Öyle anlaşılıyor ki Tuncay Özkan paranın tadını almış! Önce iktidara karşı bayrak açıp sol cepheyi kendi safında "Biz kaç kişiyiz" diye toparlamaya çalıştı!

Ardından borçlarını ve iktidarın baskısını bahane ederek elindeki televizyon kanalını o güne kadar düşman ilan ettiği kişilere satıverdi!

Bu satış Tuncay Özkan aleyhine müthiş bir furyanın başlamasına yol açtı!

Bizim tanıdığımız Tuncay Özkan ın bu tür akçeli işlerle fazlaca alakası yoktu!

Onu daha çok fikir ve düşünceleri için mücadele ederken tanımıştık.

Geldiğimiz noktada ise bir şey söylemekte zorlanıyoruz.

Ancak son açıklamaları aklımızdaki soru işaretlerini çoğaltıyor.

Tuncay Özkan yapılan eleştirileri fazla ciddiye almaksızın yeni bir kanal kuracağından söz ediyor!

Hatta kanalın ismi bile ilan ediliyor!

Ardından kuracağı parti ile ilgili açıklamalar yapıyor!

Ve bir iki aya kadar partinin kurulmuş olacağı müjdesini veriyor!

Sonra da ağzındaki baklayı çıkarıyor:

"Artık iktidara gelmek istiyorum!" diyor.

Bu ifadeler gerçekse Tuncay Özkan fevkalede yanlış bir yola girmiş demektir!

Toplumda hakkında böylesine bir güven bunalımı oluşmuşken yeni parti ve televizyon kanalından söz etmesi bize çok mantıklı gelmiyor!

Kanaltürk ü "Solcular aldı da satmadım mı " gibi bir mazeretle o kanal izleyicisinin taban tabana zıt olduğu insanlara satması Tuncay Özkan için bir hayli prestij kaybına neden oldu!

Tuncay Özkan bunu görmüyor ya da fark etmiyor olabilir mi

Tamam, Kanaltürk ü iyi bir fiyata satmış olabilir!

Ama bu demek değildir ki bu ticaret böyle devam eder gider.

Yani Tuncay Özkan ın kuracağı her kanal böyle para eder!

İzlemlerimize göre Tuncay Özkan yeni bir kanal kuracak olursa önce taraftar bulmakta zorlanacaktır.

Sonra da hiç şüphesiz satmakta zorlanacaktır!

Bu aşama da Tuncay Özkan ın yapacağı en güzel iş kanımızca uzun bir süre ortaklıkta görünmemesi olacaktır.

Bu süre içinde anılarını bir araya toplayabilir!

"Biz kaç kişiyiz" kampanyasında neler yaşandığını, kimin ne kazandığını, kimlerin neler kaybettiğini bir güzel anlatabilir!

Böyle köşesine çekilmek yerine inadına işin üzerine gider ve hem kanal hem de parti kurarak gündemde kalmaya çalışırsa aleyhinde düzenlenen kampanyaların da hız kazanacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Şu anda biliyoruz ki sol cenahta pek çok kişi kendilerini aldatılmış ve kandırılmış hissediyor.

Hele bunun bir de Tuncay Özkan gibi biri tarafından yapılmış olmasının ezikliği içindeler.

Sadece onların tepkisi bile Tuncay Özkan a rahat nefes aldırmaz.