John Locke, insan zihninin boş bir levhaya benzediğini söyler. Ona göre insan ne iyi ne kötü hiçbir şeye sahip değildir, zamanla çevresindekilerle olan etkileşimi ile bilgi, düşünce ve davranışları oluşmaya başlar. İslam inancına göre ise insan, temiz fıtrat üzere yaratılmıştır. Buna iman ederiz. Fakat pratikte bunun tam tersiymiş gibi sanki çocuk boş bir levhaymış gibi çocuğu şekle sokma çabası mevcuttur. Çocuğa dair yapılan eğitimler, geliştirilen ve tavsiye edilen yeni eğitim metotları, kitaplar, çalışmalar almış başını gitmektedir. Sürekli çocuğu bir kalıba sokma çabası, sanki çocuk düzelse toplum da düzelecek gibi bir algı söz konusudur. Sorun çocuksa, çocuğa yapılan bunca yatırıma rağmen toplumdaki sorunlar neden giderilememektedir?
Yale Üniversitesi’nde çocukların doğuştan birtakım bilgilere sahip olup olmadığını araştıran bir çalışma yapılmış. Araştırma temelde “İyilik ve kötülük doğuştan mıdır?” sorusuna cevap aramaktadır.
3-6 aylık bebekler ile gerçekleştirilen araştırmada, bebeklere iyiliği ve kötülüğü içinde barındıran bir kukla gösterisi izletiliyor ve bebeklerin; elleriyle neyi seçtiklerine veya nereye doğru odaklandıklarına dikkat ediliyor. Birinci mizansende iyi kukla ve kötü kuklanın yer aldığı bir sahne oynatılıyor. İyi kukla, kutuyu açmaya çalışan kuklaya yardım ederken; kötü kukla kutuyu açmaya çalışan kuklayı engelliyor. Ardından bebeklere bu kuklalar gösteriliyor. Bebeklerin %75’inden fazlası yardımsever kuklayı seçiyor. İkinci mizansende ise hırsız bir kukla ve onu engelleyen bir kukla gösteriliyor. Bu sefer bebeklerin %81’i engelleyen kuklayı seçiyorlar, yani hırsız olan kuklayı cezalandırıyorlar.
Deneyi gerçekleştirenlerden Karen Wynn, “Çok fazla test ve deney yaptık ve sonuçlarımız çok tutarlıydı. Çalışmalar sonrasında görüyoruz ki insan, aslında doğuştan faydalı bir birey olma içgüdüsü ile doğuyor. Aksine kötü davranışların çoğuysa antisosyallikten kaynaklanıyor olabilir.” diyor.
Bu deney, iyilik ve kötülük kavramlarının doğuştan içimizde olduğunu fakat faydalı bir birey olma içgüdümüzün ağır bastığını söylüyor. Şems Sûresi’nde ise Rabbimiz şöyle buyurmuştur:
“Ona (insanın nefsine, öz benliğine) kötülük ve iyiliği idrak kabiliyetini ilham edene yemin olsun ki, nefsini (kötülüklerden) temizleyen gerçekten kurtuluşa ermiştir. Onu kirletip (kötülüklere) gömen de hüsrana uğramıştır.” (Şems, 8-10)
Resulullah (sav) de her çocuğun temiz fıtrat üzere doğduğunu söylediği hadisin devamında, “Sonra anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar” buyurarak, çocuğun temiz fıtratını ailelerin bozduğunu söylemektedir. O halde sorun çocuğun eğitimi problemi değil, sorun ailenin eğitimi problemidir. Fakat insanın kendi sorunlarını fark etmesi ve kabullenmesi kolay değildir. Dilimizi, elimizi ve kalbimizi terbiye edenlerden olmak duasıyla…