Kendinizi hem muhafazakar hem modern bir anne olarak tanımlıyor ve Batılı eğitimcilerin düşünce ve tavsiyelerini değişmez birer kural olarak görüp kendi birikimlerinizden vazgeçiyorsunuz… Çocuklarınıza kültürünüzü ve inancınızın dinamiklerini öğretmek yerine, batılı değerlere daha yakın olan kurslara gönderiyor ve bunu gururla ifade ediyorsunuz. Sizden öncekileri küçümserken, kendi başarılarınızı defaatle gündeme getiriyorsunuz. Siz bu referanslarınızla çocuklarınızı sizden öncekilerden daha mı çok seviyorsunuz… Şefkatiniz, ilginiz sevginiz ve desteğiniz daha mı fazla Buna inanmak mümkün değil. Çünkü sevginin yeri okuduğunuz kitaplar değil sizin kalbinizdir. Kaldı ki, bugün sevgisizlikten yakınan ve tek kişilik bir dünyaya hapsolan batı insanının size verebilecekleri pek bir şey de yok.
Kendinizi hem muhafazakar hem modern anneyim diye tanımlıyor fakat içinde bulunduğunuz kimlik karmaşasından kurtulamayıp, sürekli gelgitler yaşıyorsunuz. Büyük bir özenti içindesiniz, hangi yabancı yazarın kitabını okusam da çocuğuma faydalı olsam diye düşünüyor ve size hiç uymayan bir elbiseyi alıp giymeye çalışıyorsunuz ama elbise her taraftan potluk yapıyor ve olmuyor.
Çocuklarınızdan sadece sevginizi değil, Allah’ın göğsünüzde var ettiği sütünüzü de esirgiyorsunuz. Para kazanmak ve dışarıda aktif olmak gerekir deyip onları bakıcıların eline teslim ediyorsunuz. Acaba kazandığınız paraları, edindiğiniz mevkii ve sahip olduğunuz bütün servetinizi verseniz sizin bir tatlı tebessümünüzün yerini tutabilir mi Çocuğunuza bu ikisi arasında tercih yapma hakkı tanısanız hangisini seçer
Küçük meseleleri büyütüp çocuğumun psikolojisi bozuldu diye psikologlara koşuyorsunuz, peki bu, sizin sevginizden mahrum bıraktığınız o çocukların sevgi açlığını giderebilir mi
Eskiden annelerimiz akşama kadar bahçede çalışır akşam eve geldiklerinde de evin işlerini yapar, eşleri ile ilgilenir büyük ebeveynin bakımını yapar ve bu yoğun geçen maratonun arasında çocuklarına vakit ayırırlardı. Belki sizler gibi okuma yazma bilmezler, kitap okumazlar, televizyon seyretmezler internet ile iç içe yaşamazlardı. Ama insana şefkatle muamele etmeyi, Allah’ın yarattığı hiçbir şeyi israf etmemeyi, her durumda ve her şartta şükretmeyi çocuklarına öğretir ve erdemli insan yetiştirirlerdi. Onlar da tıpkı sizin gibi ana idiler ve bu rollerini yerine getirirken yaşadıkları ortam kadar doğal ve içten davranırlardı. İşte onları siz modern annelerden ayıran da bu özellikleriydi.