Ülke siyaseti “kırmızı kart” siyaseti ile “turpun büyüğü” siyaseti türünden kısır çekişmelerin arasına sıkışmış durumda!
Ne ana muhalefet doğru dürüst bir adım atabiliyor ne de iktidar!
Ana muhalefet bir “kırmızı kart” siyaseti ile vakit öldürürken iktidar da “turpun büyüğü” açıklamalarıyla yetiniyor.
Oysa hem iç politikada hem de dış politikada oldukça önemli ve zor günlerden geçiliyor.
Aslında bu günler iktidar ile muhalefetin birbiri ile uğraşma yerine sırt sırta ya da omuz omuza vermelerinin gerektiği günler!
İçinde yaşadığımız coğrafya yeni baştan şekilleniyor.
Ağzımıza bir parmak bal çalanlar coğrafyamızda istedikleri gibi at koşturuyorlar. Bunu yaparken de “bölgenin yeni abisi sizsiniz” diye sırt sıvazlamayı(!) ihmal etmiyorlar.
Kısa bir süre sonra coğrafyamızda yeni devletçiklerin oluşması bizim açımızdan sürpriz olmayacaktır.
Ya da bizim terör örgütü olarak görüp ortadan kaldırılması için çalıştığımız oluşumların düzenli ordu halinde karşımıza dikilmesi de sürpriz olmayacaktır.
Dış politikada zorlu günlerden geçilirken iç politika da adına enflasyon denilen problem aynıyla devam etmektedir.
Konuyla ilgili isimler yıllardan biri yaptıkları gibi yine çok yakında rahata ereceğimizi söylüyorlar.
Hayat pahalılığı, dayanılması imkânsız bir hale gelmiş bulunuyor.
Ve böylesine büyük sorunlar karşısında ana muhalefet “büyük sürpriz” diyerek cebinden “kırmızı kart” çıkarıp gösteriyor.
Gösterilen “kırmızı kart” ile bu büyük sorunların üstesinden geleceklerini düşünüyor olmalılar.
Kırmızı kart gösterilenler ise önce hayatta hiç kırmızı kart görmediklerini iddia ediyorlar.
Ana muhalefet ise onların geçmişte “bir kere kırmızı kart görmüştük” şeklindeki videolarını ortaya çıkararak çok sert(!) muhalefet yaptığını kanıtlamaya çabalıyor.
Ana muhalefet kırmızı kart göstererek muhalefet görevini yerine getirdiğini düşünürken iktidar “turpun büyüğü” politikası ile ana muhalefeti köşeye sıkıştırdığını varsayıyor.
Bu defa da turpun büyüğü kim tartışması başlıyor.
Evet, ülke siyaseti bugüne kadar hiç yaşamadığı bir kısır çekişmenin içine düşmüş bulunuyor.