Üniversite sınavını kazananlar için bu hafta heyecanlı geçeceğe benziyor. Zira kayıt haftası bu hafta. Yüzbinlerce gencimiz bu hafta gerçekleştirecekleri kayıt sonrasında üniversiteli olmanın ilk heyecanını yaşayacaklar. Bir onlar kadar da veliler heyecanlı ve telaşlı olacaklar. Hem çocuklarının üniversiteye başlamasının heyecanını duyacaklar ve onlarla gururlanacaklar hem de yaşadıkları ilden başka bir ilde okul kazananlar çocukları için barınma telaşesinde olacaklar.
Çocukların yurt / ev bulması öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değildir bilesiniz. Daha önce hiç ayak basılmamış bir şehirde muhtemelen tanıdığın da olmadığı bir yerde okuyacak olan çocuğun akıbeti velileri ciddi olarak telaşlandırıp endişelendirmektedir. Hele ki kız çocukları için bu endişe daha da artmaktadır. Kız çocuğunun tamamen yabancı bir yerde başına olmadık şeylerin gelebileceği korkusu aileleri tasalandırmaktadır.
Eskiye nazaran özellikle yurt / ev konusunda oldukça ilerleme kaydedildiğini söyleyebiliriz. Pek çok yerde öğrencilerin barınması için hem devlet hem de özel sektör yurtları mevcut. Öğrencilerin çeşitli sebeplerden yurtlarda yer bulamasa bile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde oluşturulan öğrenci evlerinde kendilerine bir yer bulma şansları da var.
İşte bu öncü STK’lardan bir tanesi de AGD’dir. Anadolu Gençlik Derneği (AGD) pek çok yerde yurt ya da öğrenci evi açarak evinden, ana babasından ayrı düşmüş gençlerimize yuva sıcaklığı sunmaktadır. Özellikle gençlerimizin milli manevi değerlerine bağlı bir nesil olarak yetişmesini arzuluyorsanız, okuduğu yerde aklım kendisinde kalmasın diyorsanız, yaban ellerde kim benim yavruma sahip çıkar diye… Endişeleriniz varsa siz çocuğunuzu okula kaydettirir kaydettirmez hatta bence kayıt öncesinde hemen en yakın AGD temsilciliğine giderek kalacağı yer hususunu hallediniz. Göreceksiniz barınma ihtiyacını giderdikten sonra -ki bu yer evladınızı öz kardeşi gibi görenlerin mekânıdır- oldukça rahatlayarak derin bir oh çekeceksiniz.
Peki, çocuğunuzu AGD’ye teslim ederek nelere vesile olacaksınız hiç düşündünüz mü? Bir kere çocuğunuz milli manevi değerlere bağlı insanların gözetiminde olacak. Hem dini yönden hem de öğrenim gördüğü branşa göre eğitiminin kemale ermesi için gayret gösterecekler. Bilhassa ibadetler hususunda hassas olanların idaresindeki bu ev ve yurtlar gencimize de bu hassasiyeti aşılayacağından evladınız da ibadetlerinde daha gayretli olacaktır… Evde / yurtta disiplin içerisinde hareket ederek, arkadaşlarıyla sosyal etkinlikler çerçevesinde kaynaşmasını sağlayarak aktifleşmesini hızlandıracak. Kitap okuma grupları sayesinde fikri mülahazalar edinmeyi ve fikir teatisini geliştirecek. Bence en önemlisi bir Milli Görüşlüye yakışır zihni gelişme kaydederken aynı zamanda fiili olarak da kendisini yetiştirmiş olacak.
Aslına bakarsanız yurt / ev açmak sorumluluk demektir. Özellikle idarecilik çeşitli zorluklara göğüs germeyi gerektirir. İdealist insanlardır yurt / ev işleriyle ilgilenen insanlar. Gençler için kendi hayatlarından ödünler vererek onların rahat etmesine çalışırlar. Gençler kanlarının kaynamasından mütevellit delişmendirler o çağlarda. Özellikle ev / yurt idarecileri pek yorulurlar gençlerle meşguliyetleri esnasında. Asi tavırlar, söz dinlemeyen davranışlar bıktırır idarecileri. Gerçekten kolay değildir gençle, gençlikle ilgilenip onlara bir şeyler aktarabilmek. Onların bitmek bilmeyen isteklerini karşılamak gerçekten de idealist insanların üstesinden gelebileceği bir hizmet aşkıdır.
Geçenlerde bir öğrenci tanıdığım için araştırma yaparken idealist ama geçmişte yaşadıklarından olsa gerek sitem dolu bir görüşme gerçekleştirdim. Gençlerin hassasiyetlerindeki noksanlıktan, ailelerin vermeleri gereken temel bilgileri almamış, Milli Görüş’ün adını duymuş ama içeriğinden habersiz, kendisinden beklenen aktivitelere katılmaktan imtina eden, sürekli sorun çıkaran… Gibi bir çok hususta derdini ifade etti telefondaki muhatabım. Belli ki bu hizmeti pek seviyor ve idealini kaybetmek istemiyordu ama hafif bir yılgınlık da vardı sesinde. Kendisinden ev hususunda bilgi isterken öğrencinin özellikle milli manevi değerlere bağlı Milli Görüşlü olması hususundaki isteğini önce garipsedim. Daha sonra düşününce hak verdim kendisine. Zira ya bu davaya gönül vermiş insanların bazıları ne yazık ki davayı hep başkalarına anlatmaktan kendi ailesine anlatamadılar. Ya da bir kısım dava kardeşlerimiz hep başkaları yaşasın düşüncesiyle kendi aile efradını bu konudan uzak tuttular. Bu da kendi içimizdeki ciddi bir sorun olarak ele alınıp üzerinde durulması gereken bir mesele oldu aslında. Fakat diğer yandan bizler bu gençlerimize sahip çıkmazsak, onları kendi potamızda eritmezsek, yetişmiş insan tercihinde bulunup yetiştirmeyi seçmezsek nasıl toplumun tamamını kucaklayabiliriz? Yurtlarda / evlerde Milli Görüş’ü özümsemiş insanların barınması elbette güzel ama ya diğerleri ne olacak? Onlara Milli Görüş’ü kim, nerede, nasıl anlatacak? Dikensiz gül bahçesi herkesin istediği ama gülü sevenin dikenine katlanması da gerekmez mi?
Daha önceleri de ifade etmiştim Milli Görüş mensubu hem kal hem de hal ehli olarak inandığı sisteme bağlı olmalıdır. Hayatımızın her safhasında Milli Görüşlüye yaraşır bir tutum içerisinde olmamız elzemdir.
Selam ve dua ile…
MİNİK BİR tebessüm
Goril düşünsün
Temel’in küçük oğlu hayvanat bahçesinde koşarak babasının yanına gelmiş:
– Koş baba, anami kocaman bir goril kapti!..
Temel gayet sakin cevap vermiş:
– Uy uşağum ne deyusun. Eyi, eyi. Bundan sonrasini goril düşunsun. Kurtulabiliyise kurtulsun bakalum.
ilgilisine notlar
* “Eğitim, bir insanın diktatör olmasına değil, önder olmasına yarar.” Lord Braugham
* “Eğitim; kafayı geliştirmek demektir, belleği doldurmak değil.” Mark Twain
* “En güzel öğüt örnek olmaktır.” Malcolm X
* “Eğitim kıvılcımla ateş yakmaktır. Boş bir kabı doldurmak değildir.” Sokrates
* İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. Genel Müdürlüğü görevine getirilen Rıdvan Duran Beyi tebrik eder yeni görevinde hayırlı muvaffakiyetler dilerim. Kültür işleri çok önemlidir pek çok insan farkında olmasa da…