Vah CHP vah!

Ya da CHP’ye vah vah!

Vah vahlarımız boşuna değil!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin

diyor ki:

“Atatürk’ten sonra CHP’nin en güçlü

genel başkanı Kılıçdaroğlu’dur!”

Böylesine bir açıklamanın ardından gelin

de “Vah CHP vah” demeyin!

CHP’nin içine düştüğü ya da düşürüldüğü

duruma “vah vah” diye üzülmemek elde mi

Atatürk’ten sonra en güçlü Genel Başkan

Kılıçdaroğlu olduğuna göre İsmet İnönü’nün bu partide esamesi okunmuyor demek

ki!

Bülent Ecevit’i kimse hatırlamıyor demek

ki!

Deniz Baykal ve Altan Öymen gibi

isimlerde hiç kaale alınmıyor demek ki!

Böyle bir durumda denecek tek laf

vardır:

Vah CHP vah!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin

sadece bu açıklama ile yetinmemiş başka şeyler de söylemiş!

Mesela, “CHP’yi bölmeye kimsenin gücü yetmez”

buyurmuş!

Dışarıdan kimsenin CHP’yi bölmeye

çalıştığına ihtimal vermiyoruz!

Zaten böyle bir gayrete gerek de yok!

Biliyoruz ki vakti zamanı gelince CHP

kendi kendine bölünür!

Ve bölünme CHP’de alışkanlık haline

gelmiştir!

CHP tarihine bakın!

Belli bir zaman aralığı geçtiğinde

CHP’de hep bölünme sancılarının başladığını göreceksiniz!

Hiçbir bölünme CHP’deki bölünme

alışkanlığını kesememiştir!

Aksine her bölünme CHP’deki bölünme

arzusu ve şevkini daha bir kamçılamıştır!

Hâl böyle iken partinin Genel Başkan

Yardımcısı kalkıp, “CHP’yi bölmeye kimsenin gücü yetmez” gibisinden büyük

laflar ediyorsa nasıl “Vah vah” diye üzülmeyelim!

Bu zat-ı muhterem acaba “Büyük lokma ye

ama büyük laf etme” atasözünü hiç duymamış mıdır

Bölünmeyi alışkanlık haline getirmiş bir

parti hakkında böylesine laf edilir mi

Bize kalırsa CHP yöneticileri

partilerinin içine düştüğü ya da düşürüldüğü acıklı durumun farkında değil!

Onlar hâlâ partilerinin dış güçler

tarafından bölünüp parçalanmak istendiğini düşünüyor olmalılar!

Oysa dış güçler bu konuda çok rahatlar

ve kendilerine hiç gerek olmadığının bilincindeler!

Bölünmek CHP’nin huyu, tabiatı haline

gelmiş bir özellik olduğuna göre onlar niye boş yere yorulsunlar ki!

Partinin gelmiş geçmiş genel

başkanlarını mevcut genel başkana yaranabilmek için yok sayan bir anlayış

karşısında “vah vah” demekten başka ne yapılabilir!