Engellilerin dünyasında medya çok önemli yer teşkil

etmektedir. Çünkü engellilerin sorunlarını, problemlerini, sesini kamuoyuna en

iyi şekilde yansıtacak iletişim araçlarıdır. Ama bazı medya organlarının gerek

reyting uğruna ve gerekse tiraj kaygılarıyla engellilerin asıl duyurulması

gereken meselelerini değil, ancak magazine yönelik haberleri acındırma ve acıma

duygularıyla yaklaşımlar bu medya dünyasının engellilerin lehine bir durum

oluşturmadığı da bir gerçektir.

Bu esastan bakıldığında engelliler adına müspet, pozitif

ve engellilerin menfaati doğrultusunda yayın yapan bazı medya organları da yok

değil. Bunların en başında MİLLİ GAZETE gelmektedir. Milli Gazete ülke

meselelerine ne kadar doğru ve isabetli bakışıyla ülkenin gündemini tutuyorsa,

engelliler hususunda da insani sorumluluk addederek bu konuda da bütün medya

içerisinde ilk ve tek olduğunu bize gösteriyor.

Özellikle son bir yıldır hiçbir gazetede olmayan,

engelliler adına bir köşe ayırmış ve adeta engellilerin gözü, kulağı ve sesi

olmuştur. Bundan ötürüdür ki biz engelliler olarak kadirşinaslığımızı göstermek

ve Milli Gazete ye teşekkürlerimizi, şükranlarımızı sunmak durumundayız.

Bunun şu anlatacağımız örnekle ne kadar anlamlı olduğunu

göreceksiniz;

Tarihin birinde zamanın Cumhurbaşkanı merhum Demirel i

Çankaya Köşkü nde bir grup engelli heyeti olarak Erzurum adına ziyaret ettik.

Bendeniz bu heyete başkanlık yapıyordum. Zamanın Cumhurbaşkanından Erzurum a

rehabilitasyon merkezi ve engelliler için sosyal tesisler ve bazı diğer

isteklerde bulunmuştuk. Sayın Demirel kendisine has üslubu ile bunların pek

olamayacağını söyledi. Ama o arada bana dönerek, Sen bizim Eskişehir de

yaptırdığımız okulu gördün mü dedi. Ben de orayı biliyordum, gezmiştim,

Gördüm. Aynısından Erzurum a da istiyoruz. dedim. Demirel, Biz oraya çok

para harcadık. Dedi. Olsun, bize de harcayın. dedim. Ora bizim çok

zamanımızı aldı. dedi. Olsun, biz de bekleriz efendim. dedim. Sonra hatıra

resmi çektirerek toplantıyı bitirdik. Akşam haberlerini izlerken reyting

kaygısı taşıyan bir kısım medya o kadar konuştuğumuz mevzulardan hiç söz

etmeden, sadece, Cumhurbaşkanı görme özürlü vatandaşa gördün mü diye soru

sordu, diyerek adeta magazinsel haber yaptı.

Milli Gazete ye niçin teşekkür ettiğimizi veya etmemiz

gerektiğini şimdi daha iyi anlamışsınızdır.

Engelli dünyası kendisini ilgilendiren devasal sorunlara

parmak basan medya organları istiyor. Acınma, acındırma, duygu sömürüsü yapan

ve magazin haberleri yapan medya istemiyor.

Bu hususta konuşulacak daha çok şey olduğunu biliyor, bu

hafta bu kadarla yetiniyorum. Sağlıklı ve esen kalın.

DÜZELTME ve ÖZÜR

Geçen haftaki yazımızda zamanın Milli Eğitim Bakanı

olarak sehven Ömer Çelik yazmışız. Doğrusu Ömer Dinçer olacaktı. Düzeltir, özür

dileriz.