail, zihinleri de işgal etti. Ağlama değil, Burak duvarı, yerleşimci değil, işgalci. Güvenlik değil, utanç duvarı. İsrail polisi yok, işgalci ve silahlı çeteler var. Kudüs’ün doğusu ve batısı yok, topyekûn tek Kudüs var. Tutuklama yoktur, esir almak var. İsrail diye bir ülke yok, Filistin’e ait topraklar var. Haçlı ve Siyonist ittifak bizlere bu terimleri öğreterek kendisini meşrulaştırmaya çalışıyor.”
***
Bir hayli öğretici ve hafızaları tazeleyen satırlar…