Batı da araştırmacı araştırır, sonuçlarını sermayeye

satar. Tekel sömürü sermayesi de onu uygular. Bugünkü Batı uygarlığı böyle

doğdu. Teknik gelişmenin yolu budur. Tarihte de böyle olmuştur. Allah faizli

müesseselerin doğmasına ve karşılıksız paranın revaç bulmasına bunun için

müsaade etmiştir. Oysa İslâmî araştırma teknikte değil hukukta olmaktadır.

Hukuk sermayeye satılmaz, satılamaz, çünkü onun işine yaramaz. Sermaye hukuk

düzenini değil, emir-komuta düzenini ister, böylece tekelini oluşturabilir. O

faize dayalı hükümranlığını sürdürmektedir. O karşılıksız para ile

yaşamaktadır. Oysa insanlık FAİZSİZ KREDİLEŞME SİSTEMİ ile geleceğin

uygarlığını oluşturacaktır. Hâsılı; ya insanlık inkıraz edecek ve kıyamet

olacak ya da tekel sermaye mağlup olacak ve Yeni Hukuk Düzeni ortaya

çıkacaktır.

Her devrin bir sorunu vardır. Hazreti Nuh un döneminde

anarşi hâkimdi. Hazreti İbrahim in döneminde şirk hâkimdi. Hazreti Musa nın

döneminde sihir hâkimdi. Hazreti İsa nın döneminde tıp ileri gitmişti. Kur an

nâzil olduğu zaman da edebiyat Arabistan da hâkimdi. Peygamberler bunların

üstünde mucize ile geldiler ve o sayede yeni uygarlık kurdular. Yani mucize o

çağın sorunlarını o çağın anlayışına rağmen çözen bir oluşumdur. Bugün de

insanlığa sermaye hâkimdir. Bugünün mucizesi sömürü sermayesine son vermektir.

Karşılıksız para putunu yani sahte tanrıyı tahttan indirmektir.

Bugünün Firavun u karşılıksız paradır, o paranın sahibi

olan tekel sermayedir. Sömürü sermayesi bu hâkimiyetini 20 inci yüzyılın son

çeyreğinde elde etmiştir. Merkez Bankası nın altınla parasını değiştirme

sistemi ortadan kalkmıştır. Türkiye de dâhil olmak üzere, dünya devletleri

kendi paralarını dolara dayandırmaktadırlar ama doların dayanağı yoktur!

O halde, bugünün mucizesi, para kullanmadan ekonomi

hayatını kurabilmektir. Biz bunun için İzmir Akevler de ne yaptık Ücreti,

kirayı, fiyatı ve kooperatif paylarını Demir-Çimento (DÇ) ile değerlendirdik.

Peşin alışverişlerde TL yi kullandık ama borçlanmalar ve anlaşmalar hep

Demir-Çimento (DÇ) üzerinden yapıldı. 10 Kilo demir, 1 torba çimentonun

piyasa değeri 1 DÇ kabul edildi. Bu sayede 47 (kırkyedi) seneden yani 1967 den

beri kooperatifimiz nizasız yaşamaktadır. Hatta kooperatifi şeriatla idare

ediyorsunuz diye Devlet Güvenlik Mahkemesi ne şikâyet edildik ve yargılandık

ama hep beraat ettik. O zamanki MİT yöneticileri bize savaş açtı,

ortaklarımızdan yararlandıklarını bize saldırttı ama sonunda biz galip geldik.

Bugün anayasa ekseriyeti ile bir zamanlar bizimle aynı yollarda yürüyen

siyasiler iktidardadır ama buna rağmen ekonomik ve sosyal sorunları çözemedik... 

Gayemiz nedir Ben işsizim, ben iş arıyorum diyen

herkese, dünyadaki herkese diyebilmeliyiz ki; Kooperatifimize gel, biz ne

yiyorsak sen de yiyeceksin, biz ne giyiyorsak sen de giyeceksin. Aşın, işin,

eşin güvencede olacaktır. Ama zengin olup başkalarını sömürmek bizim toplulukta

mümkün olmaz. İşte bu seviyede bir kooperatifi henüz kuramadık. Şüphesiz

dünyadaki işsizler bize gelmeyeceklerdi, çevremizdeki işsizler bize gelecekti.

Ne var ki bizim çözümümüzü görenler kendileri de benzerini oluşturacak ve

insanlığa çağın mucizesini, Kur an ın mucizesini göstereceklerdi. İşte,

İstanbul daki Akevler Kooperatifleri bu işi başarmak için yola çıkmışlardır. On

seneden fazladır hazırlık içindedirler. Şimdi uygulama zamanı gelmiştir.

NELER YAPTIK 1) Ortaklık Muhasebesi ni tutacak seviyeye

geldik. 2) Kur an dan istidlal edecek seviyede Kur an ilimlerini tedris

ediyoruz. Ruhu l- Kur an yazılım programımızdan yararlanılarak tefsirler

yapılmaktadır. 3) Elimizde deneme uygulamaları yapacak miktarda sermayemiz ve

yerlerimiz vardır. 4) Bunları işletmelere çevirecek araştırmacılara ihtiyacımız

vardır.

ARAŞTIRMACILAR NELER YAPACAK a) Bir işletmeyi ortaklık

içinde kurup işletecekler. Karşılıksız parayı kullanmayacaklar. Günlük işleri

TL ile yapsalar bile, borçlanmalar karşılığı olan İşletme Senedi ile

olacaktır. İşletme Senedi kasada her zaman Türk Lirası ile değiştirilecek.

İşletme senedinin günlük değeri arz ve talep kanunlarına göre değiştirilecek.

İşletme senedinin alış ve satışı arasında fark olmayacak. Zamanla değişecek ama

durumla değişmeyecektir. b) Böylece işletmede gelip çalışacak herkese bu

senetten ücret verilecek. Ücret serbestçe yani arz ve talep kanunlarına göre

tesbit edilecek. Senedi herkes alabildiğine göre demek ki herkese iş bulmuş oluyoruz.

c) Bunun için işe denemelerle başlıyoruz. Bakkal açıyoruz Portmanto

(mobilya)  yapıyoruz Ahşap Evler

üretiyoruz Mala-Mal Marketleri kuruyoruz Sonunda Yüz Lojmanlı İşyeri

Apartmanları inşa ediyoruz Ve araştırma safhamız böylece tamamlanmış olacaktır.

Hedefimiz; YÜZ DAİRELİK LOJMANLI APARTMAN lar yapabilmektir. d) İşte ondan

sonra ağaç evlerden oluşan DİNLENME SİTELERİ ve LOJMANLI YÜZ DAİRELİK

APARTMANLAR yapılacak. Elimizde daima boş daireler bulunacak. Yani her iş

isteyene; AL SANA İŞ DİYECEĞİZ, AL SANA AŞ DİYECEĞİZ, AL SANA OTURACAK EV

DİYECEĞİZ... Evlileri işe ortak edeceğiz... İşte böylece Türkiye de çağımızın

Kur an mucizesi gerçekleştirilecektir diyoruz... Türkiye nin ve dünyanın

geleceği budur.