Bismillâhirrahmanirrahîm!

BUGÜN Saadet Partisi’yle temsil edilen Millî Görüş hareketi, 56 yıldır “farklı ve ısıtıcı bir ses” olmasıyla tanınıyor. Erbakan Hoca öncülüğünde Türkiye ve insanlık için huzur ve barışın sağlanması amaçlı hedefler belirlendi. Yolun taşları döşendi, sistematik bir yapı olarak bugünlere geldi. Bu süreçte nice kıymetli insan görev yaptı. Son 24 Kasım Genel Kongresi’nin üzerinden üç ay geçti. Saadetliler, ulvî hedeflerine doğru hızla ilerliyor.

Genel Başkan Mahmut Arıkan öncülüğündeki Saadet Partisi, yüksek bir performansla çalışmaya girişti. İl kongreleri, il divanları gibi vesilelerle genel başkan il il dolaşıyor, kadrolarıyla beraber oluyor. TV’lerde Saadet Partisi’nin çözüm odaklı reçetelerini bir bir anlatıyor. Siyasi kavgalar üzerinden oluşan sunî gündemlere prim verilmiyor.

Saadet Partisi’nin gündemi, birike birike çekilmez hale gelmiş olan sorunlardır: Bir paket elinden düşünce, yere düşen erzakını toplamaya çalışan amcalar; yaralı olarak hastaneye götürülürken, “Beni hastaneye götürmeyin, annemin parası yok” diye feryat eden yavrumuz; sabahın 5’inde ucuz et alabilmek için kuyrukta bekleyen anneler, amcalar Saadet Partisi’nin gündemidir.

Saadet Partisi yanlış ve eksik gördüğü her alana el atıyor. Hükûmeti uyarıyor, yol gösteriyor, çözüm üretiyor. Lâf değil iş üreten, birleştirip bütünleştiren siyaset anlayışını benimsiyor. Bu “yapıcı” tavrı milletimiz tarafından da onaylanıyor. Bana ulaşan son anket bilgisine göre, Saadet Partisi, son seçimdeki oylarını ikiye katlamış durumda!

YENİ NESİL SİYASETİN 5G’Sİ

SAADET Partisi, Türkiye’nin normalleşmesi ve siyasi yapının tabii seyriyle sürmesi için Yeni Nesil Siyaset anlayışını ortaya koydu. İşlerin “âdil” yürümesi için siyasete format atmaya başladı. İktidar, 2025 yılını “5G’ye geçiş yılı” olarak açıkladı. Saadet Partisi de, iktidarın 5G’si ile, kendilerinin 5G’si arasındaki farkı ortaya koydu.

Saadet Partisi, siyaseti yeniden güncellemeyi, normal olan tabii sürecine çekmeyi amaçlıyor. Genel Başkan Mahmut Arıkan, 9 Şubat 2025 günü yapılan İzmir İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, iktidarın bugüne kadarki 5G’sini özetle şöyle sıraladı: 1. Güç zehirlenmesi, 2. Görevi ihmal, 3. Güveni istismar, 4. Gündemi değiştirme, 5. Geçimi unutturma!

Sayın Arıkan, aynı konuşmasında ise Saadet Partisi’nin 5G’sini hatırlattı: “1. Güler yüz: İnsanları dinleyen, anlayan bir siyaset anlayışından yanayız. 2. Güven: Sözüne sadık, halkının yanında duran bir siyaset anlayışını benimsiyoruz. 3. Gayret: Lâf değil, iş üreten bir siyaset anlayışını istiyoruz. 4. Gelişim: Geleceği planlayan, ülkeyi ileriye götüren bir siyaseti yürütmeye kararlıyız. 5. Gerçeklik: Sorunları saklamayan, çözüm üreten bir siyaset anlayışını hayata geçireceğiz.

Saadet Partisi, baştan beri kararlı, onurlu, Türkiye gerçekleriyle örtüşen, sorunlara çözüm odaklı yaklaşan bir siyaset izliyor. Erbakan Hoca ve sonrasında, temel meselelerdeki öngörülerinde hep haklı çıktılar. O kadar ki, hükûmet Saadet Partisi’nin temsilcileriyle Türkiye meselelerini tartışmaktan “devamlı” kaçtı. Tersini söylüyorlarsa hodri meydan!

TRUMP’A: “APTAL OLMA!”

SAADET Partisi yalnız içte değil; dış politikaya da format atmaya çalışıyor. Trump kovboyca, İslâm topraklarını emlâk arsası olarak görme densizliği gösterip Gazzelileri Ürdün, Mısır gibi komşu ülkelere sürgün etme planına karşı Saadet Partisi çok sert açıklamalar yaptı.

Trump, 1. başkanlığı döneminde, Suriye’nin güneydoğusunda, askerî operasyonun konuşulduğu günlerde, Erdoğan’a 9 Ekim 2019 tarihli bir mektup yazarak, “Sert adam olma! Aptallık etme!” ifadesine yer vermişti. Bu, cumhurbaşkanının şahsında Türkiye’nin haysiyetiyle oynamaktı. Hepimiz Trump’ın sözlerine tepki gösterdik. Bu mektuba siyasi nezaket üslûbuyla cevap verilmeliydi. Mektubun Trump’ın Manhattan’daki otelinin barında sergileniyor olması da hakareti sürdürmekti.

Mahmut Arıkan Bey, Gazzelileri sürgüne gönderme sözleri karşısında Trump’a, “Bay Başkan, sana mektubum var” diyerek başlayan 13 Şubat 2025 tarihli mektubunda kovboyun kendi üslûbuyla cevap verdi: “Koltuğunu çektiğin Netanyahu’nun planlarına uyup aptal olma!” Şu hatırlatmayı yapmayı da ihmal etmedi: “Bu coğrafyaya cehennemi yaşatmaya gelmiş birçok kralın mezarı bile yok.” Saadet lideri, bir TV konuşmasında da, “Trump’a, milletimize yaptığı hakaretin cevabını verdim” demişti.

Bir milletin şeref ve haysiyeti her şeyden önemlidir. Trump’ın milletimize yaptığı “aptal olma!” hakaretine karşı, aynı üslûpla cevap veren Sayın Arıkan’ın mektubu milletimizin büyük takdirini kazandı. Çünkü haysiyetini kaybetmiş bir millet yaşayamaz, cesaretli adımlar atamaz; geleceğine sahip çıkamazdı.