Ötekileştirdikleri toplumların maddi ve manevi değerlerini sömüren Batı toplumları, geçmişte her şeyi akılla çözebileceklerine inandılar ve dinin yaptığı şeyi bilim adamlarına devrettiler. Fakat bu yaklaşım insanları boşluğa ve doğal olarak farklı arayışlara itti. Bu durum ruhsal sorunların artmasına neden oldu. Bu konuda kullanılan yöntemler ise insanın fıtratına yabancı yüzeysel ve spekülatif bir yaklaşım olmaktan öteye gidemedi. İnsanın duygularını analiz etmeye çalıştılar fakat ne insanı kemalata taşıyan maneviyatından ne de duygularından haberdar değillerdi. O yüzden insanı ruhsal olarak güçlendirmeye yönelik yapılan çalışmaların tesiri yeterli gelmediği gibi daha da büyük sorunlar ortaya çıktı. Rabbimiz insanı en güzel şekilde yarattığını fakat kişinin İslam’dan uzaklaşması durumunda aşağıların aşağına düşebileceğini haber verir. Yani insanı aşağıların aşağısına doğru sürükleyen ve onu zayıf bırakan bir zaaf yönü var. Bunu ancak irade ile kontrol altına alıp insanileştirebiliriz. Nasıl ki, esfele safilin potansiyeli taşıyorsak, aynı şekilde ahseni takvim potansiyeli de taşıyoruz. Bu durum her insanın içinde kemalata ulaşmaya müsait bir yanının olduğunu gösterir. İşte din insanın bu yanını keşfetmeyi ve ortaya çıkarmayı hedefler. Kemal bulmuş kişiye bizler iyi insan, olgun insan, Rabbini ve kendini bilen insan… diyoruz. Aslında bu kişi ruh sağlığı yerinde, kendine ve çevresine faydalı olan insandır.. Modern psikolojinin içine düştüğü en büyük yanılgı, insanı tanımadan onun ruhsal sorunlarına çözüm getirebileceğine inanmasıdır. Peki, insanın içindeki iyilik potansiyelinden haberdar olmayan bir uzmanın onu ayağa kaldırabilmesi düşünülebilir mi Gideceğiniz yönü bilmeden, elinden tuttuğunuz insanı doğru bir yöne çekmeniz mümkün olabilir mi Bu durumda sürekli kusur arayacak ve hemen damgalama yoluna gideceksiniz. İnsanın içinde mevcut olan iyiliği dışarı çıkarma gibi bir derdiniz yok çünkü. Modern psikoloji kendi içinde çelişiyor. Bir yandan insanın ruhsal sorunlarını çözüme götüreceği iddiasında bulunuyor fakat insanı tanımıyor ve onu sadece maddi bir varlık olarak görüyor. Çözüm olamıyor. Başınızı hangi yöne çevirseniz gözünüz bir psikoloğun ya da ruh hekiminin tabelasına takılıyor lakin ruhsal sorunlar gittikçe artıyor. Batıda geçmiş yıllarda insanların yüzde ikisi depresyon sorunu ile tanışırken şimdilerde bu oran yüzde otuz yüzde kırklara çıkıyor. Bir yandan savaş ve yoksullukla mücadele eden diğer yandan küreselleşmenin getirdiği değişime ayak uydurmaya çalışan doğu toplumlarında ise bu soruna İslami eksende bir çözüm bulunmuş değil. O yüzden karşılaştığımız iki kişiden biri mutsuzluktan kaygı ve depresyon sorunlarından bahsediyor.
En Çok Okunanlar
Seçim sonuçları belli oldu! Saadet Partisi’nden büyük başarı
İran sözünü tuttu! İsrail'in Beyrut'a saldıracağını ilan etmesi üzerine İran, 2 Haziran 2026 günü İsrail'i uyarmıştı
Maltepe’de Koç Holding binasına kurşun yağdı
İran yeniden İsrail’i vurmaya başladı
Otokoç Genel Müdürlüğü’ne silahlı saldırı düzenleyen 2 şüpheli yakalandı
Bu ancak şeytanın aklına gelirdi Amerika’nın aklına geldi
İşte İran füzelerinin İsrail’i vurduğu anlar
İstanbul'dan sonra Antalya: Otokoç'a kurşun yağdı
Fenerbahçe yeni Başkanını seçti! Yeniden Yıldırım dönemi
İstanbul’da seçim var ama İstanbullu’nun haberi yok