MEB 'Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ne (OYSS) geçiyor. Ortaokul ve liselerde toplam 16 branşta uygulanacak sistemde artık iki sınav sorusunu öğretmenler belirleyecek, geriye kalan sorular MEB soru havuzundan gelecek. Yeni sistemde yapay zeka destekli soru yazımı ve açık uçlu soruları puanlama çalışmaları da yer alacak. Sistem bu yıl 1. dönem 1. yazılı sınavlarında uygulanmaya başlanacak.

HANGİ SINIFLAR BU SİSTEME DAHİL OLACAK?

Türkiye Gazetesi'nin aktardığı bilgilere göre yeni düzenleme, kademelerin en kritik basamaklarını doğrudan hedef alıyor. Sistemin merkezinde ortaokullarda 5, 6 ve 7'nci sınıflar; liselerde ise 9, 10 ve 11'inci sınıflar yer alacak.

Ders yelpazesi ise bir hayli geniş tutuldu. Türkçe, Türk dili ve edebiyatı, matematik, fen bilimleri, fizik, tarih ve İngilizce gibi ana branşların da dahil olduğu tam 16 farklı derste sınavlar artık ortak havuzdan beslenecek.

HAVUZDA 8 BİN SORU HAZIR: SİSTEM NASIL İŞLEYECEK?

Bakanlık dev altyapı için düğmeye basarak ilk etapta sisteme yaklaşık 8 bin adet nitelikli açık uçlu soru yüklemeyi kararlaştırdı. Her yeni sınav döneminde bu havuza 8 bin soru daha eklenecek, arşiv sürekli canlı tutulacak.

Süreç teknolojiyi arkasına alsa da dersliğin yükünü çeken zümre öğretmenlerinin tecrübesi devre dışı kalmayacak. Zümre öğretmenleri işledikleri müfredata göre hazırladıkları iki açık uçlu soruyu doğrudan sisteme yükleyecek. Sınavın geri kalan kısmı ise öğretmenin belirlediği zorluk derecesine göre havuzdan otomatik çekilecek.

Kâğıtların son onayı tamamen öğretmenin inisiyatifinde bırakıldı. Sınav kâğıdı ve cevap anahtarını inceleyen eğitimciler, içine sinmeyen soruları gerekçe göstererek iki kez değiştirme hakkını kullanabilecek. Basımı gizlilik içinde yapılacak sınavların detaylı karnesi doğrudan e-Okul platformuna işlenecek; öğrencinin eksik kaldığı kazanımlar nokta atışıyla tespit edilip ders planları buna göre güncellenecek.

SAHADAN İLK İTİRAZ: ÖĞRETMENLER NE DİYOR

Sahadaki çok sayıda öğretmen, açık uçlu soruları hazırlamanın, binlerce kâğıdı satır satır okuyup değerlendirmenin ve sisteme işlemenin ciddi bir zaman kaybı doğuracağına dikkat çekiyor. İdari yükün katlanmasından dert yanan eğitimciler, asıl vazifeleri olan ders anlatımı ve öğrenciyle birebir temasın bu yoğunluk arasında gölgede kalmasından endişe duyuyor.

Muhabir: Ahmet Güney