DÜN Küçükçekmece Belediyesi’ne ait eski adıyla Arena Mega, yeni adıyla Yahya Kemal Beyatlı Toplantı ve Gösteri Merkezi’nde son derece mükemmel bir program gerçekleştirildi.

Yıldızı bol bir organizasyondu.

Vefatının 4. sene-i devriyesinde Milli Görüş Lideri, önceki Başbakan merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan anıldı, görüşleri bir kez daha tüm dünyaya duyuruldu.

Oğuzhan Asiltürk de oradaydı, Mustafa Kamalak da. Süleyman Arif Emre de oradaydı, Temel Karamollaoğlu da, Hasan Bitmez de, Mehmet Karaman da, Birol Aydın da, Selman Esmerer de.

Yemen’den Tunus’a, Filistin’den Moritanya’ya kadar Müslüman coğrafyanın temsilcileri de her zaman olduğu gibi bu kez de Erbakan’la birlikte idiler.

Çalışmalarını gıptayla izlediğim, zaman zaman şaşırtan, ters köşeye yatıran, zekâ ürünü icraatlara imza atan Anadolu Gençlik Derneği’nin (AGD) üst düzey temsilcileri de salondaydı.

Pazar günü olmasına rağmen salon tıklım tıklım doluydu. Birçok Milli Görüş eri de ayakta kaldı.

Bence son dönemlerin en coşkulu toplantısıydı.

***

Fakat bu coşkulu programda benim en çok dikkatimi çeken şu oldu;

Salonda program devam ederken, aralarda çocuklar, gençler protokolün en ön sırasına gelerek Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Oğuzhan Asiltürk ve Genel Başkan Prof. Dr. Mustafa Kamalak’ın elini öptüler.

Çok hoşuma giden bu “kare”yi ben başka bir yerde hiç görmedim…

Siz diğer partilerin benzer toplantılarında böylesi bir fotoğrafla karşılaştınız mı, hiç

YAŞAR KEMAL HAKKINDA FAZLA BİLİNMEYENLER…

1) Yazı hayatına Cumhuriyet gazetesinde başladı.

2) Vanlı bir ailenin dört yaşında öksüz kalmış, gözlerinden birini kaybetmiş, ortaokul son sınıftan ayrılma çocuğu olan, ırgat kâtipliği, su bekçiliği, traktör sürücülüğü, kunduracılık, kütüphane kapıcılığı yapmış, mahpus damına düşmüş, cebinde beş lirayla Adana’dan kamyona binip, Ankara üzerinden İstanbul’a gelen roman yazarı.

3) Kültür Bakanlarının göreve başladığında ilk ziyaret ettikleri isim…

4) Hürriyet gazetesinin eski sahibi Erol Simavi, Yaşar Kemal’i uzun yıllar korudu. ‘İnce Memed’ serisinin ikinci ve üçüncüsü bir bakıma Simavi’nin eseri; aylar yıllar boyu, tek bir satır önüne gelmediği halde, Yaşar Kemal’e her ay maaş ödettirmiştir Hürriyet’in kasasından...

5) Şimdi Yaşar Kemal’i öldükten sonra yere göğe bırakmayan Ertuğrul Özkök, Emin Çölaşan ve Tufan Türenç gibi yazarların, bir zamanlar Yaşar Kemal karşıtı kampanya başlattıklarını biliyor muydunuz Bir suikasta kurban giden Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın da, “Hangi Yaşar Kemal ” türünden yazılarını hatırlıyorum.

6) Musevi asıllı bir hanımla evlendikten sonra önünün açıldığı, uluslararası arenada bu evlilikten sonra boy gösterdiği hep konuşulur… Tilda Hanım, eşinin hem editörü hem de romanlarını İngilizce ve Fransızcaya çevirerek onu dünyaya tanıtan kişi... Bir not daha; Tilda Hanım nedense hiçbir gazeteciye röportaj vermedi. Yaşar Kemal ile nasıl ve nerede tanıştıkları da meçhul!

Toprağı bol olsun…

GİZLENEN MESAJ!

Televizyonda son dönemde popüler olan, gençlerin çok izlediğini bildiğim bir yarışma programı var.

Adını vermek istemiyorum; zira davalık olursam param yok. Ama adım kadar eminim ki siz anladınız o programı.

Genel formatına baktığınız zaman program o kadar masum görünüyor ki

Yarışmacılar canhıraş bir şekilde tüm güçlerini ve maharetlerini ortaya koyuyorlar.

***

Fakat bir husus sanki dikkatlerden kaçıyor. O da şu;

* Yarışmacılar -kadın-erkek- orasını, burasını, en mahrem yerlerini o kadar fütursuzca sergiliyor ki!..

Sanki yarışmanın diğer enstrümanları ve ritüelleri fotoğrafın bu karesini, manevi alanımızı tahrif ve de tahrik eden bu yönünü gölgeliyor gibi…

Bu tür programların bu yönüne dikkat diyorum…

28 ŞUBAT DENİLİNCE…

* 28 Şubat denilince... Legal, meşru, seçilmiş bir yönetimi devirmek için açık-gizli işbirliği yapanlar şimdilerde az da olsa pişmanlar mı

* 28 Şubat denilince... “İrticayı camilerden uzaklaştırmalıyız” diyenler şimdilerde hangi işlerle meşgul acaba

* 28 Şubat denilince... Diyanet’e üs kuran ve hutbelere kadar ayar veren o albay acaba nerelerde

* 28 Şubat denilince... Bir gecede binlerce muhafazakâr memurun tayinini çıkaran o müsteşar nerede

* 28 Şubat denilince... Muhafazakâr çevrelerden Batı Çalışma Grubu’nda görev alanlar şimdi nerede acaba

* 28 Şubat denilince... İHL mezunlarına “yarasa” diyenler şimdi nerede Az da olsa nedamet duyuyorlar mı acaba

* 28 Şubat denilince... Bir gecede el değiştiren sermayelere ne oldu

* 28 Şubat denilince... Bir gecede kur farkından dolayı zengin olanlar şimdi nerede, acaba

* 28 Şubat denilince... İrtica yuvası diye kapatılan, yoksul ama zeki Anadolu çocuklarının barındığı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlâ kilitli... Bu yurtlar neden bir türlü açılmaya cesaret edilemiyor, acaba

* 28 Şubat denilince… Kararname ile TSK’dan atılanların mağduriyetleri -defalarca söz verildiği halde- ne zaman giderilecek

NOT: Bugün, 2 Mart 2015, Pazartesi…  1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!