Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevinden ayrılan Oktay Saral, Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmasının ardından yaşanan gelişmeleri anlattı. Gazeteci Saygı Öztürk'e konuşan Saral, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ayrılmasını istediğini doğrularken, sosyal medya paylaşımının Azerbaycan'a karşı düşmanca bir amaç taşımadığını savundu. Saral, görevinden ayrılmış olsa da düşüncelerinin arkasında durduğunu belirtti.

CUMHURBAŞKANIMIZ İSTEDİ, BAŞIM GÖZÜM ÜSTÜNE DEDİM

Oktay Saral, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin zarar görmesini istemediğini belirterek görevden ayrılma sürecini anlattı.

Saral, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Azerbaycan, Türk devletleri hepimizin canı, kanı, bizim kardeşlerimiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın devletler arası ilişkiler nedeniyle üzülmesini istemediğini söyleyen Saral, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben hiçbir şekilde Cumhurbaşkanımızın üzülmesini, yani devlet işleyişi noktasında Azerbaycan’la veya diğer Türk Cumhuriyetleri konusunda böyle kırılganlık yaşanmasını asla ve kata istemem."

İstifa kararının Erdoğan'ın talebiyle alındığını belirten Saral, "Cumhurbaşkanımız getirdi, Cumhurbaşkanımız istedi, arzu etti ayrılmamı. Başım gözüm üstüne dedim." açıklamasını yaptı.

59 yaşında olduğunu ve 26 yıldır ülkesine hizmet ettiğini ifade eden Saral, kamu görevlerine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

"26 yıldır ülkeme, milletime olabildiğince hizmet yapabildiysem ne mutlu bana. Yaşım 59 oldu. Tabii ki arzu ederim ülkeme, milletime, devletime her noktada hizmetkar olabilmeyi."

Saral, gelecekte yeniden görev üstlenme ihtimaline ilişkin ise "Ama konjonktür, dönem şimdi böyle. Bakalım ne olur, ileride bekliyoruz." dedi.

İLKOKUL BEŞİNCİ SINIFTAN BERİ MİLLİ GÖRÜŞ CAMİASINDA YETİŞTİM

Oktay Saral, Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasına yönelik açıklamasının siyasi ve toplumsal hassasiyetlerinden kaynaklandığını belirtti.

Ailesinin siyasi geçmişi ile kendi yetiştiği çizgi arasındaki farklılığa dikkat çeken Saral, şunları söyledi:

"Millet hassasiyeti benim için çok önemli. Saral ailesini bilirsiniz. Esasında Cumhuriyet Halk Partisi tandanslı bir ailedir babalarımız, büyüklerimiz. Fakat ben ilkokul beşinci sınıftan beri Milli Görüş camiası içerisinde yetişmiş bir insanım."

Saral, "Ve o çizgide, o değerler uğrunda da siyaset yaptım. Millet hassasiyeti benim için çok çok önemli." ifadelerini kullandı.

Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçiliği önünde başörtüsü yasağına karşı protesto düzenlendiğini hatırlatan Saral, sosyal medyada yapılan açıklamaların temel hak ve özgürlükler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Bu konuda şu sözleri kullandı:

"Başörtüsü yasağıyla ilgili Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği önünde toplumsal bir protesto olayı oldu."

"İşte sosyal medyada, bu yasağın olmaması, dost uyarısı, kardeşlik noktasında, temel insan hak ve özgürlüklerinin de Azerbaycan’da olması noktasında görüşler açıklandı."

Paylaşımını kişisel vicdanı ve değerleri doğrultusunda yaptığını belirten Saral, şunları söyledi:

"Ben de bir insanım, Cumhurbaşkanı başdanışmanıyım ama her şeyden evvel de bir insanım."

"Benim de bir vicdanım, kalbim var. Benim de, beni Oktay Saral yapan karakterime uygun değerlerim var."

Açıklamasının Azerbaycan'a karşı düşmanca bir tutum içermediğini savunan Saral, Türkiye'deki 28 Şubat sürecini de hatırlattı:

"Dolayısıyla ben bunu hasmane niyetle yazmadım. Bir dost ikazı, 28 Şubat dönemlerinde Türkiye’nin de böyle çalkantılı süreçler, toplumsal ayrışması yaşandı."

Toplumun farklı siyasi görüşlere sahip kesimlerini birbirinden ayırmadığını belirten Saral, "Türkiye’de 86 milyonun hepsi kardeş. İnanın kimseyi şu partili, bu partili diye asla ve kata ayırt etmem. Bizim ülkemizin insanı bizim başımızın tacıdır. Kim hangi görüşten olursa olsun yeter ki bu ülkeye, bu millete bağlı onun değerleriyle hayatını idame ettirsin. Bizim derdimiz o." dedi.

AZERBAYCAN'DAN ÖZÜR DİLEYECEK BİR DURUM YOK

Saral, Azerbaycan'a yönelik paylaşımının ardından yaşanan tartışmalara rağmen açıklamasından pişman olmadığını ifade etti.

"Ben de o halet-i ruhiye ile öyle bir paylaşım yapayım dedim. Ama böyle bir şey oldu. ‘Hayırlısı olanda hayır var’ diyoruz zaten. ‘Sağlık olsun’ diyoruz. Ülkemiz, milletimiz, devletimiz var olsun diyoruz."

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin güçlü kalmasını istediğini belirten Saral, "Yeter ki Türkiye Cumhuriyetlerimizle bağımız çok çok güçlü de olsun. Azerbaycan’la gerçek kardeşliğimizi yaşayacak o güzel günleri hep beraber görme arzusu temennisindeyim." ifadelerini kullandı.

Özür dilemesi gerektiği yönündeki değerlendirmelere karşı çıkan Saral, Azerbaycan'ı kendi vatanı olarak gördüğünü vurguladı:

"Burada özür dilenecek bir şey yok. Azerbaycan benim öz vatanımdır. Azerbaycanlılar benim gardaşımdır. Ben bundan asla zerre kadar imtina etmem. Ben bunu her yerde de söylerim."

Saral, "Söylemeye devam ederim. Ama benim sözlerimde Azerbaycanlıları, Azerbaycan Devleti’ni üzecek bir şey yaptığıma inanmıyorum. Sadece bir insan olarak görüşümü söyledim." dedi.

Cumhurbaşkanlığı adına değil, kendi düşünceleri doğrultusunda açıklama yaptığını belirten Saral, şu ifadeleri kullandı:

"Ben hükümet sözcüsü değilim. Cumhurbaşkanlığı adına hükümet sözcüsü bu duygu ve düşünceleri dile getiren adam. Cumhurbaşkanlığı adına konuşmuş değilim. Ben her ne kadar baş danışman olsam da ben insanım. Yani insanın duygusu yok mu? Biz makine değiliz ki. Benim duygularım var."

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e veya Azerbaycan halkına karşı herhangi bir sorunu bulunmadığını belirten Saral, görevden ayrılmasına rağmen iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin devam etmesini istediğini yineledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ