Musul üzerine yürüyüş çok hızlı gelişti ve kabileler

ittifakı, bir çırpıda Irak taki Sünni bölgeleri ele geçirdi. Hadisenin çok

hızlı bir şekilde seyretmesi herkeste şok ve şaşkınlık meydana getirdi. Bu

öngörülemeyen hızlı gelişmeyi üç benzeri vakayla ele almak mümkün. Bunlardan

birisi, 1994 yılında Taliban ın ufukta yokken bir anda özellikle Peştun

bölgesini ele geçirmesiydi. Adeta bütün amiller Taliban ın yükselişine hizmet

etmişti. Taliban ın yıldırım harekâtıyla, Irak ta kabile savaşçıları veya

IŞİD in ilerleyişini birbirine benzetebiliriz. Taliban çok kısa bir sürede

Peştun bölgesini ele geçirmiş ve Taciklerin mıntıkasına dayanmıştı. Irak taki

gelişmeler bir yönüyle Afganistan da yaşananları hatırlatıyor. Taliban ve IŞİD

çok çevik hareket etti ve katılımlarla birlikte memnuniyetsizlik havasının da

yardımıyla ülkenin kontrolünü ele geçirdi. Afganistan da Hikmetyar-Şah Mesut

çekişmesi bıkkınlık verdiği gibi Peştunlar arasında hizip kalabalığı da ülkeyi

kargaşaya boğuyordu. İşte bu ortamda Molla Ömer bir kurtarıcı olarak ortaya

çıktı. İŞİD de kendisini taife-i mansura / muzaffer bölük olarak görüyor. Molla

Ömer, Ebubekir Bağdadi gibi karaltı bir adam olarak biliniyordu. Gerçek

şahsiyetiyle alâkalı pek az bilgi vardı. Taliban Diyobend anlayışına

dayanıyordu. Kabile ittifakının çekirdeğini oluşturan IŞİD hareketi de kısmen

benzerlik arz ediyor. Selefilik yorumuna dayanıyor. Ebubekir Bağdadi de meçhul

bir kişilik. Savaşçıları da öyle. Adeta ortaçağdan çıkmış tipler. Tarihteki

Mukannaa / Maskeli hareketleri andırıyorlar. Zira muharipleri de kendilerini maskeliyorlar.

Bazı yönleriyle Irak, Afganistan ı andırıyor. Kuzey cephesinin yerinde Kürtler

yer alıyor. Kabile ittifakı da Kürt bölgesine kırmızıçizgi olarak bakıyor.

Taliban, Hazara Şii liderlerini tasfiye etmişti. Afganistan dan farklı olarak;

Irak ta Hazara yerine merkezi yönetimde Şiiler var. İlaveten, Hikmetyar yerine

Maliki var. Oranları da Hazara ile kabil-i kıyas değil. Bununla birlikte Sünni

bölgesini kaybeden Maliki ve uluslararası ittifakı Ortadoğu çapında büyük bir

darbe yemiştir. Yemen de İran bağlantılı Husilerin yapmak istediğini Irak ta

Sünni kabileler yapmıştır. Hem de tek başlarına.

*

Kabile savaşçılarının göz açıp kapayıncaya kadar Sünni

üçgeninde ilerlemeleri bir çeşit Amerikan birliklerinin sinsi bir biçimde

Bağdat a ilerlemelerine de benzetiliyor. Direniş beklerken Bağdat birden

çökmüştü. Üçüncü benzerlik ise Auzu Şeridi ni işgal eden Kaddafi birliklerinin

1980 li yılların sonunda yine ağızları ve yüzleri kapalı ve bir nevi maskeli

olan Çad birlikleri karşısında hızlı bir biçimde bozguna uğramasıydı. Bu

bozgunun mimarlarından birisi de Halife Hafter den başkası değildir. Şiilerle

Kürtlerin ortaklığının bozulması Maliki hükümetini zayıflattı. Zaten bir iki

yıl zarfında iki taraf birkaç defa savaş durumuna geçmişlerdi. Bundan dolayı bu

iç kargaşada Kürtlerin değeri artıyor. Sünni Arap kabilelerine karşı ABD

harekete geçmedikçe ve yeni düzenlemeler için garanti almadıkça Kürtlerin

harekete geçmeleri beklenmemeli.

*

Meseleye başka zaviyeden

bakanlar da var. Bunlardan birisi Iraklı yorumculardan Muhammed Zengene.

Tarihin tekerrür ettiğini ve IŞİD hareketinin Sünni üçgeninde ilerlemesinin

yeni bir Amerikan işgaline zemin hazırlayacağını tahmin etmektedir. Esasında bu

yeni gelişme, Obama nın veya külli olarak ABD nin Irak politikalarının iflasını

göstermektedir. Arapların bir deyimi ışığında ABD nin artık bu bölgelere

müdahalesi eskisinden daha zor hale gelmiştir. Ekonomik nedenin ötesinde

Arapların deyimiyle ittisaaa harku ale r raki durumu söz konusu! Yani sökük

tamir edilemeyecek kadar genişlemiş bulunuyor. Büyük ihtimalle ABD birkaç yıl

zarfında Ortadoğu ya veda edecek. Zira ABD, Nijerya, Libya veya Irak; hangi

birine müdahale edecek Ayrıca haklı nedenler varken Suriye de gevşek ve geri

durması Irak a müdahalesinin ahlâki zemininden ve meşruiyetten yoksun

kılacaktır. Üstelik bir de Nuri Maliki ile işbirliği bölgede ABD politikalarını

savunulmaz hale getirmiştir. Muhammed Zengene nin analizine gelecek olursak;

İngiliz boyunduruğundan ayrılan Irak eski başbakanlarından Reşid Ali Geylani

bölgede El Hac Emin el Hüseyni ile birlikte İsrail karşıtı ve İngiltere karşıtı

bir eksen politikası yürütür. Bu politikayı kuvveden fiile geçirmesiyle

birlikte İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere Irak a ikinci kez müdahale ve

işgal eder. Nuri Maliki şimdi ABD yardım ve müdahalesine bel bağlamış durumda.

Geylani ise önce Hitler yanlısı olan İran ve Şah ın yanına kaçar ardından

Berlin e oradan da Suudi Arabistan a sığınır. Zengene, Amerikalıların kabile

ittifakının ilerleyişini gerekçe göstererek İngilizlerin Reşit Ali Geylani

üzerinden ikinci işgallerini gerçekleştirmeleri gibi yeni bir hamle

yapabileceklerini öngörmektedir. ABD insansız hava uçakları kullanmaktan öteye

gidebilir mi Bölgede ve dünyada dengeler çok karışık. Genel olarak bölgede

Amerikan çağının söndüğünü söyleyebiliriz. ABD nin bölgeye müdahalesi Rusya ve

Çin karşısında gücünü eritecektir. İran müttefikinin bozgununun üzerinden büyük

bir darbe aldı. Arap Baharı nın ikinci ve silahlı aşamaya girmesiyle birlikte

yumuşak güç ve demokrasi üzerine şekillenen Türkiye modeli de çökmüş ve rafa

kalkmış oldu. Mali de 7 Cezayir diplomatının Kaide anlayışının türevleri

tarafından kaçırılması gibi Irak ta da Türk diplomatları kaçırıldı. Türkiye

sinir harbiyle karşı karşıya. Ama Tarık Haşimi ve Hey etü l ulema gibi isim ve

kurumlar üzerinden meseleyi suhuletle halletmenin yolunu deneyebilir.