Televizyonun sihirli gücü tükendiğinde yalan tekniğini kullanma serbestisi İnsanlar yüzlerini ekranlardan geriye çevirdiği anda, medyayı saran ölümüne telaş Hangi ileri akıl bugüne kadar icad edebilmiştir; Banu Alkan a canlı yayınlarda hayat arkadaşından hakaret ettirmenin alacağı yüksek reytingi. Türkiye tırnaklarını yerken, reklâm gelirleri, ihya ediyor kurumu. Kar mahpusluğu ajanslara ilgiyi artırıyor. Bu, yaz dağınıklığı da değil, herkesin ekranlara eli mahkûm. "Pamuk davasını" umursamazlıkla izliyor insanlar. Dediklerini bir gariban dese, ipte sallandırılacaktır ama dokunulmaz yazar Pamuk; devletin kapısına tükürüyor, olmadı beni yargılayamazsınız diye tehdit ediyor, dışarıdan aldığı ordulardan güçlü destekle Pamuk, ipekten yumuşak bir kararla yargılanamıyor bile.

Bir kar kahramanı,(!) gibi hapisten çıkarılıp, sokaklarda gezdiriliyor M.A. Ağca. Sevenleri, sevmeyenleri Eski bantları tekrar tekrar yayınlanıyor. Avrupa yı hallaç pamuğu gibi dolaşışı Seyahatlerinde gümrük memurlarından bile para yardımı görüşü.

Ağca nın mavi kazağından, medya birkaç tavşan çıkartmaya çabalıyor. Sırlar dünyasını pazarlamaya kalkışıyor. Hapishanedeki dondurucudan çıkarılmışçasına Ağca nın pizza sebzeleri gibi renkli paketleri açılıp, ustaca servis yapılıyor. Bu kez süslü paketten güzeller güzeli bir bayan gazeteci de çıkıyor, insanlar iyice meraklanıyor. Avukatı ile bir basın toplantısı düzenleyen Rabia Özden, konuşmayınca insanlar meraktan hastalanacak hale geliyorlar. Sonunda bir TV kanalı onu ekrana çıkarmanın üstün başarısını gösteriyor. Olay gündüz duyurulmaya başlanıyor, akşam haberlerinde bütün kanallar sollanıyor. İnsanlar karşılarında başı kapalı ama çok alımlı, son moda kaş stili ve çarpıcı makyajı ile mankenleri yaya bırakan Rabia Hanım ı buluyor.

Rabia Hanım ın anlattığına göre, çalıştığı Ortadoğu gazetesi onu Vatikan a gönderir. İnsanlar düşünmeden edemez; neden bir bay gazeteci değil de bu güzel hanım gönderilmiştir. Meğer Ağca öyle talep buyurmuş, gazetede resmini gördüğü Rabia Hanımla tanışmak istemiş. Sonra ancak filmlerde olabilecek bir macera gerçekleşir. İtalya da bir okula devam edip İtalyanca öğrenir. Rahibelerle arkadaşlık kurar. Türkiye de örtülü kızlar okullara alınmazken, Rabia Hanım dünya medyasını peşinden koşturur...

Açıkgöz kanal, İtalyan pizzasının renkli sebzeleri gibi serpiştiriyor, Rabia Hanım ın yakın çekim görüntülerini. E, Rabia Hanım da Sezen Aksu gibi kameraların yıprattığı bir yüz değil ki, izin vermesin yakın çekime Saklayacak kusuru yok... Anlattığına göre Ağca nın yazdığı bir kitap var. Ama kitabın içeriğini söylemiyor, elindeki sır perdesini aralamaya hiç niyetli değil. Bu kitabı, medya evirip çeviriyor pazarlamıyormuş gibi yapıyor. İnsanlar kitabın bu, bol paraya çevrim operasyonunu hissetse de meraktan çatlıyor. Kitabın milyonlarca satması mühim değildir; Türkiye gibi tek ova yerine dünyaya pazarlanması asıl marifettir. İşte o marifet gereği sadece Ağca nın değil, kaç onlu grubun da yedi geleceği rahat edecektir.

Rabia Hanım önemli bilgilerde veriyor tabii. Ağca nın ünlü bir tarikat şeyhine mektup göndererek para istediğini Televizyoncu olmak istediğini anlatıyor. Ağca zaten televizyonu çok seviyor. Kameraları gördüğü anda bağırıyor: " Ben Mesih im". İnsanlar irkiliyor. Doğru olamaz elbet, diye düşünüyorlar. Ama bu sırlar, efsaneler, menkıbeler kahramanı televizyoncu olunca; alacağı reyting akıl alır gibi değil!

Oysa İtalya eski başbakanı konuyu bizim adımıza özetliyor: "Ağca nın hiçbir sırrı yok." Biz Türklere kâfi gelmiyor tabii. Vatikan ın kirli işlerinde mi kullanıldı diye iyice meraklanıyor insanlar. Hırslı kardinallerin marifeti ile Ağca nın kiralanıp, Papa ya karşı eline silah verilmesi teorisi, İtalyanları hiç şaşırtmaz, bilakis memnun eder düşüncesi hâkimdir; genel kabul olarak. At üstünde yiyip içip, uyuyan, savaşçı bir milletin torunlarına taşeronluk düşmesi; batılı adamları niçin tarihsel bir öç hazzına sevk etmesin ki

Yine de izleyicinin merakları hiç törpülenmemiştir. Kar mahsupluğunda, "Kurtlar Vadisi"ni izleye izleye bin bir türlü senaryo geliştirir Ağca vaka sından. İkinci Fadime düzeneğine uymamaktadır elindeki ipuçları. Çağan Irmak, "Mustafa Hakkında Her şey"i çektiği gibi Ağca için de daha çok filmler çekilecektir. Elbet duygusal soslar ihmal edilmeden, defne yapraklı, zeytinyağlı, tonbalıklı garnitürü ile yeni pizzalar da; dondurucudan çıkarılıp fırınlara sürülecektir...