Bir de şöyle düşünün hele!
Kendinizi bu gayrımüslim komşunuzun yerine koyun. Bir bakın!
31 Aralık günü ve hele hele akşama doğru bu Müslüman komşularınız,
Gayrımüslimler gibi yılbaşı hazırlığında… Onlar ne yapıyorsa, aynısını
yapıyorlar… Piyango bileti satan büfelerin, hindicilerin, kuruyemişçilerin
önünde kuyruğa girmişler… Başka zaman eve hiç almadıkları veya nadir aldıkları
meyveleri, yemişleri, çerezleri alıyorlar... Çam ağacı süslemeleri,
hediyeleşmeler, tebrikler vesaire…
Bu halde olan sözüm ona Müslümanlar hakkında ne
düşünürdünüz
Belli! Bu Müslümanlar, acaba gayrımüslim mi oldu Müslümana:
“Sen hıristiyan mısın ” diye sorsan darılır.
Amma yılbaşında hindi, kaz; yemesine bayılır...
Çam deviren hindici, nasıl mü’min sayılır...
Bilmiyoruz çoğumuz ne edip yapıyoruz:
“Batı, Batı” diyerek, eyvah! Hep batıyoruz!
Yaklaşınca her sene, öz yurdumda yılbaşı:
Yapılır milletime Firenkçe türlü aşı!..
Buna, ağlar ağacı; hem toprağı, hem taşı:
Müslümanız (!) onlarla,Noel de yapıyoruz.
“Batı, Batı!” diyerek, eyvah! Hep batıyoruz!..
Müslümanların bu günkü halini şair ne güzel dile getirmiş:
Bir elde kadeh! Bir elde Kur’an!
Ne helâldır işimiz, ne de haram!
Şu yarım yamalak dünyada,
Ne tam kâfiriz, ne de tam bir Müslüman!
Evet, arzedilen bütün bu ayet-i kerime, hadis-i şerif ve
fetvalar; gayr-ı müslimlerin noel ve yılbaşı bayramını kutlamak için onlardan
kat kat fazla aşırılıklarla hazırlanan, adeta yarışa giren günümüz
Müslümanlarının kulaklarını çınlatmalıdır, kulaklarına küpe olmalıdır. ALLAH
Teâlâ, hidayet versin. Amin.
İslâm coğrafyasının büyük bir bölümünde açlık, yokluk, iç ve
dış savaş sebebiyle Müslümanlar kan ağlar, feryat eder, tarihte emsali
görülmedik derecede zülme maruz kalırken; bazı Müslümanların bilerek veya
bilmeyerek bir gayrımüslim uydurması olan yılbaşı günü ve gecesinde birçok hata
işlemeleri, birçok büyük günahları işlemeleri ve hattâ irtidada kadar giden
yollara dahi sapmaları gerçekten çok düşündürücü olmaktadır. İşte o hataların
bir kısmı:
1- İman yönünden:
Noel ve yılbaşı gecesinde tertip edilen ve dinen gayr-ı
meşru olan eğlencelerin, işlenilen haramların meşru ve mübah kabul edilmesinin;
hele hele çam ağacı altında yemek yenilirse, ömür uzarmış, yeni yılın ilk
saatlerine neş’e içinde girilirse, gelecek yıl aynı neş’e ile devam edermiş,
genellikle karla örtülü, kırmızı başlıklı paltosu ve kocaman beyaz sakalı ile
temsil edilen efsanevî bir kişi noel babanın, gökyüzünde rengeyiklerinin
çektiği bir kızakla ya da yerde eşek sırtında veya yaya olarak dolaştığına ve
evlere bacalardan inerek başta çocuklar ve fakirler olmak üzere insanlara
çeşitli hediyeler bıraktığına ve benzeri hurafelere inanmanın neticesi: Kâfir
olmaktır, dinden çıkmaktır.
2- Ağaç katliamı: Her yılbaşında noel uğruna binlerce çam
fidanı heba edilmektedir. Türkiye’de her geçen gün yeşillik oranının azaldığına
dikkat çeken orman mühendisi uzmanlar, kesilen çam fidanlarının bir günlük
eğlence için feda edildiğini kaydederek, şunları söylüyorlar: Binlerce çam
fidanına yazıktır. Kutlamalarda çam fidanı kullanılsa ne olur, kullanılmasa ne
olur Türkiye’de her geçen gün azalan yeşil alanlar, yanıp kül olan ormanlar
göz önüne alındığında, her yılbaşında 50 bin çam fidanını göz göre göre
kaybetmek ihanettir.