Umre gezisine çıkmadan iki gün önce annemi kaybettim. Umre dönüşü ise kimi dostlarımızın vefat haberlerini öğrendim!

Özellikle Erdem ağabeyin vefat haberi beni bir hayli etkiledi! Yıllar önce uzun süre kendisiyle birlikte çalışmıştık!

Millî Gazete nin Kızılay Fevzi Çakmak sokaktaki bürosunda bir hayli birlikte olmuştuk!

Rahmetli Erdem ağabey hem kalemi ile hem de boylu poslu babayiğit haliyle okurun gözünü ve gönlünü dolduran bir kalemdi!

Nedendir bilinmez okurlarımız köşe yazarlarını gözünde hep büyütür ve bir gün karşılaştıklarında ufak tefek birini görürlerse sükut-a hayale uğrarlar!

Erdem ağabey ise o babayiğit yapısı ile okurunu hiç yanıltmazdı! O yıllarda bugün AKP ye teveccühün moda olduğu gibi bir ANAP a teveccüh modası vardı!

Rahmetli Erdem ağabey ile beraber Büyük Doğu ekolünden yetişme pek çok arkadaş Üstat Necip Fazıl ile birlikte hareket ediyor ve ANAP içinde güçlü bir grup oluşturmaya çalışıyorlardı.

İşte böyle bir dönemde rahmetli Reşat Aksoy ağabey ziyaretimize gelmiş ve gördüğü bir rüyayı bizimle paylaşmıştı!

Reşat ağabeyin gördüğü rüyayı şöyle özetleyebiliriz:

ANAP içinde güçlü bir grup oluşturma gayreti içinde olan Büyük Doğu cu dostlarımız hep birlikte bir Camiye namaz kılmak için girerler ama camii tıka basa doludur.

Kendileri ancak camii girişinde ayakkabıların konulduğu bölümde yer bulup oturabilirler! O sırada rahmetli Turgut Özal gelir ve kısa kollu tişörtü ve takkesiz başı ile imamet makamına geçer! Tam namaza duracakları sırada caminin iç bölümüne bir tek Erdem ağabey geçebilir.

Reşat ağabey bu rüyasını anlattıktan kısa bir süre sonra ANAP da milletvekili listelerini açıkladı.

ANAP içinde güçlü bir grup oluşturma hayali içinde olan Büyük Doğu cu dostlarımızdan sadece Erdem ağabey listeye alınmış diğerleri ise liste dışı bırakılmışlardı! Yani Erdem ağabeye parlamenterlik yolunun açıldığını Reşat ağabey adeta rüyası ile bize duyurmuştu!

Rahmetli, yazıları yazarken adeta her kelimenin üzerinde uzun uzun durur ve sabahtan akşama daktilonun başından ayrılmazdı!

Abdurrahman Dilipak ise çok seri olarak kaleme aldığı yazılarının ardından Erdem ağabeye takılır "Bir yazı şimdi, on yazı akşama, yüz yazı yarına" diye ondan sipariş koparmaya çalışırdı!

Erdem ağabey ile son yıllarda bir diyaloğumuz olmadı ama kendisini hep takdirle izledik, sevdik, saydık!

Umre dönüşü vefat haberini aldığımızda ise "Keşke son kez bir daha görüşmüş olabilseydik" diye hayıflandık.

Umre öncesi ve sonrası kaybettiklerimiz için Cenab-ı Haktan rahmet diliyoruz. Hepsinin mekanları cennet olsun diyoruz.