Çocuk yaşta başladığı Kur'an-ı Kerim eğitimine yüzlerce eser ve adanmış bir ömür sığdıran merhum Kurucu, ardında bıraktığı manevi mirasla gönüllere dokunmaya devam ediyor. Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi'nin hayata geçirdiği 'Yad-ı Cemil' etkinlikleri, bu kez rotasını usta ismin aziz hatırasına çevirdi. Sultanahmet'in tarihi dokusunda, Kızlarağası Mehmed Ağa Medresesi'nin o manevi atmosferinde yankılanan Kur'an-ı Kerim tilavetleri ve ilahiler, edebiyat dünyasının vefa borcunu ödediği anlara sahne oldu.

Gençliğe Rehber Olacak Bir Miras

Kültür sanat ve edebiyat camiasının yoğun ilgi gösterdiği törenin açılışında kürsüye gelen TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, meselenin sadece bir ismi anmaktan ibaret olmadığının altını çizdi.

Bıyıklı'ya göre asıl hedef, Kurucu'nun yetiştirdiği insanları ve o eşsiz eserlerini yarına taşıyabilmek. Usta yazarın hayatının bugünün gençleri için tükenmez bir istifade kaynağı olduğu etkinlik boyunca sık sık vurgulandı.

"Babam Uçaktı, Annem Kanattı"

Sıra merhum alimin kızı Sare Kurucu'ya geldiğinde ise salonda derin bir sessizlik hakim oldu.

Çocukluğundan bugüne aile bağlarının sıcaklığını dinleyicilere aktaran Sare Kurucu, annesinin omuzladığı o devasa yüke dikkat çekti. "Ben onlarla büyüdüm, yetiştim. Şimdi onların hatıralarıyla yaşıyorum" diyen Kurucu, hafızalara kazınan o çarpıcı ifadeyi kullandı:

"Babam uçaktı ama annem kanattı. Eğer kanat annem olmasaydı o uçak uçamazdı."

Bu sözler, usta ismin şahsi başarılarının ardındaki görünmez kahramanı ve ailenin omuz omuza verdiği mücadeleyi bir kez daha gözler önüne serdi.

Konya'dan Medine'ye Uzanan Çizgi

Babasının sadece kendi çabalarıyla değil, içinde yeşerdiği ilim ve kültür halkasıyla anlaşılması gerektiğini kaydeden Kurucu, bu kutlu yolculuğun duraklarını da paylaştı.

Konya topraklarında filizlenen, Mısır'da olgunlaşan ve nihayetinde Medine'de taçlanan bir hayat. Arapça, Farsça, Türkçe ve Urduca üzerinden kurduğu derin bağlarla genişleyen bir düşünce dünyası. Şiirlerinin tam merkezinde yatan sarsılmaz Hazreti Muhammed sevgisi ise onun kaleminin asıl mürekkebiydi.

Programda söz alan diğer katılımcıların, Ali Ulvi Kurucu'nun edebi şahsiyeti ve manevi mirası üzerine paylaştığı anekdotlarla sona eren anlamlı gecenin ardından, gözler şimdi merhum alimin eserlerinin yeni nesillerle daha güçlü bir şekilde nasıl buluşturulacağına çevrildi.

Kaynak: Haber Merkezi