Müminler bir vücudun azaları gibidir. Nasıl vücudun bir yerinde rahatsızlık olsa, bütün vücut o elemi hisseder ve paylaşırsa, Müslümanlar da öyle olmalıdır. Günümüzde dünyanın dört bir yanında acı, açlık, düşman işgali, münafık, zalim ve kâfirlerin tasallutu, baskısı, zulmü altında inim inim inleyen milyonlarca Müslüman var. Müslümanlar o kardeşlerini unutmamalı…

Unutmayalım!

Doğu Türkistan’da Çin zulmü altında inim inim inleyen milyonlarca Müslüman’ı unutmayalım. Tesettür yasak! Namaz kılmak yasak! Oruç tutmak yasak! Temel hak ve hürriyetlerin hiçbiri yok! Düşünün, bir ailede genç kız varsa, o aileye bir tane Çinli erkek veriliyor. O evde kalmak üzere… Bir milyon Doğu Türkistanlı gözetim altında tutuluyor. Dört beş yaşındaki çocuklardan yetmişlik dedelere, ninelere varıncaya kadar bütün Doğu Türkistanlılar ağır işkencelere maruz bırakılıyor, hunharca katlediliyor. Ey Müslüman! Bunları unutma! Müslüman kardeşlerine bunları yapanları unutma!

Arakan’da binlerce Müslüman diri diri yakıldı. En ağır işkencelere maruz bırakıldı. Evleri yakıldı, yıkıldı. Yüz binlerce Müslüman hicret etmek zorunda kaldı. Şimdi kamplarda çok ağır şartlarda yaşıyor. Ey Müslüman bunu yapan zalim Hinduları unutma!

Yemen… Ah Yemen! Ah o güler yüzlü, saf, temiz Müslümanların ülkesi… Harabeye, viraneye döndü. O gülen yüzler gülmez oldu. Her gün yüzlerce çocuk açlıktan can veriyor. Ey Müslüman, Veysel Karânî’nin ülkesi bu beldede yaşayan kardeşlerini unutma! Onları katleden, açlığa mahkûm eden zalimleri de unutma!

Suriye… Saf, temiz, masum insanların ülkesi. Baştan sona viraneye döndü. Halep, Hama, Humus ve daha yüzlerce kasaba, binlerce köy… Şehitlerin sayısı milyona ulaştı. Suriye viraneye döndürülürken, dünya, “köy yanar, kahpe taranır!” misali seyretti. Şimdi kalkmış, toplantılar yapıyorlar. Ba’deharâbi’l Basra… Yani Suriye… Ey Müslüman bu ülkeye yapılanları unutma! Mazlum muhacirleri unutma! Suriye’yi bu hale getirenleri unutma!..

Libya… Bir zamanlar insanları nasıl da mutlu idi. Evlenenlere para yardımı yapılıyor ve bir daire veriliyordu… Akaryakıt neredeyse bedava… Elektrik, su, sağlık, eğitim bedava… Araç alanlara vergi yok. Libyalı Müslümanların bu hali, bu mutluluğu dünyayı fesada, ateşe veren zındıka komitesinin gözüne battı. Çıkasıca gözlerini Libya’ya diktiler ve bin bir dalavere ile bu ülkeyi viraneye çevirdiler. 150 ton altınını, yüz milyarca dolarlık paralarını çaldılar, gasp ettiler, petrolüne el koydular. Libyalılar perişan oldu. Ey Müslüman! Oradaki kardeşlerini unutma! Libya’yı o hale getirenleri, zalimlere yardakçılık yapanları unutma!

Filistin, Gazze, Kudüs… İşgal altındaki bu peygamberler diyarı Ben-i İsrail’in zulmü altında inim inim inliyor. Her gün şehit var. O zalimler dört, beş yaşındaki bebeleri bile gözaltına alıyor. Kirli postallarıyla Mescid-i Aksa’ya giriyor. Ey Müslüman Filistin’i, Gazze’yi, Kudüs’ü ve buralardaki kardeşlerini unutma! Kur’ân-ı Kerim’deki yüzlerce ayetle hainliklerine, zalimliklerine dikkat çekilen Ben-i İsrail’in yaptıklarını unutma!

Ülkemizin yakın tarihinde darbeler oldu. 27 Mayıs, 12 Mart neredeyse unutulacak kadar mazide kaldı. Ancak 28 Şubat Postmodern darbesi ile 15 Temmuz’un izleri hâlâ belirgin. Bu darbelerin mağdurları var. 28 Şubat darbesinin mağdurlarından bir kısmı da hâlâ hapiste. 21 senedir hapiste olan var. Ergenekon, Balyoz kumpaslarının mağdurları hapisten çıktı. 28 Şubat mağdurları ise hâlâ içerde. Bu mağdurları ve dünyanın dört bir yanında hapis yatan mazlum ve mağdur Müslümanları unutma! (Mısır, İsrail, Suriye zindanlarındaki binlerce Müslüman’ı unutma!)

Ey Müslüman, kardeşlerin acı ve ızdırap içerisinde iken rahat döşeğinde uyuma! Mağdur ve mazlum kardeşlerini unutma! Her an hatırla ve onlara dua et! Rabbim bütün mazlumları kurtarsın! Bütün zalimleri ve onların hamilerini kahr u perişan eylesin. Onların zelil olduğunu görmekle de gözümüzü aydın eylesin!

,