Muhterem Müslümanlar!

Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.), son din de O nun

tebliğ ettiği İslâm dır. Bu dinin vahyedildiği Kitap da Kur an-ı Kerim dir.

Bizler, son Peygamberin ümmeti, son dinin mensubu, son

kitabın da inanıcılarıyız. Bunlara inanıp tasdik etmekle, Müslümanız.

Rasûl-i Kibriya (s.a.v) Efendimizi, Kur an-ı Kerim bize

tanıtıyor. O nu tanımamız gerektiği için tanıtıyor. (Ahzâb: 45-46. Hicr: 89.

A raf: 157. Tevbe: 127-128. Saff: 6, Fetih: 29. Enfal: 64. vesaire.

En doğru şekilde, O nu tanıyacağız. O nu tanıyamazsak

olması gereken mânâda iman etmiş olmayız, itibar ve değerimiz olmaz. O, nasıl

yaşadı ise Allah (c..c) bizden öyle bir yaşam tarzı oluşturmamızı istiyor.

Peygamberimizin aile hayatını öğrenmek için O nun nasıl

bir aile reisi, nasıl bir koca, nasıl bir baba, sosyal ve beşeri ilişkilerinin

nasıl olduğunu bilmemiz lâzım. O nu tanıyacağız, tanıdığımız gibi yaşayacağız

ki, mutlu olabilelim. Günümüzde aile facialarının tamamı Hz. Muhammed i

tanımamanın, O nun tarzını tarz edinememenin sonucudur.

Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin nasıl bir koca olduğuna

baktığımız zaman, O nun gibi bir koca olma gayreti içinde çok şeyler öğreniriz.

Peygamberimiz evinde zamanının:

*Bir kısmını ibadete,

*Bir kısmını ailesine,

*Diğer bir kısmını da kendisine olmak üzere 3 e ayırırdı.

Efendimiz, insanlara bildiğini anlatacak ilk kişilerin

aile fertleri olduğunu göstermiştir. O, kendisine gelen heyetlere:

Ailenize dönün, burada öğrendiklerinizi onlarla

paylaşın... derdi.

Efendimizin bu yönünden en çok Hz. Aişe (r.anhe)

faydalanmıştır. Hz. Hatice (r.anhe) ile beraberliğinde göze çarpan en önemli

nokta:

- Dostluk ve

- Arkadaşlıktır.

Hz. Hatice (r.anhe) nin vefat ettiği yılın

Peygamberimizin en çok üzüldüğü yıl Hüzün yılı olarak anıldığını biliyoruz.

Veda hutbesinde:

... Ey insanlar! Sizin kadınlar üzerinde bir takım

haklarınız vardır. Onlar sizin haklarınıza özen göstermelidir. Onların da sizin

üzerinizde hakları vardır.

Onlara karşı iyi davranınız. l Eşlerinize şefkatle

muamele ediniz... buyurmuştur.

Peygamberimiz hanımlarının:

Hem hocası, l Hem de kocası idi.

Evi mektepti. O mektebin hocası Efendimiz, talebeleri de

hanımları ve çocuklarıydı.

O, hanımlarıyla:

- Şaka yapmıştır.

- Koşu yapmıştır.

- Onlara espri yapmıştır.

- Onları gece namazına kaldırmıştır.

- Evde hanımlarına yardım etmiştir.

- Hanımlarıyla daima istişare ederdi.

Bir kimse eşine kin beslemesin, onun bir huyunu beğenmezse,

başka huyunu beğenir buyururlardı.

Mü minlerin imanca en mükemmel olanı, ahlâkça en güzel

olanı ve aile fertlerine yumuşak davrananıdır beyanı bugün çok daha iyi

anlaşılmaktadır. O, hanımlara iyi davranmayı iyi Müslüman olmanın şartı saymıştır.

Çünkü insanın hayatta en yakın olduğu kişi hanımıdır.

Peygamberimiz hanımlarıyla:

- Sohbet ederdi.

- Onlara asla vurmadı.

- Hakaret etmedi.

- Olgunlukla yaklaştı.

- Maddi-manevi ihtiyaçlarını giderdi.

- Evlenirken mihirlerini verdi.

- Düğünlerinde velime (yemek) verdi.

- Hanımın ağzına konan lokmanın sevap olduğunu söylerdi.

Muhterem Müslümanlar!

Peygamberimize nasıl bir baba oldu diye baktığımızda,

O nda bizim için örnek hayatı buluruz.

Peygamberimiz:

- Çocukları çok severdi.

- Sadece kendi çocuklarını değil başkalarının çocuklarını

da severdi. Bir defasında hasta Yahudi çocuğunu ziyaret etmişti. (Ebu Dâvud

c/2. sf: 264.)

Her çocuk Müslüman olarak doğar buyurdu.

Çocuklara selam verirdi. Onların hatırını sorardı.

(Buhari, edep: 81, Müslim, selam: 15)

Bir baba evlâdına iyi bir terbiyeden daha güzel bir

miras bırakmaz buyururlardı.

Muhterem Müslümanlar!

İnsanlar zihinlerinde kimleri canlandırıyorlar,

zihinlerinde kimler örnek olarak teşekkül ediyorsa, onlara benzemeye

çalışacaklardır. Bizi Yaratan ın bizden istediğini en doğru şekilde yapabilmek

için O nun elçisini adım adım izlemekten başka çaremiz yoktur. Mutluluğumuz da

buna bağlıdır.