Son günlerde televizyon haberlerine ve basına yansıyan bilgilere göre, Yunanistan’ın “Aşil Kalkanı” adı verilen savunma konsepti kapsamında Ege adalarını yer altı askeri üsleriyle tahkim ettiği; komuta merkezlerini, mühimmat depolarını ve kritik silah sistemlerini yer altına taşıdığı ifade ediliyor. Ayrıca Türkiye’nin İHA ve SİHA kabiliyetini dikkate alan yeni savunma sistemlerinin de devreye alınacağı belirtiliyor.

Whatsapp Image 2026 07 05 At 19.35.44

Bu haberleri okuyunca insanın aklına tek bir soru geliyor:

Yunanistan NATO üyesi değil mi?

Türkiye de NATO üyesi değil mi?

Öyleyse Yunanistan bu hazırlıkları kime karşı yapıyor?

Eğer aynı ittifakın müttefikleriysek, Ege adalarında yer altı sığınakları, anti-drone sistemleri, füze mevzileri ve yeni askeri tahkimatlar neden inşa ediliyor?

Bu sorunun cevabını yalnızca Türkiye değil, NATO da vermek zorundadır.

Çünkü müttefiklik, sadece zirvelerde verilen aile fotoğraflarıyla olmaz.

Gerçek müttefiklik güven üzerine kurulur.

Bugün ise sahada gördüğümüz tablo, güveni değil; hazırlığı gösteriyor.

Diğer taraftan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında kamuoyuna yansıyan “Ne istersem yapıyor” şeklindeki sözleri de ister istemez farklı değerlendirmelere yol açıyor.

Madem Türkiye ile ABD arasında her şey bu kadar uyumlu deniliyor…

Madem NATO’da aynı masada oturuyoruz…

O hâlde ABD, Yunanistan’ın Türkiye’nin hemen karşısındaki adalarda yürüttüğü bu kapsamlı askeri hazırlıklara neden sessiz kalıyor?

Yoksa kamuoyuna anlatılan “stratejik ortaklık” ile sahadaki gerçekler birbirinden farklı mı?

Türkiye’nin karşı kıyısındaki adalar adım adım tahkim edilirken, milyarlarca avroluk savunma projeleri hayata geçirilirken, bu gelişmeler sadece seyredilecek meseleler değildir.

Elbette her devlet kendi güvenliği için tedbir alabilir.

Ancak aynı ittifak içinde bulunan iki ülke arasında bu ölçekte askeri hazırlıklar yapılıyorsa, bunun siyasi ve diplomatik anlamı da sorgulanmalıdır.

Türkiye’nin güvenliği günlük siyasetin değil, millî devlet politikasının konusudur.

Bu nedenle hükümetin de NATO’nun da kamuoyuna açık ve net cevap vermesi gereken soru şudur:

NATO’da müttefiksek, Yunanistan Ege adalarında bu hazırlıkları kime karşı yapıyor?

Çünkü cevap bekleyen soru hâlâ ortada duruyor: NATO’da müttefik olduğumuz Yunanistan, Ege adalarında bu askeri hazırlıkları kime karşı yapıyor?

Bu soruya verilecek samimi ve net cevap, yüzlerce diplomatik açıklamadan daha değerlidir.