Bismillahirrahmanirrahim. Sallallahu aleyhi ve sellem, Seyyidine Muhammed’in ve âlâ’sının üzerine selâm olsun. Aziz kardeşlerim, bazen fıkralar, büyük sözlerden daha etkili bir şekilde gerçekleri anlatabilir. Ben de size, din hocalarına atfedilen bir fıkra üzerinden bir ders aktarmak istiyorum.
Derler ki, bir hoca köyüne giderken, köydeki papaz onun ününü küçümsemek ve kendini haklı çıkarmak istemiş. Hoca papazın karşısına çıkmak için elinde kazma ve balta ile gelmiş. Günler sonra, papaz hâlâ hocanın geleceğini beklemiş ve hocanın sabrını ve stratejisini görerek mağlup olmuş.
Bu fıkra tarihi bir olay değildir ama özellikle gençleri yetiştirme sorumluluğu olan aileler için büyük dersler içerir. Günümüzde durum farklı değil; cep telefonları, tabletler ve diğer teknolojik cihazlar, çocuklarımızın hayatına ekmek, su ve şeker gibi girmiştir.
TEKNOLOJİNİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Teknoloji, hayatımızda bir nimettir. İbadetimizi, ahlâkımızı, aile hayatımızı ve ticaretimizi etkiliyor, ancak sadece olumsuz etkiler olarak görmemek gerekir. Örneğin bir tablet, çocuğunuzun ahlakını olumsuz etkileyebileceği kadar, eğitimini ve dini eğitimini destekleyen bir araç olarak da kullanılabilir.
Ancak sadece teknolojiyi almak ve "her şey tamam" demek doğru değildir. Eğer çocuklarımızı doğru yönlendirmezsek, bu cihazlar aile ilişkilerinde, sosyal hayatta ve kişisel gelişimde ciddi sorunlar yaratabilir.
TEKNOLOJİNİN AİLE HAYATINA ETKİSİ
Çocuklar yalnızca teknolojiye mahkûm değil; ebeveynler de bu durumdan etkileniyor. Tablet ve cep telefonu bağımlılığı, aile içindeki zaman paylaşımını ve iletişimi azaltıyor. Gençler, nikâh sonrası eşlerine ayıracakları zamanı cihazlarına harcayabiliyor ve bu durum, aile içi bağları zayıflatıyor.
Hoca efendi, gençlerin şikâyetlerinden ve sorularından yola çıkarak, sadece çocukları değil, bütün bir neslin teknoloji ile olan ilişkisini değerlendirmemiz gerektiğini vurguluyor. Teknoloji, nimet olarak kullanılmadığında, aile hayatının temelini sarsabilecek bir tehlikeye dönüşebiliyor.
NİMETİ BELAYA DÖNÜŞTÜRMEK
Teknolojiyi düşman olarak görmek veya yasaklamak bir çözüm değil. Tıpkı ekmek gibi, teknoloji de doğru kullanılmadığında zararlı olabilir. Bu nedenle, çocuklarımızın teknolojiyi doğru kullanmasını sağlayacak bir “nimet kullanma klavuzu” oluşturmak gerekiyor.
Eğer çocuklarımız teknoloji ile erken yaşta tanışır ve yönlendirilmezse, internet mahkûmu ve sosyal medya bağımlısı bireyler olarak yetişebilirler. Bu durum sadece çocukları değil, aileleri, öğretmenleri ve toplumun genelini etkiler.
ÇÖZÜM VE ÖNERİLER
Teknolojiyi yönetmek, yasaklamak veya atmakla çözülmez. Çocuklarımızın ve ailelerin doğru şekilde yönlendirilmesi gerekir. Pedagoglar, psikologlar, sosyologlar ve hocalar, bu konuda rehberlik sağlamalıdır.
Bizler, İslam’a, Kur’an’a ve Peygamber Efendimizin sünnetine dönerek, çocuklarımızın doğru bir şekilde yetişmesini sağlamalıyız. Teknolojiyi nimete dönüştürmek ve aile hayatını zedelemeden kullanmak, önümüzdeki neslin sorumluluğudur.
Hedefimiz, teknolojiyi nimete çevirip, belaya dönüştürmeden kullanmayı öğrenmek olmalıdır. Allah hepimizin yardımcısı olsun.