Büyükannem dört kız çocuğu büyütüp evlendirdim ama evin boşaldığını

küçük kızımın evliliğinden sonra anladım. Sanki bir tarafım boşlukta kalmış

gibiydi, düğünden önce - kızım bari şu hırkayı bırak da bana evin boşaldığını

hissettirme demiştim. Ama torunlar doğduğunda boşalan evin yeniden dolduğunu

ve ailenin genişlediğini hissetmiş Allah a hamd etmiştim diye anlatır ve

gözlerimizin içine bakarak duygularını anlayıp anlamadığımızı test ederdi. O

zamanlar büyükannemi sadece içini döksün de rahatlasın diye dinler ve anlayamazdım.

Ama zaman geçtikte geçmişte bize sıkıcı gelen o yaşanmışlıkların hayatla

kucaklaştığını görüyorum.

Geçtiğimiz hafta kızımın söz merasimi

vardı, hayallerimin labirentlerinde dolaşırken büyükannemin o sözlerini yeniden

işitir gibi oldum. Doğum, evlilik ve ölüm İnsan hayatının üç önemli dönüm

noktası Doğum hayatın başlangıcı Allah size üç kg bir yavruyu veriyor ve siz

bu yavruyu sevginizle besleyerek hayata hazırlıyorsunuz. Bir insan

yetiştiriyorsunuz ve onun iş hayatı, arkadaş çevresi, evlilik yaşantısı ve

hayatla irtibatı olan her şeyi sizin ilgi alanınız oluyor.

Kızımın söz merasiminde her anne gibi

ben de geçmişle gelecek arasında gidip geldim. Üç kg ağırlığında hayata

başlayan o çocuğun büyüdüğünü ve kendi hayatını kurmak üzere yola çıktığını

düşündüğüm ve her an devir daim halinde olan zamanın hayatıma getirdiği

değişimlerin farkına vardım. Doğanlar büyüyor, büyüyenler evleniyor evlenenler

çoluk çocuğa karışıyor, yaşlılar yol hazırlığı yapıyor ve hayat akıp gidiyordu

Gündelik hayatımızda zamanın geçiş hızını pek idrak edemiyor ve bu değişimleri

göremiyoruz. Sanki hayatımız tekdüze ve hep aynı güzergâha doğru gidiyormuş

hissine kapılıyor ve yolun her kavşağında şaşkınlıkla irkiliyoruz. Oysa her

nefes ebediyete atılan bir adımdır ve her geçen gün, hayatımızdan bir şeyler

alıp gidiyor. Ama bizler hayatın neresinde yer aldığımızı, doğum ölüm ya da

düğünlerde anlayabiliyoruz. Doğum ölüm ve evlilikler hayatın üç önemli

vechesini özetler mahiyettedir. Evlilikler yeni hayatların yeni nesillerin doğumu

ile yeniden şenlenirken ölümler hayatın geçiciliğini gösteriyor. Daha dün

kanatlarımızın altına alıp korumaya çalıştığımız o çocuklar hayatın adamları

oluyorlar. Başta da dediğim gibi doğanlar büyüyüp evleniyor, evlenenler

yaşlanıyor ve dünya ölenlerle boşalırken doğanlarla yeniden hayat buluyor.