Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na katılmasına ve yıkılışına sebep olan İttihaçıların iktidar uğruna yaptıkları kanlı eylemlerden biri de Bâb-ı Âli Baskını’dır. Bugün tarih kitaplarında Talat, Enver ve Cemal Paşalar hakkında iyi veya kötü birçok yazı kaleme alınmıştır. Kimine göre kahraman kimine göre vatan haini olan bu kişiler, her halukârda bir Cihan imparatorluğu olan Osmanlı’yı kurtlar sofrasında parçalanan kuzuya çevirmişlerdir. Yıldönümü vesilesiyle anlatmaya çalıştığımız menfur olayın ardından İttihat ve Terakki üyeleri Osmanlı yönetimini ele geçirmişlerdir. Balkan Savaşları’nın yaşandığı yıllarda, yaşanan kıtlık, bulaşıcı hastalık salgınları ve siyasi çalkantılarla gelen darbeler, savaş şartlarıyla birleşince üzücü, ümitsizliğe sevk edici acı tabloların ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Osmanlı’yı kurtlar sofrasındaki kuzuya çeviren İttihat ve Terakki’nin oyunlarından biri:

Bab-ı Âli Baskını

Balkan Savaşı büyük bir bozgunla aleyhimize sonuçlanmış, ülke nereye sürüklendiği bilinmeyen bir sele kapılmıştı. Bu bozgunun yaşanmasına sebep olarak İttihat ve Terakki yandaşlarının ordunun kritik noktalarına getirilmesini gösterebiliriz. Harbiye Nazırı Nazım Paşa’nın sadrazamlık sevdası, daha önce tutuklanan birçok İttihatçı’nın salıverilmesini sağladı. Sadrazamlık ümidiyle kendilerine bağlanan Nazım Paşa’nın bu teslimiyeti, İttihatçıların faaliyetlerini genişletmiş, ne pahasına olursa olsun tekrar iktidar hesaplarını gündeme getirmişti.

Talat Bey (Paşa)’in organize ettiği bir toplantı ile Sadrazam Kamil Paşa’nın nasıl iktidardan indirileceği konuşuluyordu: Toplantıya, meşhur İttihatçılar; Prens Said Halim Paşa, Hacı Adil Bey, Ziya Gökalp Bey, Midhat Şükrü Bey, Cemal Bey (Paşa), Kara Kemal Bey, Dr. Nazım, Mustafa Necip Bey ve Enver Bey (Paşa) katılmıştı. Bu toplantıyla alınan kararda ise hükümeti devirme işinin görünen yüzünde Enver Bey ve ekibinin olması, görünmeyen yüzünde ise komitacılığı ile tanınan Talat Bey ve birkaç yandaşının bulunması vardı.

İstanbul’da bunlar olurken ordu içinde de hükümetin devrileceği ve askerin de bu işin içinde olacağı haberleri yayılıyordu. Özellikle Bâb-ı Âli’de bulunan Meserret Kıraathanesi, İttihatçıların buluşma noktası olmuştu. Ordu içindeki subayların İttihat saflarına geçenleri her an bir kıvılcım bekliyordu. O kıvılcım Edirne’nin Bulgarlar’a bırakılacağı haberiydi. Ve o kıvılcımı ateşleyen ise Enver Bey ve fedaileriydi. 23 Ocak 1913’te İttihat ve Terakki’nin Nur-u Osmaniye’deki merkezinden çıkan Enver Bey ve 10-15 kişilik bir grup sloganlar eşliğinde Bab-ı Âli’ye doğru ilerlemeye başladı. Enver Bey ve yanındakiler hükümet binası bahçesine girmiş ve merdivenleri çıkıyorlardı. Binanın korunması için teşkil edilen manganın, bu bir avuç insana müdahale etmemesi çevrede toplanan meraklı kalabalığın şaşkınlığını artırıyordu. Müdahale etmeye çalışan bir iki asker ise sıkılan kurşunlarla yere serilmişti. Enver Bey ve adamları binaya girdikten sonra da içeriden silah sesleri gelmeye devam etti. Büyük bir cüretle gerçekleştirilen bu baskın ile başta Harbiye Nazırı Nazım Paşa olmak üzere 13 kişi katledildi. (Bazı kaynaklarda ölenlerin sayısı 11 olarak belirtilir. Sebebi ise olarak, sadece Harbiye Nazırı Nazım Paşa’nın cenaze merasimi yapılması diğerlerinin de gizlice defnedilmesidir)

Bu baskını organize eden ve katılan önemli isimler; Enver bey, Talat Bey, Filibeli Hilmi, Sapancalı Hakkı, Mithat Şükrü Bleda, Yakup Cemil, Mustafa Necip, Kara Kemal, Doktor Nazım, İzmitli Mümtaz, Silahçı Tahsin, Samuel Israel ve Ömer Naci’dir.

İlk icraatları muhalifleri tutuklamaktı

Baskın ile birlikte mevcut Kâmil Paşa Kabinesi alaşağı edilmiş, İttihat ve Terakki muhalifleri birer birer tutuklanmış, elinden sadaret mührü alınan Sadrazam Kamil Paşa ise İstanbul dışına sürülmüştür. Yeni hükümeti Mahmut Şevket Paşa kurarken, İttihatçıların cengaverlerinden Cemal Paşa da İstanbul muhafızlığına getirilerek, terörün en alasını gerçekleştirmesinin önü açılmıştır.

KRONOLOJİ

1 OCAK Çekoslovakya; Çek Cumhuriyeti ve Slovakya Olarak Ayrıldı (1993).

1 OCAK Takvim ve Saatte Yapılan Değişiklik Yürürlüğe Girdi (1926)

1 OCAK Çin’de Binlerce Öğrencinin Tianenman Meydanında Yürümesi (1987)

2 OCAK Güney Afrikalı Dr. Christian Barnard’ın, İlk Defa İnsandan İnsana Kalp Naklini Başarması.

2 OCAK Kanuni’nin Rodos’u Fethi (1523).

2 OCAK 8 Mart 1961’de Kurulan Basın İlan Kurumu Kuruluş. Yasası Çıkartıldı (1961).

3 OCAK Küba ile ABD Arasında Diplomatik İlişkilerin Kopması (1961).

4 OCAK Osmanlı-İsveç Savunma Antlaşmasının İmzalanması (1740).

5 OCAK Osmanlı - İngiltere Arasında Çanakkale (Kal’ayı Sultaniyye) Antlaşması’nın İmzalanması (1809).

6 OCAK Eski Dışişleri Bakanlarından Tevfik Rüştü Aras’ın Ölümü (1972).

6 OCAK IV. Mehmet’in Edirne’de Ölümü (1693).

6 OCAK İngiltere’nin, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Resmen Tanıması (1950).

7 OCAK Sadrazam Mustafa Reşit Paşa’nın Ölümü (1858).

7 OCAK Demokrat Parti Kuruldu (1946).

10 OCAK Osmanlı Devleti ile Rusya Arasında “Yaş Barış” Antlaşmasının İmzalanması (1792).

11 OCAK Peygamberimizin Mekke’yi Fethi (630).

12 OCAK Osmanlı Mebusan Meclisi’nin Son Toplantısı (1920).

15 OCAK İsrail Askerlerinin Mescid-i Aksa’yı Basması (1988).

16 OCAK III. Murat’ın Ölümü; III. Mehmet’in Tahta Çıkması (1595).

17 OCAK Körfez Savaşı’nın Başlangıcı (1991).

21 OCAK Padişah III. Mustafa’nın Ölümü; I. Abdülhamit’in Tahta Çıkışı (1774).

21 OCAK Rodos’un Fethi (1522).

23 OCAK İttihatçıların Babıâli Baskını (1913).

23 OCAK Vietnam’da Barış (1973).

25 OCAK Sırp Zındığı Zaferi (1364).

26 OCAK Kazım Karabekir’in vefatı (1948).

26 OCAK Karlofça Barış Antlaşması’nın İmzalanması (1699).

27 OCAK Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu (1299).