BİR yanda şiddetli, kanlı, yıkıcı terör savaşı Öbür yanda
eğlence, en âdi magazin, çıplak kadınlar, şehvet, azgınlık, içki, fuhuş, kumar,
müstehcen yayınlar, bin türlü rezillik kepazelik, vur patlasın çal oynasın
Şehitlerin ah yandım nâralarına, sarhoşların ulumaları,
fahişelerin isterik kahkahaları karışıyor.
Silah sesleri, o biçimlerin fingirdemeleri, dev modern
stadyumlardan gökleri çınlatan gooolgoolgool haykırışları
Zıvanadan çıkmış bir toplum Terazinin bir kefesinde
iyilikler var, öbür kefesinde kötülük ve azgınlıklar. Acaba hangi kefe ağır
basıyor
Zaman her yerde aynı hızla akmıyor. Otuz milyonluk dev
şehirde çarklar çok hızlı dönerken, ufak beldelerde, sakin yerlerde daha ağır.
Megapoliste İnsanlar hızlı hızlı koşuşturup duruyor. Beş milyon motorlu vasıta,
uğultular, trafik keşmekeşi, kazalar ve terör terörterör Milyonların içinde
düğümlenmiş terör ukdesi
Sahtekarlıklar, tecavüzler, haram yemeler, o biçim rantlar
Alavereler dalavereler Gayr-i meşru komisyonlar
Şehrin coğrafyası bu kadar nüfusa az gelirken, bir milyon da
Suriyeli mülteci var.
Şehir Müslüman şehri ama piyasada yaban domuzunun, evcil
domuzun haddi hesabı yok.
Burunlarının dibinde resmî vesikalarla yasal seks köleliği
yapılıyor, karı satılıyor, bu ticaretten KDV alınıyor, ateist veya Müslüman
feministlerin sesi çıkmıyor.
Camilerle sanemler yan yana. Sanemler serteser tunç, bakar
korkunç korkunç.
Beyoğlu nda kadınlar yürüyüş yapıyor. Birinin elinde Namus
bizim namusumuzdur, ne yaparsak yaparız, size ne! yazıyor.
Ülkeyi, halkı, devleti ayakta tutan din sütununu ağaç kurtlar
harıl harıl kemiriyor, içini boşaltıyor.
Mübarek Ramazanda pideler susamlı mı olsun, çörek otlu mu
Hoparlörler 100 desibel mi bağırsın, 110 desibel mi
Vantilatörler haldır haldır mı dönsün, fıldır fıldır mı
Sabahleyin üç bin minareden hoparlörler çok yüksek sesle
bağırıyor ama camiler hemen hemen boş. Ancak birkaç ihtiyar gelmiş erte
namazına. İslamcı dindar gençler mışıl mışıl
İslamcılar İslamcılık yapıyor da, Müslümanlar ne yapıyor
Ehl-i Sünnet gerilerken, İslam Protestanlığı ilerliyor. Her
kafadan ayrı bir ses çıkıyor.
Rengârenk Süslüman kadınlar ortalıkta salına salına geziyor.
Sokakta meydanda herkesin arasında dondurma yiyen tesettürlü
kadınlar.
Havalar düzeldi, piknik mevsimi başlayacak, mangallarda
ızgaralar yapılacak.
Birileri konuşacak konuşacakkonuşacak.
Büyük medya, SodomGomore Ad ve Semud kavmi Pompei
Titanic Roma ve Bizans
Top tüfek tarrakaları Goool haykırışları Çalgılar,
çengiler, sarhoş naraları
Bir yanda şehitler, öbür yanda hafifmeşrep kadınların
kıkırdamaları
Evlilik programında skandal. Bâkireyim diyen gelin adayı,
meğerse bin kocadan arta kalmış.
Zinalar yüksek binalar fahişeler zamparalar deyyuslar
Aşırı ve orantısız muhalefet yapanlar Geziciler meziciler
Yağcılar yalakalar meddahlar
Büyük depremini bekleyen büyük şehir
Dikiş makinası gibi durup dinlenmeden gıybet eden zamane
sofusu
Şeyhlerini uçuranlar
Adam başına 19 bin dolara lüks turistik ihtişamlı şeddeli
umre yapanlar
Beş yıldızlısını beğenmeyip yedi yıldızlı, içkili, fuhuşlu,
tantanalı otelde kalan bazı zengin dindarlar
Bir hengâme ki, sormayın