Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.
Mescit; secde edilen, namaz kılınan yer, cami anlamında kullanılan bir mekân ismidir. Yeryüzünde kurulan ilk mescit Kâbe’dir. ALİ İMRAN 96: “Gerçek şu ki; insanlar için ilk kurulan ev, Bekke (Mekke) de o mübarek ve bütün âlemler için hidayet kaynağı olan Kâbe’dir.” Yeryüzünde inşa edilen ikinci mescit Mescid-i Aksa’dır. BUHARİ, ENBİYA 49: Ebu Zer (R.A.) şöyle demiştir: Resulûllaha (S.A.V.), yeryüzünde ilk inşa edilen mescidi sordum. Cevap olarak; “Mescid-i Haram’dır” buyurdu. Bundan sonra hangi mescit inşa edildi diye sordum. Cevap olarak, “Mescid-i Aksa’dır” buyurdu…” Mescid-i Aksa hicretin 16. ayına kadar Müslümanların ilk kıblesi olmuştur.
MESCİD-İ AKSA
Kâbe’ye uzaklığı sebebiyle bu mescide Mescid-i Aksa denmiştir. Bu mescide BeytülMakdis de denilmektedir. Mescid-i Aksa’nın inşasına Davud (A.S.) tarafından başlanmış, Süleyman (A.S.) tarafından tamamlanmıştır. Süleyman (A.S.), BeytülMakdis’e, Musa’dan (A.S.) beri nesilden nesle intikal ederek gelen, içerisinde Tevrat’ın bulunduğu Ahid Sandığı’nı koydu. Kudüs, zaman içinde bir takım işgaller ve yıkımlar yaşadı. Babil Kralı Buhtunnasr Kudüs’ü işgal ettiği zaman, şehri yakıp yıktı. Daha sonra Mescid-i Aksa tamir edildiyse de M.S. 70 senesinde Romalılar şehri yeniden işgal ettiler şehirde büyük yıkımlar yaptılar ve bölgede bulunan bütün ifsatçı Yahudileri dünyanın her tarafına sürgün ettiler ve Kudüs’e girmelerini yasakladılar. Bizanslılar, Mescid-i Aksa’yı yeniden tamir ettiler ve Kudüs’e İlya ismini verdiler. Bu mübarek şehir, Hicri 14, miladi 636 yılında Hz. Ömer zamanında fethedildi ve şehri bizzat Hz. Ömer teslim aldı ve halka şu vesikayı verdi. Vesikanın önemli bir kısmını birlikte okuyalım: “Bismillahirrahmanirrahim. İşte şu vesika, müminlerin emiri, Allah›ın kulu Ömer›in Kudüs halkına verdiği vesikadır. Canlarına, mallarına, kiliselerine, haçlarına, hastasına, sağlıklısına, diğer din mensuplarına, kiliselerinin eve çevrilmeyeceğine, yıkılmayacağına, Kudüs ve civarından bir şey eksiltilmeyeceğine, haçlarından ve mallarından bir şeye ilişilmeyeceğine, dinlerine baskı yapılmayacağına, hiç kimseye zarar verilmeyeceğine, onlarla İlya’da hiçbir Yahudi’nin iskân ettirilmeyeceğine dair güvence veriyorum… Bu anlaşma metninde bulunan maddelere Allah’ın taahhüdü, peygamberinin zimmeti, halifelerinin zimmeti ve müminlerin zimmeti, bu vergiyi vermek şartıyla geçerli olacaktır.” Bundan sonra Hz. Ömer,Mescid-i Aksa’ya gitti, oranın çöplük haline getirildiğini gördü, abasını yere serip çöpleri doldurmaya ve götürüp uzaklara dökmeye başladı. Bunu gören Müslümanlar da onun gibi yaparak mescidin yerini temizleyip üzerine bir mescit inşa ettiler.
Kudüs, H. 492, M. 1099’da Haçlılar tarafından işgal edildi ve kadın ve çocuk demeden 70 bin Müslüman’ı kılıçtan geçirdiler. Bu arada Mescid-i Aksa’yı da yağmalayıp, tepesine haçlar dikip, içerisine heykeller koyarak kiliseye çevirdiler. Selahaddin Eyyubi H. 583, M. 1187’de Kudüs’ü Haçlılardan kurtarıp, Mescid-i Aksa’dan haçları ve putları kaldırttı. Mescid-i Aksa yeniden İslam kimliğine kavuştu. 1917 yılında İngilizler, Filistin topraklarını işgal ettiler ve bu bölgeye yeniden Yahudi nüfusun yerleşmesini sağladılar ve 1948 yılında İsrail Devleti’nin kuruluşunu ilan ettiler. Filistin’de bu tarihten sonra hep kan ve gözyaşı akmaya devam etti.
TEVHİT MERKEZİ KUDÜS
Kurulduğu günden beri Kudüs, hep tevhit inancının merkezlerinden birisi olmuştur. Orayı batılın, şirkin, haçın, Siyonizm merkezi yapmak isteyenler her zaman ilahi gazaba uğramışlardır ve başlarına gelmedik bela kalmamıştır. Burayı Davud ve Süleyman (A.S.) mescit olarak inşa etmişler, Zekeriya ve Yahya (A.S.) da bir mescit olarak kullanmıştır. MERYEM 11: “Bunun üzerine Zekeriya, ibadet ettiği yerden (Mescid-i Aksa’dan) kavminin karşısına çıkıp onlara: ‘Sabah akşam, Rabbinizin tespih edin’ diye işaret etti.” Bir başka ayette ise Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: ALİ İMRAN 39: “O (Zekeriya) mihrapta namaz kılarken, melekler ona seslendi: ‘Allah, sana Yahya’yı müjdeler. O, Allah’tan olan bir kelimeyi (İsa’yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir.” Bu ayet-i kerimede mihrap ile kastedilen Mescid-i Aksa’dır. Allah katında tek hak din İslam’dır. Ve bütün kitaplar İslam kitabı, bütün peygamberler de İslam peygamberidirler. Âdem’den, İbrahim’e (A.S.), İshak’a, İsmail’e, Yakup’a, Musa’ya, İsa’ya ve son peygamber Hz. Muhammed’e (S.A.V.) kadar gelen bütün peygamberler insanlığa sadece İslam’ı “din ve düzen” olarak tebliğ etmişlerdir. Üç değil tek hak din vardır. O da İslam dinidir. BAKARA 132: “İbrahim, bunu (İslam’ı) kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakup da öyle: ‘Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslâm’ı) seçti. Siz de ancak Müslümanlar olarak ölün’ dedi.” Mescid-i Aksa tarihin her döneminde İslam’ın simgesi olmuştur ve İsra ve Miraç mucizesinin gerçekleştiği mekânlardan birisidir. İSRA 1: “Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescidi Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescidi Aksa’ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir. Gerçekten O, işitendir, görendir.” Milli Görüş, bu hakikati görebilenlerin görüşüdür.
KURTULUŞ CİHAT İLEDİR
Mescid-i Aksa bütün Müslümanların namusudur ve burası bugün Siyonist işgal altındadır. Fesat, katliam, vahşet ve dehşet... ABD, AB ve Siyonist İsrail, sadece Kudüs’ü değil bütün İslâm âlemini işgal altında tutuyor. Dirilişimiz, işbirlikçi siyasette değil, Milli Görüş’tedir. Milli Görüş demek Saadet Partisi demektir. Zilletten kurtulmak, kasıtsız bir dua ile değil, iman ve cihat ile mümkündür. Saadet Partisi, ümmetin zulüm karşısındaki fiili duasıdır. Ve Saadet Partisi, imtihanı kazanmak isteyen ümmetin içinde olup zafere koşacağı tek sağlam kaledir. Selam hidayete tabi olanlara…