2026-2027 Adli Yılı’nın başlamasıyla birlikte yargılamaların makul sürede tamamlanması, vatandaşın adalete daha hızlı erişmesi ve yargıya güvenin güçlendirilmesi yeni dönemin öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez de yeni dönemde vatandaşın hakkına daha hızlı ve eksiksiz ulaşmasının yanı sıra içtihat birliğinin güçlendirilmesi ve kararların niteliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekti.
Yeni dönemde ortaya konulan hedeflerin yanında yargının mevcut tablosu da dikkat çekiyor. Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı 2025 Adalet İstatistikleri, bazı yargı süreçlerinde dosyaların sonuçlanmasının uzun zaman alabildiğini gösteriyor.
İCRA DOSYASINDA ORTALAMA 883 GÜN
Adalet Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında bir dosyanın ortalama görülme süresinin en yüksek olduğu alan icra ve iflas daireleri oldu. Bu dosyalarda ortalama görülme süresi 883 gün olarak kayıtlara geçti. Böylece icra ve iflas dosyalarında bir dosyanın sonuçlanmasına ilişkin ortalama süre yaklaşık 2 yıl 5 aya ulaştı. Ceza mahkemelerinde bir dosyanın ortalama görülme süresi 248 gün, hukuk mahkemelerinde ise 243 gün oldu. Cumhuriyet başsavcılıklarında ortalama süre 155 gün olarak gerçekleşirken, idare mahkemelerinde 178 gün, vergi mahkemelerinde ise 152 gün olarak kaydedildi.
Bölge adliye mahkemelerinde ceza dosyalarının ortalama görülme süresi 245 gün, hukuk dosyalarının ortalama görülme süresi ise 371 gün oldu.
UZUN SÜREN DOSYALAR İÇİN YENİ UYGULAMA
Yeni adli yılın başlamasıyla birlikte uzun süren dava ve soruşturmaların daha yakından takip edilmesine yönelik yeni uygulamalar da devreye alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre “Alo Adalet 135” hattı, 1 Eylül itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri’de pilot olarak hizmet vermeye başladı. Özellikle 5 yılı aşan dava dosyaları ile 3 yılı aşan soruşturmalara ilişkin vatandaşların başvurularının ilgili mercilere daha hızlı ulaştırılması amaçlanıyor. Uygulamanın pilot sürecin ardından Türkiye genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor.
Gürlek ayrıca uzun süren dava ve soruşturmaların sebeplerinin daha erken tespit edilmesi ve yargı hizmetlerinin verimliliğinin sürekli takip edilmesi amacıyla “Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları”nın kurulduğunu açıkladı.
HÂKİM BAŞINA 454 DOSYA DÜŞTÜ
Yargının iş yüküne ilişkin veriler ise bazı alanlarda iyileşmeye işaret ediyor. Adli yargı ilk derece mahkemelerinde hâkim başına düşen yıllık dosya sayısı 2025 yılında 454 olarak gerçekleşti. Bu sayı 2016 yılında 506 seviyesindeydi. Ceza mahkemelerinde 2025 yılında karara bağlanan dosyaların yıl içinde açılan dosyalara oranı da yüzde 99,3 oldu. Bu oran 2024 yılında yüzde 96,6 seviyesindeydi.
MAKUL SÜRE HEDEFİ ÖNE ÇIKIYOR
Yeni adli yılın öncelikli başlıklarından biri olan “makul sürede yargılama”, yalnızca davanın mahkeme tarafından karara bağlanmasıyla sınırlı kalmıyor. Kararın kesinleşmesi ve özellikle icra aşamasında hakkın sahibine ulaştırılması da adalet hizmetinin vatandaş açısından tamamlanmasında önem taşıyor. Bu nedenle yargılamaların süresinin kısaltılmasının yanı sıra kararların uygulanması aşamasındaki bekleme sürelerinin de azaltılması yeni dönemin önemli başlıkları arasında bulunuyor. 2025 verilerinde icra ve iflas dairelerinde ortalama görülme süresinin 883 gün olması da bu açıdan dikkat çekiyor.
“ADALET GÜVENİN TEMELİ”
Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, yeni adli yılın açılışında vatandaşın devlete ve adalet sistemine duyduğu güvenin önemine dikkat çekti. Kerkez, vatandaşın hakkına daha hızlı ve eksiksiz ulaşması, yargılamaların makul sürede tamamlanması, içtihat birliğinin güçlendirilmesi, kararların niteliği ve gerekçesinin geliştirilmesi ile meslek etiğinin güçlendirilmesini yeni dönemin hedefleri arasında sıraladı.
Yeni adli yılda açıklanan hedefler ile 2025 yılına ilişkin istatistikler birlikte değerlendirildiğinde, yargı sisteminin önündeki temel başlıklardan birini dava ve soruşturma sürelerinin kısaltılması oluşturuyor. Özellikle uzun süren dosyaların daha erken tespit edilmesine yönelik yeni uygulamaların bu sürece katkı sağlaması bekleniyor.



