CCenabı-ı Hakk (c.c.) ‘ya sonsuz şükürler olsun ki; on bir ayın sultanı Ramazan ayını ihya ettik. Oruçlarımızı tuttuk, diğer ibadetlerimizi yerine getirerek yaşayarak ihya olduk. İlahi dergâhta makbule şayan olacak samimiyet içinde tövbeler ettik. Yaratanımıza kendi hükümleri doğrultusunda bir hayat düzeninin gerçekleşmesi için malımızla, canımızla çalışacağımıza söz verdik. Ramazan’da kazandığımız güzel hasletleri dünyevi kazançları muhafaza ediyor muyuz acaba? Yoksa Ramazan ayı ile onları da mı uğurladık.
Muhterem Müslümanlar!
Ramazan ayında kazandığımız güzel hasletlerin ve manevi hallerin devamına azami gayret göstermek Müslümanlık vazifelerimizdendir. Eğer güzel sıfatlar, güzellikler hemen kesilivermiş ise, ibadetten taattan uzaklaşmış isek, Allah muhafaza buyursun bu bize Ramazan-ı şeriften istifade edemediğimizi gösterir.
Muhterem Müslümanlar!
Ramazan ayından sonra Arabi aylardan Şevval ayı gelir. Şimdi bizler Şevval ayı içindeyiz. Şevval ayı Ramazan bayramıyla başlayan bir aydır. Bu ayda Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v) hiç terk etmediği altı gün oruç vardır.
Hz. Eyüp el- Ensari’den rivayetle Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “ bir kimse Ramazan ayı orucunu tutar ve ona ilaveten Şevval ayında altı gün oruç tutarsa bütün bir seneyi oruçla geçirmiş gibi olur” buyurmuştur. (Ramuz, c2. Hadis no 11)
Şevval ayı içinde bulunuyoruz. Bu ayda biz de altı gün oruç tutalım. Ramazan ayında kazandığımız hasletleri muhafaza edelim. Hatta daha da artıralım.
Muhterem Müslümanlar!
Kendimizi İslam’ın bütün nimetlerinden istifade ettirelim. Zira bu imkânlarla cennet nimetlerine erişebiliriz.