Son günlerde oldukça ilginç açıklamaların yapıldığına tanık oluyoruz.
Öcalan’ın örgütüne yaptığı “silah bırakın ve örgütü feshedin” açıklamasından sonra terör örgütü PKK de “ateş kestiğini” açıklamış bulunuyor!
Yapılan bu açıklamaların ilgili taraflar arasında oldukça farklı yorumlandığını görüyoruz!
Mesela bir taraf yapılan bu tür açıklamaları “teslim olmak” olarak kabul ederken diğer taraf olayı çok daha farklı yorumluyor.
Ve savaş diliyle barış olmaz deniliyor.
Yani sadece kendileri tarafından yapılan açıklamaların dilinin değil, karşı tarafın yaptığı açıklamalara hâkim olan dilin de değişmesinin gerektiğine dikkat çekiliyor.
Demokratik bir sürecin başlaması ve barış ortamının sağlanması için atılan adımların “doğru değerlendirilmesinin” gerektiği ifade ediliyor.
Sürecin sanıldığı gibi Bahçeli’nin çağrısı ile başlamadığı ve aylardır devam eden görüşmeler sonucu silah bırak çağrısının yapıldığı belirtiliyor.
Aylardır devam eden görüşmeler sonrasında atılan adımların karşılıklı olması gerektiğinin altı çiziliyor.
Başlatılan süreci baltalayacak üsluptan özenle kaçınılmasının şart olduğu hatırlatılıyor.
Tarafların kullandıkları üslubun değişmemesi halinde ciddi sorunların yaşanması kaçınılmaz olur deniliyor.
Ülke olarak gerçekten çok hassas günlerden geçiyoruz.
Yıllardır kavgalı olan taraflardan birinin silah bırakma kararı alması ve örgütünü feshetmek için kolları sıvaması elbette çok önemli bir adım!
Ancak bu adımın karşılığı da çok önemli!
Aylardır devam eden görüşmeler sonucunda taraflardan biri bu noktaya gelmişse karşı tarafın da bunu görerek aynı özenle konuşması ve atacağı adımları sıklaştırması gerekmez mi?
Atılan adımları teslim olma gibi yorumlayarak böylesine iddialı adımları atanları zorda bırakmamak doğru olmaz mı?
Bugünler teslim oldular ya da teslim aldık gibi cümleler kurma yerine bu adımları atanların işini kolaylaştırıcı açıklamalar yapma günü olsa gerek!
Demokratik bir sürecin başlaması isteniyorsa, barış ortamı tesis edilsin deniliyorsa herkes ağızlarından çıkacak tüm sözleri özenle seçmeli.
Elbette yıllardır devam eden bir kavganın izlerini silmek kolay değildir. Elbette oldukça sancılı günler yaşanacaktır. Beklenti, bu dönemi en az zararla kapatmak için herkesin üzerine düşeni yapmasıdır.