Demek ki istenilince verilebiliyormuş. Hatırlayın, seçim sürecinde en tartışmalı konulardan birisini mazot tartışması oluşturmuştu. Çiftçinin kullandığı mazot fiyatları, iktidar partisi ile ana muhalefet partisi arasında uzun süre “verilirdi, verilmezdi!” diye tartışılmıştı. 

Çiftçi için mazot fiyatı neden önemli?

Malumunuz, ülkemizde çiftçinin en önemli sorunu yüksek girdi fiyatlarıdır. Bunların başında da mazot geliyor. Vatandaşımız vergilerden dolayı dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanırken, çiftçimiz de üretimini en pahalı mazotla yapmaya çalışıyor. Tabii bu durum tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük sıkıntıları da beraberinde getiriyor. 

Çiftçi dünyanın en pahalı mazotunu kullanırken ülke tarımı nasıl kalkınabilecek? Çiftçi tarlasında üretimini nasıl devam ettirebilecek? 

Bugüne kadar buraya hiç kafa yorulmadı. Nasıl olsa “çiftçiye mazot desteği veriyoruz” diye buradaki çelişki sürekli hasıraltı edildi. Kanayan yaraya merhem olunamadı. İşte bundan dolayı bugün birçok üründe ithalatçı bir konuma geldik. 

Şöyle düşünün; bütçeden tarıma 10 milyar lira destek ayırıyorsunuz. Ama gelin görün ki, tarımsal üretimde kullanılan mazot üzerinden neredeyse verilen destek kadar çiftçiden o yıl “KDV” ve “ÖTV” vergisi alınıyor. Yani çiftçi daha rahat üretim yapsın, daha çok kazansın diye verilen destek, “ÖTV” ve “KDV” adı altında çiftçiden tekrar alınıyor. 

İşte böyle! Öyle bir düzen kurulmuş ki, kâğıt üzerinde her şey güzel görünse de uygulamada “sömürülen” değişmiyor! 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın uzun zamandır üzerinde çalıştığı ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından geçtiğimiz hafta açıklanan “Milli Tarım Projesi”nde de en dikkat çeken başlık, “Mazot” başlığı oldu. Bundan böyle çiftçinin tarımsal üretimde kullandığı mazotun yarısını devlet karşılayacak. 

Bu uygulama eksik olsa da çiftçi için atılmış önemli bir adım. Eğer bu uygulama böyle değil de hep şikâyet edilen ÖTV ve KDV üzerinden yapılmış olsaydı daha anlamlı olacaktı. Ama olsun, 14 yıl sonra da olsa hükümet çiftçi için önemli bir adım atmış oldu.  

Çiftçi için atılan bu ödemli adım, hükümetin 15 Temmuz hain darbe girişiminden önemli bir ders aldığını da gösteriyor. Bugüne kadar büyük sermaye grupları ile hareket eden, üreticiyi, emekçiyi yok sayan hükümet, 15 Temmuz’da yok saydığı kesimlerin değerini daha iyi anladı! 

Bir devletin arkasındaki asıl sermayesi para patronları değil, kazancını alınteri ile kazanan çiftçisi,  emekçidir. Ne yazık ki, 14 yıldır iktidarda olan hükümet bunu 15 Temmuz’dan sonra gördü. 

14 yıldır ipe un serilen mazot desteği de hayaldi gerçek oldu!