Hatırlanacağı üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural
Savaş, 21 Mayıs 1997 tarihinde Refah Partisi nin yasadışı eylemlerin odağı
olmaya başladığı varsayımıyla Anayasa Mahkemesi ne kapatma davası açmıştı.
Refah Partisi ile ilgili kapatma davasının açılmasıyla
birlikte rahat bir nefes alan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, bu davanın
açılmasıyla eşzamanlı harekete geçerek, Refah-Yol iktidarını İsrail ile ikili
ilişkilere zorlayan politikaları birlikte yürüttüğü iddia edilen 28 Şubat ın
mimarları olan dönemin zinde güçleri ile fikri özdeşleşme yoluna giderek,
İsrail in PKK politikasında sözde tarafsızlığını Türkiye lehine bozarak radikal
değişikliğe gittiğini ilk ağızdan ilan etmiş oldu.
İsrail, politikaları gereği geleneksel konfrontation (kriz
odaklarını karşı karşıya getirme) yoluyla Türkiye ye karşı yıllarca kullandığı
PKK kartını, bu kez Türkiye de yeni siyasi iktidarın elini güçlendirebilecek
siyasi bir koz olarak ortaya koymaya çalıştı.
Böylece İsrail, ilk defa açıktan PKK ya karşı Türkiye nin
yanında yer aldığını gayet sarih bir şekilde ortaya koymuş oldu. İsrail in bu
ani politik manevrası en çok PKK kanadında şaşkınlık yaratmıştır. Bunun üzerine
Abdullah Öcalan, sert açıklamalarla İsrail i dolaylı tehdit yoluna gitmişti.
1999 yılında Abdullah Öcalan ın Nairobi de yakalanması ve
Türkiye ye tesliminde İsrail in güçlü şekilde parmağı olduğunu iddia eden PKK,
Avrupa da İsrail aleyhtarı gösteriler yapmaya başladı. Bunun sonucu olarak,
Berlin deki İsrail Konsolosluğu na yapılan toplu saldırı girişiminde üç PKK lı
güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirildi.
İsrail, Refah Partisi nin kapatılmasından sonra kurulan
Fazilet Partisi nin de önünü kesebilmek amacıyla 15 Şubat 1999 da Abdullah
Öcalan ın Nairobi de yakalanıp Türkiye ye teslim edilmesinde ABD ile birlikte
önemli rol oynadığı bilinen bir gerçektir. Bundan amaç, 18 Nisan 1999 da yapılacak
seçimlerde Milli Görüş ün önünün kesilmesi idi.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Öcalan ı bize niçin teslim
ettiler, hâlâ anlamış değilim diyerek şaşkınlığını gizleyememişti. Bülent
Ecevit in anlamakla zorluk çektiği Abdullah Öcalan ın teslimindeki asıl amaç
Fazilet Partisi nin önünün kesilmesi idi. Bunda da büyük ölçüde başarılı olundu
ve DSP %22.19 oy oranıyla birinci parti olurken, Öcalan ın yakalanması o
dönemde Meclis dışında olan MHP ye de yaramış ve MHP %17.92 ile yeniden TBMM ye
adım atmış oldu. Gayet profesyonelce yapılan bu plan, hiç şüphesiz mevcut
durumun da ortaya çıkmasını sağlayan adımların başında gelmektedir.
Arz-ı Mev ud düşüncesiyle ekspansiyonistik (genişleme )
politika güden bir anlayışa sahip İsrail, Türkiye ile ilişkilerini yeniden
sağlam zemine oturtarak, Doğu Akdeniz de Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile
oluşturduğu üçlü ortaklık (trilateralpartnership) anlaşmasına Türkiye yi de
dolaylı olarak dâhil etmiş olacaktır.
İsrail politikalarında büyük paradoksal yaklaşım içerisinde
olan AK Parti, bir yandan İsrail i Gazze de etnik temizlik yapmakla
suçlarken, diğer yandan ABD deki İsrail lobi kuruluşlarıyla yakın temas kurması
ve İsrail ile olan ilişkileri stratejik ortaklık düzeyine getirmeye çalışması
dikkat çekicidir.
Ortadoğu da mevcut durumun müzmin bir cerahate dönüşmesinde
başrol oynayan mevhum suçlu İsrail ile ilişkileri yeniden en üst düzeye
çıkarmaya çalışan AK Parti, Ortadoğu da çıkarlarına ters düşen bölgesel güçleri
zayıflatma yoluna giden müdahaleci bir anlayışa sahip İsrail ile ilişkilerini
düzenlerken, bir bakıma İsrail in politikalarına dolaylı yoldan teslimiyetçi
bir politika anlayışını da ortaya koymakta olduğu ortaya çıkan bir gerçek olsa
gerek.