Tarih; 29 Kasım 1987…
1980 askeri darbesinden sonra ilk “erken” seçim tarihi…
Sonuçlar, ANAP Genel Başkanı, Başbakan Turgut Özal’ın hesapladığı gibi oldu:
* ANAP- yüzde 36.1 oy, 292 milletvekili,
* SHP- yüzde 24.7 oy, 99 milletvekili,
* DYP- yüzde 19 oy, 59 milletvekili kazandı.
* DSP- yüzde 8.5 oy oranıyla yüzde 10 barajının altında kaldı ve Meclis’e giremedi.
Seçimin ertesi günü kimsenin beklemediği bir gelişme yaşandı;
DSP genel merkezinde, Ecevitler (Bülent Ecevit-Rahşan Ecevit) TRT kameraları ve basının karşısında şu açıklamayı yaptı:
“Partimizin ilk genel başkanı ve şimdi genel başkan yardımcısı olan eşim Rahşan Ecevit’le birlikte aktif siyasetten ayrılmaya karar verdik.”
Ve gerçekten ikili politikadan çekildi...
Ecevit’in siyasetten çekilmesi dost-düşman her kesimde şok etkisi meydana getirdi. Erdal İnönü’nün, babasıyla (İsmet İnönü) çekişmeleri sırasında arkadaşı Bülent’i desteklediğini bu vesileyle öğrendi, kamuoyu…
Süleyman Demirel, Ecevit’in siyasetten çekilmesini ‘büyük kayıp’ olarak yorumladı. Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ise bir adım daha ileri gitti ve “Kararınızı gözden geçiriniz, geri dönünüz” çağrısı yaptı.
***
Ecevit’in DSP Genel Başkanlığı’ndan istifa açıklamasının ertesi günü İstanbul’dan gelen 60 kadar DSP’li genel merkez önünde ‘ölüm orucu’na başladı. Ağlayanlar parti genel merkezi önünde son derece dramatik manzaraların oluşmasına neden oldu. Partililer, Ecevit’lere ne kadar dil dökseler de bu kararlarından vazgeçiremediler.
2 Aralık 1987’de istifalarını sunmak üzere genel merkeze gelen Ecevitleri, mahşeri bir kalabalık karşıladı.
Sokakta geceleyen partililer ‘geri dön’ diyorlardı. Ecevit, partililere, “Hep aranızdayım. Hep aranızda kalacağım. Aktif siyasetten ayrılmak, siyaseti bırakmak değildir” diye seslendi.
İstifasını verdi, artık sloganlar, “Yurttaş Ecevit, aramıza hoş geldin” şeklindeydi...
Ancak, DSP yönetimi istifaları kabul etmedi… Gerek yönetim, gerekse Anadolu’dan gelen heyetler, Ecevit’in başkanlık görevini Birinci Olağan Kurultay’a kadar sürdürmesini istiyordu. Ecevit, ‘kararım değişmeyecek’ diyerek, ısrarlara boyun eğdi ve istifasını iki ay sonra toplanacak kongreye kadar askıya aldı.
Gözyaşları arasında toplanan 7 Mart 1988’deki 1. Olağan Büyük Kurultay’da Ecevit, güvercin uçurarak genel başkanlık görevinden ayrıldı. Sonra ne mi oldu? Herkes, DSP’nin dağılmasını bekliyordu… Ecevit, hemen dönmedi.
5 Ocak 1989’daki kongreyi bekledi. Tam bir yıl önce ayrıldığı DSP’ye yeniden genel başkan seçildi…
***
Şimdi…
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 24 Haziran 2018 seçimlerinin hemen sonrasında Genel Başkanlığı bırakacağını ve gelecek ay toplanması kararlaştırılan kongrede aday da olmayacağını açıkladı. Partililer, tıpkı Ecevit örneğinde olduğu gibi Meral hanımın evinin önünde, “Görevine dön, gitme!” baskısı yaptı, kendilerini demirlere kelepçeleyenler oldu… Okurların, “Peki, ne olacak? Meral hanım da tıpkı Ecevit gibi önce bırakıp sonrasında yeniden genel başkanlık görevine dönecek mi?” sorusunu duyar gibiyim… Gerçekten de ben de merak içindeyim… Gözler bugünkü parti genel merkezindeki toplantıda…
Sahi, Meral Akşener nereye koşuyor?
CESARETİN VARSA GEL, BURADA KONUŞ, TAMAM MI?
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam, TBMM’de kürsüde konuşurken neler oldu, neler! Özellikle AK Parti ve MHP sıralarından atılan laflara bakar mısınız? TBMM tutanaklarından bazı bölümlerini aktarıyorum;
- Nazır Cihangir İslam (Devamla) - Siz de bu sürece çanak tutuyor, aktif destek veriyorsunuz, vebal altındasınız.
- Muharrem Varlı (Adana) - Sana ne! Sana ne! Senden mi icazet alacağız?
- Bülent Turan (Çanakkale) - Sen de CHP’ye verdin.
- Nazır Cihangir İslam (Devamla) - Bu baskı ortamını kurmak ve yaşatmak eyleminde AK Parti’yle irtibatlı ve iltisaklısınız.
- Baki Şimşek (Mersin) - Kendine bak! Saygısızlık yapma! Sana mı düştü MHP’ye dil uzatmak?
- Muharrem Varlı (Adana) - Sana mı düştü?
- Mihrimah Belma Satır (İstanbul) - Kimin oyuyla geldin buraya?
- Mustafa Açıkgöz (Nevşehir) - Ey Saadet, CHP’ye destek verdin sen de.
- Nazır Cihangir İslam (Devamla) - Bu süreçten en az AK Parti’liler kadar siz MHP’liler de sorumlusunuz.
- Mustafa Açıkgöz (Nevşehir) - MHP’yi söylüyorsun, Saadet’i söylemiyorsun ama.
- Nazır Cihangir İslam (Devamla) - Bak, cesaretin varsa gel, burada konuş, tamam mı? Otur. (AK Parti sıralarından gürültüler.)
- Nazır Cihangir İslam (Devamla) - Dinlemeyi bilmiyorsunuz ki nasıl konuşacaksınız.
- Mustafa Açıkgöz (Nevşehir) - Sen konuşmayı öğren, sonra bizi dinlemeyi öğren.
- Mihrimah Belma Satır (İstanbul) - Önce karşısındakine saygı duymak. Önce saygı duymak.
10 TANE TABİİ KAYNAKLAR VE YENİLENEBİLİR ENERJİ LİSESİ AÇILACAK
Mimar ve Mühendisler Grubu’nun çıkardığı bir dergi var; “Mimar ve Mühendis”. 2’şer aylık periyotlarla yayınlanıyor. İmtiyaz Sahibi, Mimar ve Mühendisler Grubu adına Genel Başkan Osman Balta.
Derginin son sayısında (Mayıs-Haziran 2018), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in makalesi de -Türkiye’de Enerji Politikaları – Enerjide 2023 Vizyonu- yer alıyor. Henüz Bakan olmadan önce kaleme aldığı yazısında, “geleceğe ilişkin” önemli konulara işaret diyor, Fatih bey. Bakalım mı;
* Önemli hamle Fatih deniz sondaj gemimizin devreye girmesidir…
* Devlet yatırımcı değil, altyapıları ve piyasaları hazırlayan rolde olacaktır.
* 10 tane Tabii Kaynaklar ve Yenilenebilir Enerji Lisesi açılması için Milli Eğitim Bakanlığı ve sektörümüzü temsilcileri ile ortak bir mutabakat yaptık.
***
Bakan Dönmez’in, “Devlet yatırımcı değil, altyapıları ve piyasaları hazırlayan rolde olacaktır” görüşlerine yönelik şunu söylemek isterim; Türkiye sanayileşmesini tamamlayan bir ülke değil ki! Devlet gerekli alanlarda ve gerektiğinde yatırıma da soyunmalıdır.
Ve 10 tane Tabii Kaynaklar ve Yenilenebilir Enerji Lisesi açılması çalışmasını olumlu buluyorum. Zira, gelecek burada…


