Geçtiğimiz hafta sosyal medyada dikkat çeken bir görüntüye rastladım. Bir kedi cep telefonundan vefat eden sahibine ait görüntüleri dikkatle izliyor. Uzun süre izledikten sonra başını cep telefonuna yaslıyor ve sahibinin kokusunu hissetmeye çalışıyor. Halk arasında kedilerin nankör olduğuna dair bir anlayış vardır. Fakat sevginin etkin gücü bu anlayışı tamamen ortadan kaldırıyor. Eğer bir canlıyı sever ve emek verirseniz o sizin sevginizi hissediyor ve size bağlanıyor. Zira sevginin bütün canlıları kuşatan müşterek bir dili var…
Uzmanlar sevginin sadece insan değil bütün canlılar üzerinde olumlu etkilerinin olduğunu vurguluyor ve hayata sevgi ile bakabilen kişilerde depresyon gibi sorunların daha az görüldüğünü belirtiyorlar. Fakat nedense kaynağı herhangi bir maddiyata dayanmadığı ve insanı yoracak hiçbir eylemi gerekli kılmadığı halde insanoğlu sevgisini vermekte hep cimri davranmıştır. Sabah vakti okula giderken çocuğunun cebine harçlık bırakmayı ihmal etmeyen bir baba için ona sarılmak ve “seni seviyorum” diyebilmek zorlu bir yokuşu tırmanmak kadar zor geliyor.
Madem ki herhangi bir çaba gerektirmiyor insan neden sevgisini vermekte cimri davranır? Allah’ın yüreklerimizde bahşettiği sevgi herhangi bir ücrete tabi değilken neden kaçınır sevgisini vermekten? Olaya dışarıdan bakıp yüzeysel bir değerlendirme ile geçiştirmek kolay iş. Fakat şu da bir gerçek ki, insan almadığı bir şeyi vermekte güçlü çekiyor, tanımadığı bir şeyi karşı tarafa aktarma noktasında yetersiz kalıyor. O yüzden kişinin ebeveyni ile ilişkilerinde sevgiyi alması, tanıması, yaşaması, hissetmesi ve içselleştirmesi büyük önem taşıyor.
Sevginin evrensel bir dili ve canlılar üzerinde pozitif etkileri var. Emek verdiğiniz her nesne her kişi her canlı sizin için önemlidir. Zira sizinle o nesne arasında sevgi eksenli bir bağ kurulmuştur. Bu bağ o kadar güçlüdür ki, keskin dişleri ile yüreklere korku salan aslan bu sayede uysal bir varlığa dönüşür ve sahibine sevgi ile sarılır. Ondan aldığını ona geri verir. Sevgi ile beslediğiniz kedi ya da köpeğiniz sizi gördüğünde hemen yakınlaşır ve sevgisini ifade etmeye başlar. Karşı tarafa aktardığınız sevgi misliyle size geri döner.
Çevrenizde “Sevgi ile baktığım çocuğum hayatı bana zehir etti, uğruna her türlü çileye katlandığım eşim bana ihanet etti, en yakın arkadaşımdan büyük zarar gördüm” diyen kişilerle de karşılaşırsınız… Doğrudur zira insanoğlu potansiyel olarak olumlu ve olumsuz hasletlere sahiptir. Sevgiyi hisseden ve karşı tarafa aktarabilen insan aynı zamanda nefret ve nankörlüğün de taşıyıcısıdır. O nedenle siz bardağın dolu tarafına yani sevgiye ve sevgiyi yüreklerinde taşıyabilenlere odaklanın…