Şimdi Barzani petrolü Türkiye ye akıttı, petrol

paralarını Türk bankaları tahsil etmeye başladı, ekonomik yakınlaşma başladı

ya; bir de bu PETROL SORUNU üzerinde duralım. 

Bu gelişme petrolün sermayenin kontrolünden çıkarak

devletlerin kontrolüne geçmeye başlaması ve sermayenin ekonomik üstünlüğünü de

kaybetmeye başlaması demektir. Bunu başarmamız sermayenin yenilmesi anlamına

gelir. Bunu başarmak için neler yapılmalıdır a) Devletler, sağladıkları güven

sebebiyle yeraltı kaynaklarından elde edilen hâsılanın beşte birini vergi

olarak alacaklardır; örneğin, petrol olarak alacaklardır. b) Üretim tesislerini

sermaye kuracak ve kira payını petrol olarak alacaktır. c) Üretenler de üründen

pay alacaklardır. d) Elde edilen ürün insanlığın vakıf depolarına girecek,

depolanması ve taşınması karşılığı üründen pay verilecektir. e) Pay sahipleri

ellerindeki pay belgelerini serbestçe fiyatlandıracaklardır. Tüketiciler bu

belgeyi alarak dünyanın her yerinde aynı miktarda mamul maddeyi alacaklardır.

f) Arz ve talep kanunlarına göre `yeryüzünde tek fiyat oluşacak, satıcılar o

fiyatla satacaklar, alıcılar o fiyatla alacaklar, gümrükler ve ruhsatlar

olmayacaktır. g) Petrol depolama ve taşıma uluslararası planlama ile tespit

edilecek, petrolden alınan petrol taşıma ve depolama payı ile ihaleler

yapılarak devam edilecektir. Enerji üretimini ve enerji tüketimini halk

yapacak, üretilen enerji serbest arz ve talep kanunlarına göre fiyatlanacaktır.

Depolama ve taşıma ise Birleşmiş Milletler in koyacağı bir yatırım payı ile

sağlanacaktır. Yatırımcılar mevcut enerji kaynaklarının tesislerini kuracakları

gibi yeni enerji kaynaklarını da araştıracaklardır. Mevcut petrol yataklarının

rezervleri tespit edilecektir. Bunlar bitinceye kadar bunlar ihtiyaca göre

harcanacaktır. Petrol yakıtları bittiği gün mevcut bitkilerin her yıl

depoladığı biyolojik yakıt petrole çevrilecektir. Bunun miktarını serbest arz

ve talep miktarı belirleyecektir. O halde yapacağımız iş nedir a) Her petrol

işletmesi bir petrol kooperatifi tarafından işletilmelidir. b) Petrol

depolama ve taşıma kooperatifi kurulmalıdır. Üye devletler de ayrı ayrı

kooperatifler olarak çalışmalıdırlar. c) Petrol pazarlama kooperatifi

kurulmalı. Petrol Senedi çıkarılmalı. Kooperatifin depolarına petrolü teslim

edenlere bu senetler verilecek, bunlar bunu dünyada pazarlayacaklardır.

Tüketiciler petrol istasyonlarına para değil bu senedi vererek petrol

alacaklardır. d) Senet altın üzerinden tek fiyatla tüm dünyada

pazarlanacaktır. Fiyat, yeryüzündeki stok miktarını dengede tutacak şekilde

ayarlanacaktır. İstanbul da böyle bir kooperatifi kurarak işe başlayabiliriz.

Bu konudaki mücadeleyi biz değil petrol satanlarla petrol alanlar yapacaktır...

Bölgelerde ve özellikle de bizi çevreleyen bölgelerde

gelişmeler ve değişmeler var Son on yıllık dilimlerde bu gelişme ve değişmeler

daha da hızlandı Sömürü sermayesinin 90 lardaki hedefi, Ortadoğu yu küçük

devletlere bölmek ve İsrail in emrinde Ortadoğu birliğini (BOP/BİP) oluşturup

dünyayı Ortadoğu dan yönetmekti... Irak la İran ı savaştırmak ve Türkiye yi de

bu savaşa sokarak sonunda istediğini elde etmek istiyordu... Ama sermaye bu

savaşta mağlup oldu, çünkü İran sermayenin desteğini almadan Irak ı yendi ve

Türkiye de İran la savaşa girmedi... Bölge devletleri aslında bugüne kadar

(önceleri sermaye adına sadece İngiltere nin, sonra onlara katılan ABD nin

yani) sömürü sermayesinin kendilerine biçtiği rolleri oynuyordu... Bu durum

Türkiye de Millî Görüş Hareketi nin başlamasına kadar böyle devam etti ama

Erbakan ın Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen söylemleri ile sarsılmaya

başladı... İran da sermayenin beklemediği inkılâp oldu... Sovyetler (SSCB) de

yine bu sebeple çöktü Kapitalizm de artık çöküyor ABD de Yahudiler ikiye

bölündü, Obama başkan seçildi... Sonuç olarak Millî Görüş Hareketi ve Adil

Düzen söylemi bile dünyayı değiştirdi Yani ADİL DÜZEN in sadece kokusu

bile bunları gerçekleştirdi

Demek ki ADİL DÜZEN in kendisi yani tam uygulaması

olan HAK gelse, BÂTIL kendiliğinden zâil olacak Sistemi bir kere daha

hatırlayıp hatırlatalım: a) Yerinden yönetim sistemi b) Hakemlik sistemi c)

Faizsiz çalışana kredi sistemi d) Özellikle Doğu Anadolu da ve bütün

Türkiye de halk medreselerinin yeniden açılması, dayatmacı eğitim sistemine son

verilmesi ve uygulamalı eğitim sistemine geçilmesi