İktidar partisinin tavanında yaşanan olaylar parti

tabanını inanılmaz biçimde etkilemişe benziyor!

Parti tabanında müthiş bir şaşkınlık yaşanıyor!

AKP ye gönül vermiş hangi dostumuzla görüşsek lafa hep,

Bu kadar da olmaz ki! diye başlıyor ve yaşadıkları hayal kırıklığını dile

getiriyorlar!

Ne Cumhurbaşkanı Erdoğan ın Merkez Bankası Başkanı ile

çekişmesini ne de, Bana hiç bilgi vermiyorlar diye hükümetten yakınmasını

onaylıyorlar!

AKP ye gönül vermiş dostlarımızın birleştikleri asgari

müşterek, Verilen bunca emeğe ve desteğe yazık oluyor tespiti oluyor!

Daha düne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan ın gözüne

girebilmek için yazılar döktürenler bile bugünlerde çatlak testinin bir daha

su tutmayacağından bahsetmeye başladılar!

Kimileri çatlak testiden söz ederken kimileri de yapma

reis diye yüce makamlara mektup yazıyorlar! Kimileri ise bu manzaranın

tutmadığını ifade ederek herkesin eski yerine dönmesini istiyor!

Ve bu arada Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kimse kriz

senaryosu yazmasın diye konuşuyor! Yahu dışarıdan kimsenin kriz senaryosu

yazdığı yok ki! Kriz bizatihi iktidar partisinin içinde yaşanıyor!

Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümete savaş açmış gibi

konuşmasa, Başbakan Yardımcısı Arınç ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı

Gökçek birbirlerine ağza alınmayacak laflarla saldırmasa dışarıdan kim ne

yazacak, kim ne çizecek

Yani kimsenin kriz senaryosu yazdığı falan yok! Kriz

fiilen iktidar partisinin çatısı altında yaşanıyor! Evet, iktidar partisinin

tavanı acayip biçimde birbirine girmiş durumda!

Bu şartlar altında iktidar partisinin tabanına da

şaşkınları oynamak düşüyor! Ne yapacaklarını bilemez bir durumda parti

tavanında yaşanan krizi örtbas edecek mazeretler üretmeye çalışıyorlar!

Ama onlar da işin farkında ki bu kriz öyle dışarıdan

zorlama ile üretilecek birkaç mazeretle örtülebilecek gibi değil!

Yandaş kalem erbabı, Testi bir kere çatlarsa bir daha su

tutmaz diye yazıyorlar ama bizce bu testinin dibi çıkmış durumda!

Bundan sonra dışarıdan ne kadar sıvanırsa sıvansın

testinin çıkan dibini bir kez daha yerine oturtabilmek mümkün değil!

Birbirlerine karşı hınçla dolu insanlar nasırlarına

basılmadığı sürece sanki dostmuş gibi davranabiliyorlar ama nasırlara basılınca

ağızlar açılıyor, gözler yumuluyor!

Sonra da, Yaptığım yanlıştı ama ailem söz konusu olunca

dayanamadım mealinde açıklamalarla durum kurtarılmaya çalışılıyor!

Ama hiçbiri inandırıcı ve güven verici olmuyor!