Amerika, İsrail ve Batı kısacası Haçlı İttifakı, yıllardan bu yana hemen sınırımızda bir Kürt devleti kurulması için çaba gösteriyor.
Bugüne kadar Haçlı İttifakı’nın başı konumunda bulunan ABD tarafından bölgeye binlerce TIR silah ve mühimmat gönderildi!
Hatırlayalım lütfen!
Körfez Savaşı yıllarında, ABD ziyaretinden sonra Barzani’nin, “Kesinlikle bölgede bir Kürt devleti kurulacak!” demeci kamuoyuna yansımıştı.
Irkçı ve emperyalist güçlerin şer istekleri, karanlık planları, -olması mümkün değil ama- diyelim ki oldu.
Diyelim ki sınırımızda öyle ya da böyle bir uydu devlet kuruldu! Ne olacak, peki;
* Yıllardır kız alıp kız vermişiz; içimizden birileri “Kürt devleti kuruldu, biz Kürt’üz, ahanda gidiyoruz!” diyerek tası tarağı toplayıp o devlete mi göçecekler, yani!
* Etle tırnak gibi olduk; bulunduğumuz mahallin, köyün, ilçenin, şehrin, oturduğumuz apartmanın en zengini bir Kürt. “Ahanda Kürt devleti kuruldu!” diyerek o zengin Kürtler yallah o devletin trenine mi atlayacak, yani!
* Camide omuz omuza verdiğimiz Kürt kardeşim, “Ahanda Kürt devleti kuruldu, hadi bana eyvallah!” diyerek camiyi terk mi edecek, yani!
* Yıllardır üniversitede, STK’larda, kamuda (vb.) birlikte çalıştığımız Kürt kardeşim, “Hadi bana eyvallah!” diyerek yeni kurulan devlete mi koşacak, yani…
***
Şu kadarını söylemek istiyorum;
Ey emperyalistler! Ey Siyonistler! Ey haçlı dünyası! Ey ülkemiz ve bölge üzerinde karanlık planlar yapanlar!
Ve ey Gazze’de dünyanın en acımasız soykırımını 385 gündür devam ettiren, Gazze’de Filistin’de bebek, çocuk, kadın, erkek, genç, yaşlı demeden bütün bir Filistin halkını katleden ABD, Batı, kısacası haçlı ittifakı!
Biliyoruz, içinizde hâlâ bir Osmanlı düşmanlığı var!
Daha doğrusu İslam düşmanlığı var!
İçinizdeki bu Osmanlı ve İslam düşmanlığının son eseri TUSAŞ’a yaptırdığınız bu karanlık terör eylemidir!
Ancak şunu da hemen söyleyelim; hedefinize varamayacaksınız, yenileceksiniz…
TUSAŞ’A YAPILAN TERÖR SALDIRISI, TÜRKİYE’NİN GELİŞMESİNİ İSTEMEYENLERİN İŞİ!
Türkiye, yıllardır terör kıskacında…
Terörün her çeşidinin hedefi hiç kuşku yok ki ülkemiz ve milletimiz. Terörün amacı kaostur, yılgınlık oluşturmaktır, toplumu bölmek ve karşı karşıya getirmektir.
Farklı enstrümanlarla, farklı araçlarla, farklı hedeflerle, öldürmek, yakmak, yıkmak acaba hangi karanlık güçlerin hangi amaçlarına hizmet ediyor?
Hiç kuşku yok ki TUSAŞ’a yapılan terör saldırısı, Türkiye’nin gelişmesini, büyümesini istemeyen karanlık güç odaklarının işi!
Bu nedenle terörün her çeşidine milletçe karşı durmamız şart…
İnsan haklarını korumak ve bilhassa yaşama hakkı kutsaldır. İnsan hayatına kast etmek yani adam öldürmek ve kan dökmek büyük günahlardan.
Bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir.
Terör saldırılarına bu açıdan bakmakta da yarar var…
BÜTÜN TERÖR ÖRGÜTLERİNİN AMACI BÜYÜK İSRAİL’İ KURMAK İÇİNDİR!
* Libya darmadağınık edildi… Düşünebiliyor musunuz, Muammer Kaddafi kendi halkına linç ettirildi! Hâlâ ne olacağı belli değil bu ülkenin!
* Afganistan’ın, Yemen’in, Sudan’ın durumu ortada!
* Irak, Haçlı İttifakı tarafından işgal edildi. Bir ülke neredeyse haritadan silinmek istendi. Uyduruk, taşeron, payanda örgütlerle ülkenin altı üstüne getirildi. Tüm değerleri ve kıymetleri yağmalandı. Kadınların ırzına geçildi, çocuklar yetim ve öksüz kaldı.
* Suriye’de taş üstünde taş, omuz üstünde baş kalmadı. Milyonlarca Müslüman perişan edildi. Milyonlarca Suriyeli memleketinden, evinden, vatanından başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Kadim bir medeniyet yok edildi.
* İslam dünyası kan ve gözyaşında boğulmak isteniyor, adeta!
* Ortadoğu’nun göbeğine malum şer odaklarınca getirilip yerleştirilen İsrail’le son dönemde atılan ‘normalleşme’ adımları… Ve Gazze soykırımı başladığında, işgal yönetiminin başındaki ismin Arap ülkeleri yöneticilerine yönelik, “Oturun oturduğunuz yerde, kıpraşmayın!” mealinde racon kesmesi!..
* Şaşırtıcı bir şekilde kanun, hukuk, nizam, düzen tanımayan terör devleti İsrail’le aynı safta yer alan bazı Arap ülkeleri…
* Tüm bunların yanında Amerika’nın yıllardır güney sınırlarımızı da içine alan bir terör devleti kurdurma çabaları… Böl, parçala ve yut taktiği… Bölgede işletilmek istenen ‘devletçikler’ planı…
* Şunu akıllardan çıkarmamak şart; bu plan hâlen yürürlükte…
* Ve de terör devleti İsrail’in, hiçbir dönem rafa kaldırmadığı ‘Arz-ı Mev’ud (Vadedilmiş Topraklar) Planı!
* 1990 yılında İskoçya'da yapılan NATO toplantısında Sovyetlerin dağılmasından sonra yeni düşman olarak İslam'ın ilan edilmesi, Büyük İsrail'i kurma gayesinin tek engeli olarak görüldüğü içindir.
* ABD önderliğinde yürütülen siyasi, askeri, iktisadi bütün operasyonlar dünyaya Mesih inanışı istikametinde Siyonizm adına bir ayar çekme operasyonundan başka bir şey değildir.
* Vaat edilmiş topraklar üzerinde Büyük İsrail'in kurulması, bunun emniyeti için Afganistan'dan Yemen'e, Endonezya'dan Fas'a kadar bütün İslam coğrafyasının hizaya getirilmesi kutsal bir görevdir (!) Çünkü bu görevin tanrı tarafından verildiğine inanılmaktadır. Thomas Jefferson'un şu beyanı bu inanışın bir delilidir: “Tanrı, İsrail oğullarına tarih boyunca nasıl rehberlik ettiyse, Amerika'nın kurucularına da öyle rehberlik etmiştir.”
* Hiç kuşkunuz olmasın; ABD'yi yöneten ister Bush olsun, ister Hüseyin Obama, ister Trump, ister Biden, ister Kamala Harris olsun bu görev asla ve kat’a değişmeyecektir!
***
Bütün bu çerçeveden baktığımız zaman…
* “Doğu Akdeniz” kapsamında çevrilmeye çalışılan tüm fırıldakların, katakullilerin, oyunların, planların, pusuların, tuzakların, terör saldırıların temelinde Ortadoğu’nun çıbanbaşı durumunda olan terör devleti İsrail’in olduğu kesin.
Her şey bir bakıma, İsrail’in bölgedeki güvenliğini sağlamaya yöneliktir…
Unutmamak gerekir, Ortadoğu’da kurulan tüm terör örgütlerinin başlıca gayesi ‘Büyük İsrail’i kurmak içindir.
***
Terör saldırılarının lokal hedefleri de olur şüphesiz!
Ama biraz yukarıdan baktığımda bunları müşahede ettim ben! Nokta!
Terörü lanetliyorum!
Bütün şehitlerimize Allah’tan (C.C.) rahmet diliyorum. Yaralılara acil şifalar temenni ediyorum.
BİR HABER, BİR SORU!
İngiltere Kralı Charles, Avustralya Parlamentosundaki konuşmasının ardından kürsüden ayrılırken, platforma doğru yaklaşan Aborjin Senatör Lidia Thorpe'un, “Burası senin toprağın değil! Benim kralım değilsin! Bizim kralımız değilsin!” tepkileriyle karşılaştı.
Thorpe, “Halkımıza karşı soykırım işlediniz. Bize topraklarımızı geri verin. Bizden çaldıklarınızı geri verin. Topraklarımızı yok ettiniz. Bu ülkede bir anlaşma istiyoruz. Siz bir soykırımcısınız!” diye bağırdı.
İngiliz kraliyetinin bu ülkeyi işgal ettiğini söyleyen Thorpe, “Kral Charles, bu toprakların meşru hükümdarı değildir!” diye haykırdı.
Senatör Thorpe, daha sonra güvenlik görevlileri tarafından parlamentodan çıkarıldı.
Soru şudur; bu haber bize neyi, neleri hatırlattı?
