12 Ocak 1973 tarihinin üzerinden tam 46 yıl geçti.

Nice badireli dönemler atlatıldı. Çok zor aşamalardan geçildi.

Milli Gazete bir anlamda Tükiye’nin yarım asırlık tarihine damga vurdu.

Dün olduğu gibi bugün de aynı duruşunu korumaya devam ediyor.

Kimileri çoğu zaman gizlemek istese de, Milli Gazete sözünün gücüyle bu milletin menfaatine ne varsa, onun arkasında duruyor. Madalyonun gösterilen yüzüne değil, gizlenen yüzüne odaklanıyor. Maskelerin arkasına gizlenen yüzlerin maskelerini indiriyor. 

Herkes bunun şahidi ki, Milli Gazete bu yarım asırlık yayın hayatında mazluma kimlik sormadı.

Zalime eyvallah demedi. Güce boyun eğmedi. Nemelazım diyerek başını çevirmedi.

Kalemini kapalı kapılar ardında hiçbir odakla, kişiyle pazarlık malzemesi yapmadı.

Bu milletin tamamının derdiyle dertlendi.

Herkesin mazlumlara yüz çevirdiği dönemlerde mazlumun gözyaşlarını silen el oldu.

Batısından, doğusuna, kuzeyinden, güneyine bütün bir milletin sesi olmaya çalıştı.

Şahsi hesaplaşmaların içine girmedi ve buna hiçbir zaman fırsat vermedi.

Ortada doğru varsa kime yaradığına ve kimden geldiğine bakmadan o doğruya sahip çıktı.

Her zaman iyinin, doğrunun, güzelin, faydalının yani hak olanın yanında durdu.

İnandığını söylemekten asla geri durmadı.

Dünyanın neresinde bir mazlum varsa, onun sesinin duyulması için canhıraş mücadele etti.

Herkesin savrulduğu zaman dilimlerinde sabrı kuşandı. Diklenmeden, dik durdu.

Yok sayıldı, önüne olmadık engeller çıkarıldı ama Milli Gazete her daim her yeni güne bir umut olarak çıkmayı başardı.

Umutların tükenmeye yüz tuttuğu dönemlerde, bu milletin ufka bakmasını sağladı.

Her olumsuzluğun mutlaka son bulacağına, her girilen girdabın mutlaka bir sonu olduğuna vurgu yaptı.

Milli Gazete bugün kendilerinin dünyanın efendisi gören ırkçı emperyalistlerin herbirimizi kuşatmak ve esir almak için yaptıkları planların başarılı olamayacağını her sabah bütün dünyaya ilan etmeye devam ediyor. Mili Gazete yeni bir yaşına daha girdi.

Allah nice yıllara hayırlısıyla ulaşmayı nasip etsin.