Bismillahirrahmanirrahim,

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim hesap gününün hâkimi, Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (S.A.V.), âline ve sahabelerine olsun.

İnsan, imtihan için doğar, karşılığını almak için ölür. Bu Allah’ın düzenidir, bu düzeni değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Allah’a iman edenler de, inkâr edenler de ölürler. Rabbimiz soruyor: BAKARA 28: “Ey inkârcılar, siz, ölü (bir şey değil) iken sizi dirilten (yaratan) Allah’ı nasıl inkâr ediyorsunuz Şunu bilin ki, sonra sizi (eceliniz geldiğinde) O, öldürecek, tekrar sizi O diriltecek ve tekrar O’na döndürüleceksiniz.” Allah’a döndürüldüğümüz gün, en ince işler bile önümüze konulacaktır. Lokman, oğluna bunun eğitimini vermiştir: LOKMAN 16:“Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah, onu (senin karşına) getirir…” Buradan, İslamsız saadet olmaz, AB kıstasları, faiz, zina, kumar, içki, hırsızlık ile saadet bulunmaz dersini almalıyız.

Biz, ahirete inanan bir toplumuz. Ahiret âleminde iki barınak vardır, bunlar cehennem ve cennettir. Ölen ya cehennem için ya da cennet için ölür.

Dünya, talep etme, ahiret ise karşılık bulma yeridir. AL-İ İMRAN 185: “Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Bu dünya hayatı ise, aldatma metaından başka bir şey değildir.” İnanan kazanır, inanmayan kaybeder.

Ölüm mutlak gerçektir. NİSA 78: “Nerede olursanız olun, burçlarda, sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile ölüm size ulaşır.”

Ahirete inanmayanlar, inandıklarını söyledikleri halde ciddiye almayanlar, ölüm karşısında acze düşenler,gafletlerini alaycı bir üslupla izhar ederler.CASİYE 24: “(İnkârcı ve müşrik olanlar) dediler ki: Hayat ancak bu dünyada yaşadığımızdır. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman helâk eder. Bu hususta onların hiçbir bilgisi de yoktur. Onlar sadece zannediyorlar.” Ve bunlar, hiçbir şeye gücü yetmeyen aciz ve batıl ilahların düzenine uymayı akıllılık sayarlar. FURKAN 3: “( İnkârcı ve müşrik olanlar) Allah’ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan, bilakis kendileri yaratılmış olan, bizzat kendilerine bile ne zarar ne de fayda verebilen, öldürmeye, hayat vermeye ve ölüleri yeniden diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen ilahlar edindiler.” Batıl din, düzen ve davalar ile dünyada ömür geçirenler, hayatlarını şer için yaşarlar. Bu yaşamanın karşılığı da cehennemdir. Bunu ancak bilgisi İslam’ca olanlar idrak edebilirler. İslam’ca bilgiye sahip olmayanlar ise öldükleri zaman bu gerçeklerle yüzleşeceklerdir.

Mümin olanlar ise, dünya hayatlarını İslam’ca yaşayan kimseler olarak, yaşadıkları hayatı ahiret hayatları için karlı bir kazanca dönüştürürler ve ebedi saadete ermenin mücadelesini verirler. ENAM 162-163: “De ki: ‘Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm; hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir…”

Cehennem, kâfir, müşrik, münafık, fasık ve facir olarak ölenlerin azabıdır.

Cennete ise, Müslüman olarak ölenlerin saadet yurdudur. Allah bizlere kâfir, müşrik, münafık, fasık ve facir olarak değil, Müslüman olarak ölmeyi emretmektedir. ALİ İMRAN 102: “Ey iman edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.”

HAK SÖZ

MİLLİ GÖRÜŞ, “Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm; âlemlerin Rabbi Allah içindir” diyebilenlerin yoludur. “Benim hayatım ve ölümüm; dünya egemenleri AB, ABD, ırkçı emperyalizm ve kırmızı koltuklar içindir” diyenlerin yolu ise İŞBİRLİKÇİLİK yoludur. Milli Görüş yolu hak, işbirlikçilik yolu batıl yoldur. Milli Görüş, hayra hizmet edenlerin, işbirlikçilik, şerre hizmet edenlerin yoludur. Hayra hizmet edenler SAADET PARTİSİ çatısı altında bu hizmetlerini yürütüyorlar. Şerre hizmet edenler ise DİĞERLERİ partilerinde şerre hizmet işlerini yürütüyorlar. Hüküm Allah’ındır. Allah’ın hükmü İslam’dır. İslam konuşulan şey değil, yaşanılan şeydir. Peygamberler öldü. Nemrutlar, Firavunlar, Ebu Cehiller öldü. Hz. Âdem’den günümüze kadar yaşayan inanan, inanmayan herkes öldü. Ölen hiçbir kimse, saltanat ve garibanlığını yüklenerek ölmedi. Milli Görüş lideri Erbakan hocamız öldü. İnkârcı zalimlerin önderi Şaron da öldü. Obama ve Netanyahu gibi zalim önderler ve onlara uyanlar da ölecekler. Hakkın hâkim batılız zail olması için cihad edenler, salih amellerini yüklenmiş, batılın hâkim, hakkın nurunu söndürmek, kırmızı koltuklarda oturmak için mücadele edenler de batıl amellerini yüklemiş olarak ölecekler. ŞEF öldü, REİS de ölecek. Herkes, yüklendiği yükün hesabını, hesap gününde Allah’a vermek için ölecek vesselam.