Müzakere fertlerin bir meseleyi özgür bir ortamda ele alıp bütün detaylarıyla konuşabilmeleridir. Burada kişiler olayı kendi bakış açıları ile yorumlar ve değerlendirmelerini karşı tarafa aktarırlar. Müzakerenin maksadına uygun yapılabilmesi için belli bir çerçevesinin ve üslubunun olması gerekir. Müdavele-i efkâr ise bir düşüncenin insanların ruh dünyalarına bıraktığı tesirin ortaya konulması ve bu konuda bir farkındalık oluşturulmasıdır. Müzakere insanlık tarihinde ilmi derinliği olan fertlerin bir araya gelip bir konu hakkında fikir telakkisi yapmaları şeklinde devam etmiş ve doğru bilgiye ulaşabilmek için bir araç olarak kullanılmıştır. Burada maksat karşı tarafı alt etmek değildir, aksine maksat doğruya ulaşmak ve bu noktada takip edilecek yolları tanıyabilmektir.
Günümüzde yazılı ve görsel medyada ya da aile fertleri arasında gerçekleşen tartışmalara baktığımızda fertlerin bir olay hakkında konuşurken doğruya ulaşma niyeti taşımadıklarını aksine bir alt etmek yarışına ve rekabete meylettiklerini görüyoruz. Bu nedenle insanlar ekranlarda, iş ortamında ya da farklı alanlarda konuşuyor, tartışıyor fakat olumlu bir sonuca varamıyorlar. Bir konu hakkında konuşmak ve insanları aydınlatmak için bir araya gelen insanlar rekabet ve alt etme yarışına kapılıyor ve aralarında bir uzlaşı sağlayamıyorlar.
İslam’a göre cedel ve rekabet doğru karşılanmamıştır. Fakat fertlerin bir araya gelip bir konuda doğru bilgiye ulaşabilmeleri için fikir telakkisi ya da ilmi toplantılar yapmaları tavsiye edilmiştir. İnsanları aydınlatmak ya da doğru bilgiye ulaşmak için yapılan fikir telakkilerinde rekabet ve cedele kapılmamak için şunları dikkate almalıyız: Karşımızdaki kişi hangi görüşe sahip olursa olsun onu dinlemeli ve düşüncemizi uygun bir üslupla ifade edebilmeliyiz. Muhatabımızla saygı ekseninde konuşabilmeli ve münakaşaya fırsat vermemeliyiz. Zira münakaşa bir fikir telakkisi değildir aksine fertlerin kendilerini ispat etme yarışıdır ve yüreklerde filizlenen sevgiyi öldürmektedir.
Karşı tarafı alt etmek yerine doğru bilgiye ulaşmak için çaba sarf etmeli ve bu konudaki samimiyetimizi ortaya koymalıyız. Tartışılan konu hakkında yeterli bilgiye sahip değilsek, bilmiyorum diyebilmeliyiz. Asli konularda sorun yoksa teferruatlar hususunda karşı tarafı rencide etmemeli, farklılıklara saygı gösterebilmeliyiz. Muhabbeti tartışmaya dönüştürmemeli, kırıcı ifadelerden kaçınmalıyız.Konuşurken karşı tarafın haklarına saygı göstermeliyiz. Maksadımız muhatabımızı alt etmek olmamalı, maksadımız Allah’ın rızasını kazanmak olmalı.
SÖZÜN EN GÜZELİ KUTSAL
KİTABIMIZ KUR’AN’DIR
“Resulüm sen Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et” (Nahl, 125).