BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;

SİYASİLERİN 14 senedir sürdürdükleri saldırgan ve kavgacı

tavır ülkemizi tehlikenin eşiğine getirdi. Sert, kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı

üslup yöneticilerin birbiriyle oturup konuşmasını engelledi. Hatta birbirlerine

bakacak yüz bırakmadı.

Bir ay kadar önce Karaman da bir olay yaşandı. Geçmişte

Ensar Vakfı nın yurdunda, 5 ay kadar eğitim öğretmenliği yapmış birinin,

çocukları taciz ettiği basına yansıdı. Elbette bu, adli mercilerin üzerine

gitmesini gerektiriyordu. Suçlu mutlaka cezasını bulmalıydı.

Bazıları olayı farklı mecralara çekmeye çalıştı. Tüm

Ensar Vakfı mensuplarını; hatta daha da ileri giderek, değerlerimiz ışığında hizmet

vermeye çalışan tüm vakıf ve dernekleri töhmet altında bırakacak bir tavır

sergileyenler oldu.

Tartışmalar sürerken, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı

Sema Ramazanoğlu nun, Bir kere rastlanan bir olaydır, genelleştirilmemeli

anlamındaki açıklaması tepki aldı. Bir gaf sonucu ağızdan çıkan bir kere

sözüne kafayı taktılar.

Hukuk suçun şahsiliği prensibini esas alıyordu. Bir suç

sebebiyle başkaları mahkûm edilemezdi. Olay siyaset malzemesi yapılmaya

başlandı. Hükümet bakanını savunuyor, ana muhalefet olayı fırsat bilerek

hükümeti sıkıştırıyordu. Bir kısım basın da işi, Ensar Vakfı üzerinden, benzeri

amaçlarla hizmet veren temiz insanları lekelemeye kadar götürüyordu.

Hukuka güveniniz kalmadı mı yoksa Adli mercileri göreve

davet etmek, olayı bu kanaldan takibe almak gerekirdi. Hukuk devletinde

yapılması gereken de buydu. Hukuktan ümit kesilirse vatandaşın birbirine güveni

kalmazdı.

SEVİYESİZ BİR

ÜSLUP

OLAY; 5. 4. 2016 günkü Ana Muhalefet Partisi nin Meclis

grubu toplantısında çirkin bir boyut kazandı. CHP Genel Başkanı, ilgili bakana

karşı, hiçbir hanıma söylememesi gereken çok kaba bir söz etti. Daha vahimi bu

tavır o partinin milletvekillerince alkışlandı. Bu üslubun desteklenmesi siyasi

seviyenin dibe vurduğunu göstermesi bakımından üzücüydü, Ertesi günkü bazı

gazeteler olaya, Siyasetin Yüz Karası , Terbiyesiz , +18 Kemal , Edep Yâ

Hû! gibi manşetlerle tepki gösterdi. Başbakan ise, Kılıçdaroğlu, adam

olmadığını gösterdi ifadesini kullandı.

Siyasi seviyenin dibe vurduğu bu üsluba çeşitli çevrelerden

tepkiler yağdı. Meclis te AKP milletvekillerinin şov özelliğindeki hanım bakana

tebrik kuyruğu tarafgirlik olarak algılandı. Şüphesiz ki, ciddi ve

hanımefendi görüntüsüne sahip bir bayan bakan haksızlığa, hatta sözle tacize

uğramıştı. Herkesin tepki vermesini sağlayacak bir üslupla bakanın yanında yer

almak, ona teselli etmek en doğru olanıydı.

En çok kadın haklarından söz eden bir partinin Meclis

grubunda yaşanan bu olay siyasi yozlaşmanın ulaştığı noktayı gösteriyordu. Aynı

gün, CHP nin Danışma Kurulu Toplantısı nda bir ilginçlik daha yaşandı.

CHP Ankara İl Başkanı Adnan Keskin, bir milletvekili

arkadaşıyla tartıştı, Bu partiden bir şey olmaz (Yurt, 6. 4. 2016) diyerek

toplantıyı terk etti.

HANİ SORUMLULUK

TÜRKİYE NİN savaşın eşiğine getirildiği, Batılı ülkelerin

terör örgütlerini üzerimize saldıkları hassas bir dönemde, sorumluluk

mevkiindeki yöneticilerin ülkemizin geleceği adına el ele vermelerinde zaruret

vardır. Hayret! Meclis te grubu olan partiler 14 senedir birbiriyle

cedelleşiyor. Ülkenin tehlikenin eşiğine gelmesini; terörün her gün 5 - 10 can

almasını dikkate almıyorlar. Ülkenin geleceğinden çok, kendi menfaatlerini

önceliyorlar. Aynı ülkenin yöneticilerinin bitmeyen bir kavgaya tutuşmalarının

izahı var mı Ahmet Davutoğlu nu efendiliği ve ilim adamı kişiliğiyle

tanıyoruz. O da, rakiplerine adam değil , adam müsveddesi gibi hakaretlerle

diğerlerine ayak uydurmaya mı başladı, yoksa Halbuki, ilim zihniyeti ıslahı

amaçlar; ikna ve izah yöntemini benimserdi. Erbakan Hoca nın siyasi üslubunu

hatırlayın! Fikirleri, saygısı, nezaketi, hoşgörüsü ve insani meziyetleriyle

hepimize örnek olmuştu. Avrupa da Avrupa diyerek Türkiye ye özgü çözümler

üretememenin, yöneticiler ve halk üzerinde meydana getirdiği manevi erozyonu

görüyor musunuz Ne olur, en büyük yanlışı da yapsalar, insanlara hakaret ve

yakıştırma üslubundan vazgeçin!  Fikir ve

projelerinizle yarışın! Kötülükleri üstün meziyetlerinizle eritme yöntemini

kullanın! Devletin kurumlarına güvenin! Yanlışlıklarını birlikte Islah etmeye

çalışın! Uzlaşmaz tutumunuz çözümü engelliyor. Çocuk tacizleri gibi, tüm ülkeyi

ilgilendiren konularda niçin birlikte çözüm arayışına girilmesin ki! Saadet

Partisi nin itidalli, sorumlu, birleştirici tavrı hepimize örnek olsun! Mustafa

Kamalak Diyarbakır da uyardı: Son kale Türkiye dir. Burası direniş

hattıdır.  Kardeş kavgası sonucu

vatanımız bölünür,  topraklarımız

parçalanırsa, bizim gidebileceğimiz yerimiz yok.

Ne olur, bu ülkeye acıyın!