Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça ve kimlerin aday olacağı belli olmadıkça ortam geriliyor!

Tedirginlik had safhada!

Ve bu tedirginlik içinde korktukları kişilerin aday olmasını önlemek için herkes elinden geleni yapıyor!

Oysa AKP iktidarının "Ortamı germeme" gibi bir ilkesi vardı!

Kendilerini iktidara taşıyan geniş halk kitlelerinin beklentileri karşısında "Aman ortamı geren taraf biz olmayalım" diyorlar ve beklentilere cevap vermeyi hep bir başka bahara erteliyorlardı!

Ortamı geren taraf olmamaya büyük özen(!) gösterirken de önce toplumsal mutabakattan sonra da kurumsal mutabakattan söz ediyorlardı!

Kendilerini iktidara taşıyan kitleler her ne zaman "Ne oldu bizim özgürlükler" diye seslerini yükseltecek olsa, iktidar sahipleri önce toplumsal mutabakatı sağlamamız lazım diyorlardı.

Sonra baktılar ki toplumsal mutabakat dedikleri şey yetmiyor bir de kurumsal mutabakattan söz etmeye başladılar!

Mesela başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla ilgili beklentiler hep bu "Ortamı geren taraf biz olmayalım" gerekçesi ile ertelendi!

Şimdi ise ortam giderek geriliyor!

Ama AKP iktidarı bu ilkesini unutmuş gibi gözüküyor!

Yani "Aman ortamı geren taraf biz olmayalım" diye uzlaşma arayışı içine girmiyorlar!

Toplumsal mutabakat ya da kurumsal mutabakat gibi arayışlar da hiç gözükmüyor!

Bu özen(!) sadece inançlarla ilgili konularda gösterilmiş olabilir mi

Makam ve mevkiler söz konusu olunca AKP liler ne ortamı germeme ilkesini hatırlıyorlar ne de toplumsal ve kurumsal mutabakatı!

Bir hedefe odaklanmışlar, oraya ulaşmak için adeta gözleri kapalı gidiyorlar.

Ortam geriliyormuş, hiç oralı değiller!

Toplumsal mutabakat varmış-yokmuş, onunla da ilgili değiller!

Kurumsal mutabakat akıllarının kenarından bile geçmiyor!

Aslında bu kararlılıkları(!) hoşumuza gitmiyor da değil!

İnanıyoruz ki iktidar sahiplerinin gözü biraz kara olmalı!

Ama bu gözü karalığı sadece kendileri için ya da ulaşmak istedikleri makam ve mevkiler için değil kendilerini iktidara taşıyan kitlelerin beklentilerini karşılamak için de göstermeliydiler!

Onlar işin başında "Aman ortamı geren taraf biz olmayalım" diye iktidar gücünü kullanmayınca karşı tarafa yumuşak karınlarını göstermiş oldular!

Ve her seferinde geri adım atmak zorunda kaldılar!

Bu sefer de geri adım atacaklar mı bilemiyoruz! Bildiğimiz şimdi ortamı iyi gerdikleri! Hem de kopma noktasına kadar işi götürdükleri!

"Demek ki makam ve mevkiler inançlardan önemliymiş" demekten kendimizi alamıyoruz!

Haksız sayılır mıyız