Tüketim toplumunun şifresi: “İnsanlar, onlara göstermedikçe,

ne istediklerini bilmezler” diye bilinir. Bu şifre kırılmadan, tükenmeden nasıl

tüketeceğimizi fark etmek mümkün olmayacaktır. Bu şifreyi kırmak isteyenler,

tükettiğinden faydalanma oranını nasıl yükseltebileceğiyle ilgilenmelidir. Bu

sayede “azla yetinebilecek” bir dünya inşa edebilmek de zor olmayacaktır.

Ancak bunun bir matematiği var: Adım adım ilerle! Bu

adımlar, azla yetinebileceğimiz ve bir o kadar da mutlu olabileceğimiz bir

dünyanın adımlarıdır. Her şeyin birden olmasını isteyenler bir gün birden

tükendiklerinin farkına varmak istemiyorsa bu adımları atmaya başlamalıdır.

Birinci adım: Mükemmeli aramaktır. Detaylara önem vermekle

başlayan bu adım nerede yetersiz olduğumuzu tespit etmemizi sağlar. İkinci

adım: Uzmanları seçmektir. Yeteneği davet şeklinde de adlandırılan bu çalışma

bir nevi beyin avcılığı gerektiriyor. Üçüncü adım: Bedelini ödemektir.

Yetersizliği yok etmek isteyen gereken bedel ödenmeden yeni bir yetenek

kazanamayacağını öğrenmelidir.

Dördüncü adım: Odaklanmaktır: İnsanların, ne istediklerini

onlara göstermek ve faydayı arttırmak, faydayı arttırdıkça azla

yetinebileceğini öğretmektir. Beşinci adım: Kesintisiz öğrenmektir. Neyin

peşinde olursak olalım, yeni bilgi olmadan yeni ürün olmayacağını, olsa da

faydası dokunmayacağını bilmeliyiz. Altıncı adım: Basitleştirmektir. Fayda

üretmenin felsefesi basitleştirmeye odaklanır. Bunun için ise, su değirmeninden

vazgeçmek ve bu sayede yel değirmenini keşfetmek gerekiyor. Yedinci adım: Sır

saklamaktır. İş bitmeden konuşmama prensibiyle başlayan bu süreç sadece

bilinmesi gerekenin söylenmesiyle sonuçlanır. Çünkü, merak ve ilgiyi her zaman

dorukta tutmanın başka bir yolu yoktur. Sekizinci adım: Küçük takımlar

kurmaktır. Sayıların dili vardır. Küçük bir grup için 7, orta bir grup için 40,

büyük bir grup için 100 sayısı düşünülmelidir. Bilinmelidir ki; isimlerini

ezberleyemediğiniz büyüklük sizin kontrolünüzde değildir. Dokuzuncu adım:

Ödüllendirmektir: Çalışanları en çok motive eden ödüldür. Çünkü, ödül alamamak

bile çalışana ceza olarak yeter. Ödülün yarattığı heyecanla, her gün 25 saat

çalışmak mümkün olabilir.

Son adım: Örnek oluşturmaktır. Yaptığınız her şey örnek niteliğinde

olmalıdır. Bunun için harcanacak zaman da o işin sermayesi olacaktır. Sermaye

büyüdükçe elbette kazancı da büyüyecektir. Bu adımlar “daha fazlası”nı

isteyenler için geçerli olmasa da hayatını adım adım güzelleştirmek

isteyecekler için yeterlidir. Sabrın meyvesi de bu olsa gerektir. Önce faydayı

arttırmayı başarır, sonrasında da aza odaklanabilirsek hiçbir zaman tükenmeyiz.