Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 45. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla Milli Gazete ailesinin verdiği yemeğe iştirak etti.
Yemekte, Milli Gazete çalışanları, yazarları, yöneticileri başta olmak üzere herkes vardı diyebilirim.
Tahmin edeceğiniz üzere muhabiriniz ben de oradaydım.
Samimi bir atmosferde, sohbet havasında geçti yemek.
Temel Bey hem o geceye mahsus konuştu hem de soruları cevapladı. Dikkat ettim, Temel Bey her bir soruyu dikkatlice not aldı ve ayrıntılı şekilde izah etti…
Gecede Temel Bey’in konuşmasından aldığım satırbaşı notlar şunlar;
* Hanımlar ailenin direği. Biz de hanım kardeşlerimizin çalışmalarına elimizden gelen desteği vermemiz lazım.
* Milli Gazete tirajının en az 100 bin olması lazım. Zira medyaya kim hâkimse topluma da o yön veriyor.
* Lahana gibi büyüyoruz!..
* Fındık ağaçlarının sökülmesine Avrupa destek veriyor. Neden?
* Üretim ve yatırım politikalarını daha yakından takip etmek için yeni bir Genel Başkan Yardımcılığı ihdas etmeye karar verdik.
* Beni en çok endişelendiren ekonomik göstergeler. Gittiğim her yerde, içinde bulunduğumuz bu durumu şemalarla anlatmaya çalışıyorum. Bu durumdan kurtulmalıyız…
* Üretime yılda 200 milyar TL ayrılırsa, 5 sene içinde 3 milyon işsize iş bulunur.
* Çin şu an aynı anda 20 tane nükleer tesis ve 5 tane de uçak gemisi inşa ediyor. Çin’e dikkat!
* ABD ve Rusya bir harbe giremez. Çünkü her iki devlette de nükleer silahlar var…
* Erbakan Hocanın başlattığı Milli Görüş hareketi tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir harekettir… Milli Gazete olmadan da bu hareketin tabana anlatılması mümkün olmaz…
* Günümüzde medya adeta parsellendi. İzin verildiği kadar yazılabiliyor, yanlışlar. Dün doğru dediklerine bugün yanlış diyebiliyorlar. O yüzden Milli Gazete bizim için çok önemli.
* Geçenlerde torunum, “Dede ya, bir düşünsene!” dedi. Çok önemli bir şey söyledi. Çok etkiledi bu soru beni. Siz birilerini hafif bir şekilde eleştirdiğinizde hemen karşınıza dikiliyorlar.
* Israrla şunu söylüyorum; insanları düşünmeye ikna etmemiz lazım. Toplum düşünmeden hareket ediyor. İnsanları düşünmeye sevk edebilirsek, lehte ya da aleyhte karar verme yolunu açabilirsek işimizi yapmış oluruz… Karşıdaki benim
söylediğimi kendi bildiği gibi algılıyor. Buna mahal vermemek lazım…
* Milli Gazete’yi okuyorum ve istifade ediyorum… Milli Gazete, camiamızı bir arada tutan en önemli faktördür…
GECEDEN FARKLI NOTLAR…
* Erbakan Hocanın Milli Gazete hakkında değerlendirmeleri malum. Hoca’nın teşkilat mensuplarına ilk sorularından biri, “Kaç tane Milli Gazete abonesi yaptın?” idi. Temel Karamollaoğlu’nun da Genel Başkan olduktan sonra yayınladığı ilk genelge Milli Gazete genelgesi oldu. Bunu, Mustafa Kurdaş konuşmasında iletti…
* Twitter üzerinden zaman zaman, “Bir kahve bile içemedik!” diye yazıştığımız Atik Ağdağ’a, “Bak, gördün mü yine kahve içemedik!” diye takıldım. Ağdağ, “İçseydik, bu muhabbet de ortadan kalkardı!” deyince son sözü muhabbeti izleyen Şerafettin Kılıç Bey söyledi; “En iyisi ikiniz de İzmir’e gelin, kahveyi orada hep beraber içelim!” İnşallah…
* Mustafa Kurdaş’ın, “Tarım Bakanlığı’nda bir bürokrat anlattı: Bu bakanlıkta iki kişiden çok korkulur! Biri Bakan, diğeri Sadettin İnan…” diye takdim ettiği Sadettin İnan, Ahmet Yavuz’la yemeğe Ankara’dan geldiler. Sadettin’i, atlatma haberleri, özellikle gıda ve Şeker Fabrikaları üzerine yaptığı ses getirici yazılarından biliyorsunuz. Ahmet Yavuz da atlatma kulis haber ve yazıları ile başkentin derin köşelerini aydınlatıyor.
* Genel Müdürümüz ve Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ömer Yüksel Özek, Milli Gazete’nin her geçen gün yeni yatırımlarla büyüyeceğinin müjdesini verdi; “Milli Medya olarak birçok alanda yeni yatırımlarımız olacak.”
* Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş da kısa bir selamlama konuşması yaptı; “Çok güçlü bir kadromuz var. Milli Görüş’ün sesi olmaya devam edeceğiz. Allah’ın bu davasından bir şeref de bize düşer” dedi.
* Yazı İşleri Müdürü Ercan Özcan’ın ekonomi öngörüleri ile Haber Müdürü Gökçen Göksal’ın dış politika soruları önemliydi.
* Reşat Nuri Erol, İshak Beyazay, Necati Tuncer, Abdulkadir Türker (üstad) Milli Gazete’ye ilişkin anı ve hatıralarını anlattılar.
* Yeni dönemde Milli Gazete sütunlarına güç veren isimlerden Bahattin Elçi de oradaydı. Ben Ankara’da biliyordum, oysa uzun bir süre önce İstanbul’a yerleşmiş, Bahattin Bey. Kısa konuşmasında, “Milli Gazete hakkın sesi ve halkın kılıcı” dedi. Bayağı bir Bayburt muhabbeti yaptık…
* Yazılarından da aşina olduğunuz Mustafa Kasadar beyle, Milli Gazetenin okurlarına hediye ettiği iki ciltlik Siyer-i Nebi eseri üzerine sohbet ettik. Mustafa Bey, Ravza Yayınları’nın sahibi. Bastıkları kitap sayısı 600’ü aşmış durumda. İlginç bir de haber verdi; “Siyer-i Nebi’nin yazarı Muhammed Sallabi’nin şu anda Katar’da yaşadığını, Osmanlı Devleti döneminde Libya’ya yerleşen Türklerden olduğunu” anlattı. “Milli Gazete’nin ağırlığını hissediyoruz. Herkesin bakmadan geçemeyeceği bir gazete Milli Gazete” cümleleri Kasadar’a ait…
* Ankara’dan gelen ve yazılarını ilgiyle takip ettiğim Doğan Bekin’in, “Milli Gazete’de yer alan haber ve yazılar batılı büyükelçiliklerde anında tercüme edilerek merkeze gönderiliyor…” cümlesi çarpıcı idi…
* Farkındasınız; yıllarca merhum Ali Nar hocayla birlikte çalışan Siyami Akyel, birbirinden çarpıcı yazılar kaleme alıyor, gazetede. Akyel, sosyal medyanın çok iyi kullanılması gerektiğinin altını çizdi…
* Milli Gazete’nin okurlarına aylık olarak sunduğu kadın ve aile dergisi Maaile ekibi de hayli kalabalık bir heyetle katıldı, yemeğe. Bugünlerde 3. sayısı çıkacak olan derginin editörü Elif Örs ve arkadaşları 4. sayı için çalışmalara başlamışlar bile…
* Aynı gün birkaç programa katılmasına karşın Temel Bey zinde ve dinçti. Gece hayli ilerlemesine rağmen, program sonrası fotoğraf taleplerine “hayır” demedi…
AKKİRAZ’IN ANLATTIĞI İLGİNÇ ANEKDOT!
Mustafa Yılmaz ve İsmail Hakkı Akkiraz da Temel Bey’le Ankara’dan gelen ekipteydi. Akkiraz’la, Kurdaş’ın odasında sohbet ederken ilginç bir anısını anlattı; “Bir gün İGMG (İslam Toplumu Milli Görüş) Teşkilatı Başkanı Kemal Ergün geldi. Erbakan Hocamızı ziyaret etti. Genel Merkez’e iki kişi olarak geldiler. Ama Kemal Bey’le gelen o diğer isim ısrarla araçtan çıkmadı. Erbakan Hocam birkaç kez istemesine rağmen adam arabadan inip Kemal Bey’e iştirak etmedi. O kimdi biliyor musunuz; Mustafa Yeneroğlu. Hani, Milli Gazete’nin yılbaşı gecesi ‘alkolden, kumardan, kötü alışkanlıklardan uzak durun’ manşetini diline dolayan, yanlış yorumlayan Mustafa Yeneroğlu…”
NOT: Bugün, 16 Ocak 2017, Pazartesi 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!