Arap/Amerikan Baharı’ndan beri Orta Doğu kaynayan bir kazan. Kaynatanları belli, rol alanlar da belli. Oyunlar sahnelenir, oynanır, bir süreliğine durdurulur, yeri ve zamanı gelince yeniden başlatılır. Bu resitalin başı Abede, Siyonizm onun aracı. AB başta olmak üzere Batı’nın ülkeleri destekçileri. Hedef Müslümanlar, yani İslâm. Müslümanlar demek yeterli değil çünkü Müslümanlar da artık bu oyunun sıradan oyuncuları konumundadırlar.
Filistin, Gazze bunu tam anlamıyla gözler önüne serdi. Aslında Arap/Amerikan Baharı sürecinde her şey ayan beyan oldu. O dönemin hamaseti, sıradanlığı, boş laflarının uçuştuğu, sonra da ortada hiçbir şeyin kalmadığı görüldü. Ne yazık ki Hizbullah’ın Siyonizm’i dize getirmesinin ardından ateşkesin ilanının ertesi gününde Suriye’de muhaliflerin ayaklanması başladı. Bu saf ve bön kesimler kaldıkları yerden tekrar aynı boş düşüncelerini uçuşturmaya başladılar. Halep kalesinde Türk bayrağının asılması onların duygularını kabarttı. Sakallı ve Müslüman görünümlülerin oradaki görüntüleri duygularını kabarttı. Bunlar 1991 yılında emperyalizmin Irak işgalinden beri aynı ruh hâli ne ise Arap/Amerikan Baharı’ndaki hâlleri aynıdır. Bugün de değişen bir şey yoktur. Sanki emperyalizm, Beşar Esad’dan boşalan bu yerleri bunlara eliyle teslim edecektir.
Bu kesimler Süleymani’yi, Hasan Nasrallah’ı kim, niçin şehit etti? Onların ölümlerinden haz duyanlar ve sevinenler, katilleri kim olduğunu akıllarına bile getirmiyorlar. Demek ki kendi adlarına onları şehit eden Siyonistler de Amerikalılar da onların gözlerinde birer kahramandırlar.
Suriye’de sonuçların ne olacağını düşünmeden günün duygularıyla hareket edenler geçmişte olduğu gibi gene hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Aslında onların bu tutumları hayal bile değil sadece boş düşünceden başka bir şey değildir.
Gücünüz var ise söz sahibi olursunuz. Gücünüzü geçmişte ve hatta yakın zamanda yaşananlardan anlıyoruz. BAE’de öldürülen bir hahamın azmedenleri Türkiye’ye sığındı. Üzerinden çok geçmeden hemen teslim edildiler. Demek ki gücünüz yok, olmadığı için kimi şeyleri göze alamadınız. Siyonist hahamlar askerlerinden çok mu masumdurlar?
Güçlerin çatışmasında hamasetin bir değeri yoktur. Sadece kendi kendilerini tatminden başka bir işe yaramaz.
Suriye’de olaylar belli bir merkezin kontrolünde. Onlar domino taşlarının hangisinin nerede olması gerektiğini iyi bilirler. Yerlerini değiştirir, geri çeker, ileri sürerler. Ama kendilerine asla zarar verdirmezler. Müslümanları birbirleriyle çatıştırır, öldürtürler. Sonuçta arzuladıklarını elde ederler.
Müslüman güçlerin bir araya gelmesine asla izin vermezler. Her grubun görev alanları var, görevlerini yerine getirdikten sonra onların işi biter. Şimdi kimse el-Kaide’den, IŞİD’den söz etmiyor. Yellerinde yeller esiyor, onların yerine yenileri yeni isimleriyle yer alıyorlar.
İşin garabeti, Arap/Amerikan Baharı sırasındaki absürtlüklerini sergileyenler bugün aynısını yineliyorlar. Geçmişteki yanlışlarını savunuyor olmalarını artık yadırgamıyoruz. Bu insanlar toplumun sözcüleri konumundadırlar.
Emperyalizmin oyununa gelmeden oyunların kurucusu olanlara eşlik etmelerini artık yadırgamıyoruz. Kitleleri inandırmaları, kendilerine benzetmeleri üzücü olanı. Kitleler de onların anlattıklarına inanıyorlar
İnsanların düşünme alanlarını daraltıyorlar, kendileri birer kukla olduklarının farkında olmadan insanları da kuklalara dönüştürüyorlar. Kitleleri baskı altında tutuyorlar. Yanlışa yanlış diyemiyorlar.
Yakın zamanda Suriye tamamen kontrollerinde olacak. Kendilerinin hiçbir hükmü olmayacak. Diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi birkaç parçalı kukla kralları olacak. İsrail iyice rahatlatılmış olacak.