Sayın İçişleri Bakanım,

13 Temmuz 2026 tarihinde kamuoyuna açıkladığınız, İçişleri Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının yabancı plakalı araçların kullanımına ilişkin ortak düzenlemeyi dikkatle inceledim.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, geçmişte yaşanan bazı mağduriyetlerin giderilmesine yönelik atılan adımları memnuniyetle karşıladım. Doğru yapılan her işi takdir etmek gerekir.

Ancak yurt dışında yaşayan milyonlarca vatandaşımız adına üzülerek ifade ediyorum ki, bu düzenleme henüz “müjde” olarak nitelendirilebilecek seviyeye ulaşmış değildir.

Üstelik mevcut eksikliklerin giderilmesi için yeni bir kanun çıkarılmasına da gerek yoktur.

Hayatın gerçeklerine uygun birkaç idari düzenlemeyle bu sorunların tamamına yakını çözülebilir.

Bugün yurt dışında yerleşik Türk vatandaşları, çifte vatandaşlar ve Mavi Kart sahipleri, kişisel kullanımlarına mahsus yabancı plakalı araçlarını Türkiye’de 730 güne kadar bulundurabiliyor.

Bu doğru ve yerinde bir uygulamadır.

Ancak tam da burada cevap verilmesi gereken önemli bir soru ortaya çıkıyor:

Madem araç 730 gün boyunca Türkiye’de kalabiliyor, o hâlde araç sahibinin birkaç günlüğüne veya birkaç haftalığına yurt dışına çıkması neden bu kadar büyük bir sorun hâline getiriliyor?

Araç aynı araçtır.

Plaka aynıdır.

Aracı kullanacak kişiler bellidir.

Üstelik bu kişilerin yurt dışında ikamet ettikleri ve araç sahibiyle olan aile bağları devlet tarafından resmî belgelerle zaten tespit edilebilmektedir.

Buna rağmen mevcut uygulamaya göre araç sahibi Türkiye’de bulunduğu sürece yurt dışında ikamet eden eşi, anne ve babası ile çocukları aracı kullanabiliyor.

Ancak araç sahibi geçici olarak yurt dışına çıktığı anda bu hak tamamen ortadan kalkıyor.

Oysa aracın Türkiye’de kalmasına izin devam ediyor.

İşte mantıkla açıklanamayan çelişki tam da burada başlıyor.

Araç sahibi Türkiye’de olsun ya da olmasın, yurt dışında ikamet eden eşi, anne ve babası ile çocukları bu aracı kullanabilmelidir.

Çünkü değişen hiçbir şey yoktur.

Araç değişmiyor.

Hak sahipleri değişmiyor.

Belgeler değişmiyor.

Sadece araç sahibi geçici olarak Türkiye dışında bulunuyor.

Bunun aile bireylerinin kullanım hakkını tamamen ortadan kaldırması hayatın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır.

Şimdi gerçek hayattan bir örnek düşünelim.

Bir aile Almanya’dan birlikte Türkiye’ye geliyor.

Araç sahibi baba olsun.

Eşi ve çocukları da aynı araçla Türkiye’ye giriş yapıyor.

Tatilleri devam ederken araç sahibi acil bir nedenle Almanya’ya dönmek zorunda kalıyor.

İşi çıkıyor…

Sağlık problemi yaşıyor…

Ailesiyle ilgili beklenmedik bir durum oluyor…

Ve planladığı tarihte Türkiye’ye geri dönemiyor.

Peki Türkiye’de kalan eşi ve çocukları ne yapacak?

Onlar da Almanya’da yaşıyor.

Evleri orada.

İşleri orada.

Okulları orada.

Ancak mevcut uygulama nedeniyle araç sahibi Türkiye’de olmadığı sürece, yurt dışında ikamet eden aile bireyleri aracı kullanamıyor.

Üstelik araç sahibi, bulunduğu ülkedeki otomobil kulüpleri (örneğin ADAC) aracılığıyla düzenlenen uluslararası geçerliliği bulunan vekâletnameyle aracının giriş ve çıkış işlemleri için yetki verebilse bile, araç sahibi Türkiye’de bulunmadığından mevcut kullanım kuralları nedeniyle bu yetki fiilen kullanılamıyor.

Sonuçta ortaya büyük bir çelişki çıkıyor.

Birlikte Türkiye’ye giriş yapabiliyorlar…

Araç Türkiye’de 730 gün kalabiliyor…

Araç sahibinin verdiği yetki de bulunabiliyor…

Ama araç sahibi geçici olarak yurt dışına çıkınca, yurt dışında yaşayan eşi ve çocukları aracı ne kullanabiliyor ne de araçla Türkiye’den ayrılabiliyor.

Bu ihtimal bile mevcut düzenlemenin sahadaki gerçek hayat yeterince dikkate alınmadan hazırlandığını göstermektedir.

Bir diğer önemli eksiklik ise araç sahibi aracın içindeyken getirilen sınırlamadır.

Mevcut düzenlemeye göre Türkiye’de yerleşik bir kişi yabancı plakalı aracı yalnızca acil bir durumda ve araç sahibi de araçta bulunuyorsa kullanabiliyor.

Oysa araç sahibi aracın içindeyse…

Aracı kullanacak kişiye açıkça izin veriyorsa…

Direksiyona geçecek kişinin de geçerli sürücü belgesi varsa…

Bunun devlete nasıl bir zararı olabilir?

Türkiye’deki araçları yalnızca ruhsat sahipleri mi kullanıyor?

Elbette hayır.

Eşi kullanıyor…

Çocuğu kullanıyor…

Arkadaşı kullanıyor…

Akrabası kullanıyor…

Uzun yolda yorulan sürücünün yerine başka bir ehliyet sahibi direksiyona geçiyor.

Bu hayatın doğal akışıdır.

Yurt dışından binlerce kilometre yol yapan gurbetçilerimiz için de aynı mantık geçerli olmalıdır.

Araç sahibi aracın içindeyken, sırf “acil durum” oluşmadı diye ehliyet sahibi bir arkadaşının veya akrabasının direksiyona geçememesi ne trafik güvenliğiyle ne de hayatın gerçekleriyle bağdaşmaktadır.

Tam tersine, uzun yol yorgunluğunu azaltacağı için trafik güvenliğine de katkı sağlayacaktır.

Biz Türkiye’de yerleşik kişilerin yabancı plakalı araçları araç sahibinden bağımsız ve sürekli kullanmasını savunmuyoruz.

Bizim talebimiz son derece açıktır:

Araç sahibi araçta bulunduğu sürece, geçerli sürücü belgesine sahip herkes aracı kullanabilmelidir.

Araç sahibi geçici olarak yurt dışında bulunduğunda ise, yurt dışında ikamet eden eşi, anne ve babası ile çocukları kullanım haklarını kaybetmemelidir.

İşte vatandaşın beklediği gerçek kolaylık budur.

Sayın İçişleri Bakanım,

Yurt dışında yaşayan milyonlarca vatandaşımız sizden ayrıcalık değil, hayatın gerçeklerine uygun, uygulanabilir ve mağduriyet oluşturmayan düzenlemeler bekliyor.

Son olarak bir önerimi de paylaşmak isterim.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı ilgilendiren kanun, yönetmelik ve genelgeler hazırlanırken, sahayı bilen ve bu meselelerle uzun yıllardır ilgilenen isimlerin görüşlerine mutlaka başvurulmalıdır.

Bu kapsamda Saadet Partisi İstanbul Milletvekilleri Sayın Birol Aydın ve Sayın Mustafa Kaya’nın bilgi ve tecrübelerinden istifade edilmesini tavsiye ederim.

Çünkü sahada yaşanan sorunları bilenlerle istişare edilerek hazırlanan düzenlemeler, hem daha uygulanabilir olur hem de sonradan ortaya çıkabilecek mağduriyetleri önler.

Güçlü devlet, vatandaşına gereksiz engeller çıkaran değil; denetimi korurken hayatı kolaylaştıran devlettir.

İnanıyorum ki bu düzenleme, sahadan gelecek görüşler doğrultusunda yeniden gözden geçirilirse, gurbetçilerimizin yıllardır yaşadığı birçok sorun kendiliğinden çözüme kavuşacaktır.

Sayın İçişleri Bakanım; Gurbetçiler Için Yabancı Plakalı Araç Düzenlemesi Eksik Kaldı