Dertlisiniz. Bazen uzaklara dalıp dalıp gidiyorsunuz. Umutsuzluğun yanlış olduğunu biliyorsunuz ama arada bir ümitsizliğe kapılıp tehlikeli sulara teğet geçtiğiniz de oluyor. Dünyada olup bitenlere şahit oldukça, “Ya Rab bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?” der gibi yakarış halindesiniz. Zulümler, haksızlıklar, adaletsizlikler, açlık, sefalet, acı, kan, gözyaşı, çaresizlik, ahlaki yozlaşma ve maddeye tapınma gibi olumsuzlukları gördükçe bazen yaşadığınıza utanıyorsunuz. Bütün bunlara rağmen, ye’se kapılmıyor çözümün mümkün olduğuna inanıyor ve mücadeleden vazgeçmiyorsanız, üzülmeyiniz.

Bayramları bayram gibi kutlayacağınız günler yakındır.

‘Sizin de Bayramınız Mübarek olsun’

Yanı başınızda oluk oluk kan akıyor. Her gün patlayan bombalar ancak ölü sayılarının çokluğuyla gündemlere girebiliyor. Bebeklerin sığınağı annelerinin yürekleri değil, sahiller olmuş durumda. Can korkusuyla kaçarken oyuncak botlara istif edilenler insan mı, yoksa başka bir şey mi sorusunu kendinize sormadan edemiyorsunuz. Bazen duygularınızı yitirdiğinize, robot gibi tekdüze tepkiler verdiğinize dair endişeler içinizi kaplıyor.

Her şeye rağmen bu şekilde iç dünyanızda sorgulamalar yapabiliyorsanız;

Unutmayınız hala insansınız demektir.

‘Sizin de Bayramınız Mübarek olsun’

Bazen ‘Böyle gelmiş böyle gider’ gibi klişe tabirleri sıkça duyduğunuz oluyor. ‘Sen mi değiştireceksin bu bozuk düzeni’ diyen şeytanın sağdan yanaşan telkinlerini işitiyorsunuz.

Yüz sene yaşasam da sonunda hesap yok mu diye düşünüyor, dünyada varoluş hikmetinizi tefekküre koyuluyorsunuz. Ee bu dünyanın sonu varsa, başka bir başlangıca açılan kapı da var demektir sonucuna böylece ulaşıyorsunuz. O kapıdan güven içinde geçmenin yolu da buraya bağlı diye çıkarımlarda bulunuyorsunuz.

“Sultan Süleyman’a kalmayan dünya”da “Baki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş” diyerek sonsuz olana teslim olup, dünya tarlasını doğru sürmeye karınca kararınca gayret ediyorsunuz. İşte böylesine bir süreç, ruh dünyanızda fırtınalar koparıyorsa, korkmayın, endişelenmeyin, doğru yoldasınız;

‘Sizin de Bayramınız Mübarek olsun’

Her şeye ve her türlü olumsuzluklara rağmen bayramlar önemli bir fırsattır. Sıla-i rahimdeki hikmeti aramalı, bulmalı, buluşabilmeli onunla. Yıllardır görüşülmeyenler varsa ilk selamı veren olmalı. Kucaklamalı. Yeni ve özel bir sayfa açmalı. Muhatabının gözlerinin ta içine bakmalı. Tebessüm etmeli. Rahmeti, bereketi iliklerine kadar yaşamayı arzulamalı.

Göz pınarları harekete geçerse de direnmemeli. Umulur ki yere düşen bir damladan yeni umut filizleri hayat bulur ve kurtuluş için bir umut doğar.

Bir kere daha kuşanmalı insan hayatı ve sorumluluklarını. Daha da bir sarılmalı dostlarına, arkadaşlarına, sevdiklerine.

Bir kere daha Bismillah diyebilmeli her şeye.

Dostlar, bugün Ramazan Bayramı. Bir yanımız hüzün kaplı, diğer yanımız sevinç. Hüzünlüyüz çünkü umutla beklediğimiz on bir ayın sultanından ayrıldık.

Sevinçliyiz ayrılığın acısını Bayram ile hafifletiyoruz.

Hayat kısa, yol uzun ve ‘dünya bir gün gül bahçesine dönecek’ bunu unutmamalıyız.

Bayramınız Mübarek olsun.