Siz de duydunuz mu?

2025 yılı “aile yılı” olarak ilan edilmiş!

Bu haberi duydunuzsa ne yaptınız ya da ne dediniz?

Biz bu haberi duyduğumuzda ağzımızdan gayri ihtiyari “eyvahhh” sözcüğü döküldü!

Hatırlarsanız 2024 yılı “emekliler yılı” ilan edilmişti.

Emekliler yılında emeklilerin ne hallere düşürüldüğünü görüp de 2025’in “aile yılı” olarak ilan edildiğini duyunca “eyvah” diye feryat etmemek olur mu? 

Tüm aileler şimdiden önlemlerini almalılar.

Yaşayabilecekleri olumsuzluklara karşı hazırlıklı olmalılar.

Mümkün olduğu kadar dış etkenlere karşı steril bir ortamda yaşamaya çalışmalılar.

Malum emekliler yılında emekliler asgari ücretin de altındaki bir ücrete mahkûm oldular.

Aldıkları ücretle ev kirasını karşılamaları bile mümkün değil!

Mecburen bir iş daha yani ikinci bir iş bulmak zorundalar.

Yani 2024 yılı “emekliler yılı” ilan edildi diye yan gelip yatma ve keyif çatma yok!

“Ben artık emeliyim” diyerek köşeye çekilmeleri ve istirahat etmeleri tamamen lüks!

Emekliler yılında emeklinin böyle bir şeyi yaşamasını bırakın hayal etmesi bile imkânsız hale geldi.

Biz şimdi benzer sıkıntıların “2025 aile yılında” yaşanması kaygısını taşıyoruz.

Bu bağlamda aile “anne baba ve üç çocuk” olarak tanımlanıyor.

2025 aile yılında “aileyi” tanımlayan logo böyle tasarlanmış bulunuyor.

Yetkili ve etkili ağızlar vatandaşlardan hep en az “üç çocuk” yapmalarını istiyorlar.

Ama doğurganlık sürekli olarak azalıyor.

Yetkili ve etkili ağızlar hep “evliliği” teşvik ediyorlar.

Ama evlenen sayısı azalırken, boşanan sayısı hızla artıyor.

Peki, bütün bu terslikler 2025’in “aile yılı” ilan edilmesi ile düzeltilebilir mi?

Hiç ihtimal vermiyoruz.

Ve bu rakamların giderek artması kaygısını taşıyoruz.

Yaşanan ekonomik sorunlar nedeniyle daha kendi karnını doğru dürüst doyuramayanlar bir de eş ve çocuk sorumluluğu almaktan kaçınıyor.

Hal böyle olunca 2025 yılı “aile yılı” olarak ilan edilse ne olur, edilmese ne olur?

Önce vatandaşın karnını doyurmanın yolunu bulmak gerek.