Milyonlarca tavuk, horoz, hindi, hasta diyerek canlı canlı çuvallara dolduruldu ve yine canlı canlı ya ateşlerde yakıldı veya topluca canlı olarak kazılan çukurlara atıldı.

Çevrecilerimizden ve de hayvanseverlerimizden tek ses gelmedi.

"Ama bunlar hastalıklı idi. Hastalığın etrafa bulaşmasını önlemek için yapıldı. Avrupalı da böyle yapıyor" diyerek kendilerini savunabilirler.

O akıl aldıkları Avrupalı, bir zamanlar cüzzamlı insanlara da aynısını yapıyorlardı.

Merhameti olmayan insanlardan canlılara karşı ne yapılacağı konusunda fikir sorulmaz.

Hamas ın seçimi kazanmasının ardından hemen demeçler başladı "Silahları bırakmazsan seni tanımayız" diyorlar.

Son bir hafta içinde veya son bir ay içinde veya son bir sene içinde veya son on sene içinde veya elli yıllık zaman içinde İsrail in öldürdüğü Müslüman sayısı ile Filistinlilerin öldürdüğü Siyonist sayısı karşılaştırıldığında İsrail inki hep on kat ilerde olmasına rağmen Hamas a "Silah bırak" diyorlar.

Ölen Müslüman ı insan saymadıklarından merhametsiz insanlar böyle söylüyorlar.

Bulaşıcı hastalığı olan insanları toplu halde yakmadığımız ve tedavi ettiğimiz gibi hasta hayvanlar için de aynısı yapılabilir.

Merhametsizlikte biz, onlar gibi olamayız. Onlar, cüzzamlıları ateşlerde yakarken bizim ecdadımız, hastanelerde tedavi ediyorlardı.

Çünkü onlar Kur an a iman ediyorlardı. Bakınız hayvanlar hakkında Kur an ne diyor:

"Yeryüzünde kıpırdayan hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz Kur an da hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rablerinin huzurunda toplanacaklardır."(En am 38)

Evet, can taşıyan her varlık ve her kuş birer ümmettirler. Kur an dan öğrendiğimize göre aynı yerde bulunan insanlara veya aynı çağda bulunanlara ümmet denildiği gibi aynı inanç etrafında toplanan insanlara da ümmet denir.

Bizler Muhammed ümmetindeniz. Çünkü onun getirdiği kitabın kurallarına göre hareket ederiz.

 Sevgili peygamberimiz, hayvanların, haşerelerin dahi zehirle öldürülmesini yasaklamış (İbni Mace,Tıp, hadis 3459, Ahmet, Müsnet, 2/446, 478)

Kartallar, şahinler, güvercinler, serçeler, karıncalar,  filler... Hepsi birer ümmettirler. Çünkü bunların hepsi Rabbimizin koyduğu tabiat kanunlarına uyumlu hareket ederler.

İnsanlar arasından ümmet olmayı reddederek azmanlaşan, topluma zarar veren canlı bir makine haline gelen inkarcı insan gibi olamaz kuşlar veya karıncalar.

En yırtıcı hayvan olarak bildiğimiz aslan bile acıktığında ceylan sürüsünden bir tanesini yakalıyor, karnını doyurduktan sonra etrafında gezinen hiçbir hayvana saldırmıyor.

"Kudurmuş sırtlan sürüsü gibi" desem sırtlanlara hakaret olacak bu Bush ve emsali insanlar, kan haberi almadan gözlerine uyku girmiyor.

İnsanın inkar ederek insanlık derecesinden hayvanlık derekesinin altına düşeceğini haber verir Rabbimiz (Araf 179 Muhammed 12)

Allah ın kulu, Muhammed in ümmeti olduğunu söyleyen bir insan  "Kitabım Kur an" diyerek okumaya başlayınca kuşların da ümmet olduğunu öğrenir.

İnsanların barış içinde yaşamasını istediği gibi hayvanların da barış içinde yaşamasını ister ve köpek dövüşü, deve dövüşü,  horoz dövüşü gibi cahiliye adetlerini yapmaz. Çünkü ümmeti olduğu Muhammed Mustafa  (S.A.V) "Hayvanları dövüştürmeyi yasaklamıştır." (Ebu Davud cihad 56, Hadis 2562, Tirmizi , Cihad, Hadis 708)

"Sen olsaydın bu hasta tavukları canlı yakmadan nasıl yok edebilirdin " denebilir.

Bu soru bile yanlış. Batının bize verdiği eğitim nedeniyle "Yok edebilir Sevgili peygamberimiz, hayvanların, haşerelerin dahi zehirle öldürülmesini yasaklamış (İbni Mace,Tıp, hadis 3459, Ahmet, Müsnet,2/446,478) din" diye soruluyor.

Yok etmeden de çareler düşünülebilir.

Ben, veteriner değilim. İşin ilgilileri canlı canlı yakmadan, zehirlemeden bir çare aramalılar. Arayan bulur. İşin ehli olmadığım halde "Yakmak işlemi için yapılan masraflarla hasta tavuklar bir mekanda toplanıp etrafları çevrilir, yiyecekleri verilir, tedaviye devam edilir ve ölenler ölür, kalanlar sağlığına kavuşur" diye bir teklifim olur.

Bütün mesele, eşyaya bakan gönlü ve gözü eğitmekte.