Yıllardır aynı duyguyla yaşıyoruz:
Biz varız ama sesimiz eksik.
Sandık kurulduğunda hatırlanan, bayramlarda duygusal mesajlarla anılan; Türkiye ekonomisine katkı sununca “milli güç” sayılan ama Meclis kürsüsüne gelince yok hükmünde görülen milyonlarız biz. Avrupa’da, dünyanın dört bir yanında yaşayan gurbetçiler…
Tam da bu yüzden, TBMM’ye sunulan Yurt Dışı Seçim Bölgesi Kanun Teklifi, sıradan bir yasa girişimi değildir. Bu teklif, yıllardır ötelenen bir adalet talebinin ve bastırılmış bir aidiyet duygusunun ifadesidir.
Bu talebin Meclis’teki taşıyıcısı ise Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya oldu. Mustafa Kaya, yalnızca bir kanun teklifi sunmadı; aynı zamanda yurt dışında yaşayan milyonların “nihayet biri bizi ciddiye alıyor” demesine vesile oldu.
Bugün Türkiye sınırları dışında yaşayan 6,5 milyondan fazla vatandaş var. Seçmen sayısı 3,5 milyonu aşmış durumda. Buna rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yurt dışına özgü tek bir seçim bölgesi yok, doğrudan tek bir milletvekili yok. Bu tabloyu normalleştirmek mümkün değil.
Mustafa Kaya’nın farkı tam da burada ortaya çıkıyor. O, gurbetçileri sadece istatistik olarak değil; emeği, alın teri ve sözü olan insanlar olarak görüyor. Meclis’te resmen “yurt dışı milletvekili” sıfatı olmasa da, sergilediği duruşla gurbetçilerin fahri milletvekili gibi çalışıyor.
Avrupa’da sabahın köründe işe giden, akşam çocuğuna Türkçe öğretmeye çalışan anne-babaların; yıllardır vize kuyruklarında bekleyen iş insanlarının; emeklilikte, askerlikte, konsolosluk hizmetlerinde muhatap arayan vatandaşların sesi olmaya çalışıyor.
Sunulan kanun teklifi, yurt dışında yaşayan vatandaşlar için ayrı bir seçim bölgesi kurulmasını ve seçmen sayısına göre milletvekili belirlenmesini öngörüyor. Bu, Meclis’teki sandalye sayısını artırma değil; mevcut temsili adaletli hâle getirme önerisidir. Yani mesele “fazlalık” değil, hakkın iadesidir.
Dünyada onlarca ülke diasporasını özel seçim bölgeleriyle temsil ederken, Türkiye’nin hâlâ bunu tartışıyor olması acıdır. Ama geç de olsa atılan her doğru adım, geleceğe dair umudu büyütür.
Bugün bu teklif yasalaşsa da yasalaşmasa da bir gerçek artık inkâr edilemez:
Gurbetçiler sahipsiz değildir.
Ve onların sesi Meclis’e ulaşana kadar bu mesele kapanmayacaktır.
Belki Mustafa Kaya bugün resmî olarak yurt dışı milletvekili değildir.
Ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz:
O, bu ülkenin sınırları dışında yaşayan milyonların fahri milletvekili gibi davranmaktadır.
Bazen bir Meclis kürsüsünde en çok ihtiyaç duyulan şey, sayı değil; vicdandır.

